Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, ESÇEM şirketindeki hisse devri bedeli ile taşınmaz paylarının ödenmediğinin tespiti ve tahsili davasına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, çalıştığı şirkette kendisine davalı tarafından vadedilen ancak devredilmeyen yüzde onluk ortaklık payının tespiti ve bedelinin tahsili ile şirket taşınmazlarının satışından doğan üçte birlik payının ödenmesini talep ederken, şirketin daha sonra başka bir şirkete devredildiğini, diğer ortağın payının bedelini aldığını ancak davalıdan alacağını tahsil edemediğini ileri sürmüş; davalı ise zamanaşımı ve bazı taleplerin dava dışı şirketi ilgilendirmesi nedeniyle usul yönünden itirazlarda bulunmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/5
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
MÜTEVEFFA : ... (T.C. NO:...) - (Ölüm T.:█████/2021) Mirasçıları;
DAVALILAR : 1-...(T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
2-... (T.C. NO:...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA TÜRÜ : Hisse Devrinin ve Bedelinin Ödenmediği ile Taşınmazların Paylarının Ödenmediğinin Tespiti ve Tahsili
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Esçem Enerji Sistemleri ve Çevre Etüt Merkezi Sanayi Ticaret Anonim Şirketi davalı ... ile dava dışı ... ortaklığında 2002 yılında enerji ve çevre alanlarında hizmet vermek üzere Kocaeli'nde kurulmuş olup █████/2002 tarihinde tescil olunduğunu, davacının, █████/2006 - █████/02012 tarihleri arasında Esçem Şirketi'nde Makine Mühendisi olarak hizmet akdi ile çalıştığını, şirkete büyük emek ve katkı sağladığını, şirketin büyümesiyle birlikte, davacının da, Esçem Şirketi'nden çalışma koşullarının ve ekonomik imkanlarının iyileştirilmesini aksi halde şirketten ayrılıp kendisinin yeni bir şirket kuracağını şirket ortaklarına bildirdiğini bunun üzerine de şirket ortakları, davacı, Esçem Şirketi'nde tutmak amacıyla davacı, Esçem Şirketi'nde %20 ortaklık payı teklif etmiş olduklarını, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini, bu doğrultuda, Esçem Şirketi'nin ortakları olan davalı ... ve dava dışı Emrah, her bir ortak kendi hissesinden %10 oranında olmak üzere davacıya hisse devri taahhüdünde bulunduklarını, Emrah da, █████/2012 tescil tarihli Ortaklar Kurulu kararından anlaşılacağı üzere, kendi hissesinden %10'luk hisse payını müvekkiline devretmiş ve davacının da Esçem Şirketi'ne %10 oranında ortak olduğunu, Durmuş, devretmeyi taahhüt etmiş olduğu %10'luk hisseyi davacıya devretmemiş, buna karşılık gelen hisse bedelini de davacıya ödemediğini, davalı ...'un davacıyı sürekli oyaladığını, Esçem Şirketi büyüme ve gelişme kaydedince, yerli ve yabancı şirketler tarafından satın alınmak istenmiş, bu çerçevede Esçem Şirketi, █████/2017 tarihli "Şirket Devir ve Danışmanlık Sözleşmesi" kapsamında 12.400.000,00 TL karşılığında Merkez Test Analiz Hizmetleri Limited Şirketi'ne devredildiğini, bu sözleşmeye, Esçem Şirketi'nin bütün demirbaş listesi ve tüm mal varlığı dahil edildiğini, Esçem Şirketi'ndeki mevcut %10'luk payı (Emrah'ın devrettiği payın) karşılığı olarak davacıya düşen 1.240.000,00 TL'nin; 845.000,00 TL'lik kısmı nakit olarak ödenmiş, kalan 395.000,00 TL'lik kısmı ise (2) adet Çek ile ödeneceği kararlaştırıldığını, Merkez Test Şirketi adına tanzim edilmiş olan işbu çekler bu şirket tarafından ciro edilerek davacıya teslim edilmiş ve çekler tahsil edildiğini, tacir sıfatını taşıyan taraflar arasında sebepsiz veya karşılıksız bir alış-veriş durumunun olmayacağının kabulü gerektiğinden ve diğer ortak emrah'ın %10'luk pay devrini yapmış olduğu gerçeği de ortadayken, bu durumun ise hukuki bir karine teşkil ettiği de gözetildiğinde, davalı ...'un devretmeyi taahhüt ettiği Esçem Şirketi'nin %10'luk hissesini davacıya devretmediğinin ve buna karşılık gelen bedelin müvekkiline ödenmediğinin tespiti ile söz konusu Esçem Şirketi'ndeki %10'luk Ortaklık Payının davacıya devredilmesine, bu mümkün değilse %10'luk hissenin bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, Esçem Şirketi'ne ait olan taşınmazların mahkemece bilirkişiler aracılığıyla değerlerinin tespiti ile tespit edilecek değerlerinin 1/3'lük kısmının davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müteveffa ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya ilişkin olarak zamanaşımı itirazları olduğunu, dava dışı ESÇEM şirketine yöneltilmiş herhangi bir dava mevcut olmadığını, ancak davacının bir kısım talepleri dava dilekçesinden görüldüğü üzere dava dışı ESÇEM şirketini ilgilendirdiğini, zira davacı, dava dışı ESÇEM şirketinin taşınmaz mal varlığının ve satış bedellerinin tespitini, tespit edilen bu değerin de 1/3 lük kısmının tarafına iadesini istediğini ancak davanın sadece davalıya açıldığını, ayrıca yine davacı, dava dışı ESÇEM şirketinin hisse payının tespitini ve değerinin tarafına iadesini talep ettiğini, ESÇEM şirketini ve mal varlığı ile ilgili taleplerin dava dışı şirkete karşı husumet yöneltilmediği için hukuken dinlenilmesi mümkün olmadığını, bahse konu alacak talepleri ile ilgili husumet yokluğundan davanın ve ilgili taleplerin reddine karar verilmesini, davalı davalı tarafından, davacı yana esçem şirketinden %10'luk ortaklık payı verileceği taahhüdünde bulunulmadığını, davacı yanca davalı davalının da alacaklı olduğunu iddia ettiği %10'luk hisse payı karşılığında davalı yana ne miktar ödeme yapacağı, dava dışı esçem şirketine ne kadar ayni ya da nakdi sermaye koyduğu dava dilekçesinde beyan edilmediğini, davalı tarafından, davacı yana %10 ortaklık payı verileceği ile ilgili her hangi bir taahhütte bulunulmadığını, davacı yana, dava dışı esçem şirketinden %10 luk hisse payını devreden dava dışı ... olduğunu, dava dışı eski ortak ... tarafından 09.11.2012 tarihinde kendisine ait dava dışı ESÇEM şirketi hisselerinden %10 luk pay davacıya devredildiğini, bu husus 22.11.2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 8199 sayı 167 sayfasında ilan edildiğini, davacının davalı şirkette SGK lı çalışan olarak bulunduğunu, davacı yanın dava dışı ESÇEM şirketinde 05.11.2012 tarihinde alınan kararla başlayan ortaklık hukuku 20.06.2017 tarihine değin devam ettiğini, davacı yan ve dava dışı eski ortak Emrah, bu tarihte ESÇEM şirketindeki paylarını Merkez Test Analiz Hiz. Ltd. Şti.'ne devrettiklerini, bu devir 04.07.2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 9359 sayı, 231 sayfasında ilan edildiğini, davacının, dava dışı ESÇEM şirketinde 14080 paya karşılık 352.000,00 TL hissesi olduğu da ilanla sabit olduğunu, ayrıca davacı yanın dava dışı ESÇEM şirketindeki hisseleri, davalıya değil, dava dışı Merkez Test şirketine yapıldığını, hisse devrinin davalıya değil dava dışı Merkez Test şirketine yapılması dolayısıyla davacı husumet yokluğundan talepte bulunamayacağını, şirket ortaklarından birinin kendi ortaklık hissesinden bir bölümünü davacı yana devretmiş olması, davalı da aynı şekilde şirket hisselerinden bir kısım payını davacı yana devredeceğine karine teşkil edip, ispat aracı sayılamayacağını bu nedenlerle davacı yanın, davalının vermeyi vaadettiğini ileri sürdüğü %10'luk hisse bedelinin olduğunun tespiti ile hisse bedelinin ödenmediğine ilişkin tespit yapılması talebinin, hisse değerinin belirlenerek ödenmesine ilişkin talebinin reddine, dava dışı ESÇEM şirketi mal varlığı envanterine kayıtlı taşınmazlar üzerinde mevcut olduğu iddia edilen alacak hakkının ve değerinin tespitine ilişkin talebin husumet yokluğu nedeniyle usul ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya devri yapılmayan %10'luk pay devri ile ilgili olarak, tacir sıfatını taşıyan taraflar arasında sebepsiz veya karşılıksız bir alış-veriş durumunun olmayacağının kabulü gerektiğinden ve diğer ortak emrah'ın %10'luk pay devrini yapmış olduğu gerçeği de ortadayken, bu durumun ise hukuki bir karine teşkil ettiği de gözetildiğinde, davalı müteveffa Durmuş'un devretmeyi taahhüt ettiği Esçem Şirketi'nin %10'luk hissesini davacıya devretmediğinin ve buna karşılık gelen bedelin davacıya ödenmediğinin tespiti ile söz konusu Esçem Şirketi'ndeki %10'luk Ortaklık Payının davacıya devredilmesine, bu mümkün değilse %10'luk hissenin bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı yan istinaf başvuru dilekçesinde herhangi bir delil veyahut yerel mahkeme kararının aksini ispatlar nitelikte herhangi bir beyan sunmamış olup dava dilekçesini tekrarla birlikte yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiğini, ancak mezkur iddia ve talepleri mesnetsiz olup davacı yanın istinaf taleplerinin reddi ile yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hisse devrinin ve bedelinin ödenmediği ile taşınmazların paylarının ödenmediğinin tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafından, █████/2006 - █████/02012 tarihleri arasında Esçem Şirketi'nde Makine Mühendisi olarak hizmet akdi ile çalıştığı, şirket ortaklarının kendisine şirketten ayrılmayıp devam etmesi için %20 ortaklık teklif ettikleri, dava dışı ...'un %10 hissesini devrettiği, diğer ortak ...'nın devri yapmadığı, davalı ...'un devretmeyi taahhüt ettiği iddiasıyla, Esçem Şirketi'nin %10'luk hissesini davacıya devretmediğinin ve buna karşılık gelen bedelin ödenmediğinin tespiti ile söz konusu Esçem Şirketi'ndeki %10'luk Ortaklık Payının devredilmesi, bu mümkün değilse %10'luk hissenin bedelinin ödenmesi, Esçem Şirketi'ne ait olan taşınmazların mahkemece bilirkişiler aracılığıyla değerlerinin tespiti ile tespit edilecek değerlerinin 1/3'lük kısmının davacıya ödenmesi talebiyle eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir.
Limited şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 573. maddesinde " - (1) Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur." şeklinde tanımlanmıştır. Limited şirkette esas sermaye payı kanunen devredilebilen bir haktır. Esas sermaye payının devri ortak sıfatının devri anlamına gelmektedir. Limited şirket kurulduktan sonra aynı ortaklarla devam etmeyebilir. Limited şirkette payın devri gerek ortaklar arasında gerekse üçüncü kişilerle yapılabilmektedir. Ancak esas sermaye payının geçiş hallerinin usul ve esasları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılmasını ve taraf imzalarının noterce onanması gerektiğini belirtmiştir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı gerektiği, devrin ortaklar genel kurulunun vereceği onay ile birlikte geçerli hale geleceği, şirket sözleşmesinde başkaca bir düzenleme olmaması halinde ortaklar genel kurulunun sebep göstermeksizin onayı reddedebileceği, hatta şirket sözleşmesiyle sermaye pay devrinin yasaklanabileceği, şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkının olduğu 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiştir.
Kanuna uygun pay devri sözleşmesinin yapılmasıyla esas sermaye payı devralana geçmemektedir. Şirketin bu devre onay vermesi ve bunun için pay devrinin şirkete bildirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da devrin bildirimine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamasına rağmen; tarafların devir sözleşmesi ile istedikleri amaca ulaşmaları ancak şirketin devre onay vermesi ile mümkün olduğundan, payın devri sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulabilmesi için şirkete bildirilmesi gerekir.
Limited şirkette esas sermaye payının devri 6102 sayılı TTK'nın 595-(1) maddesine göre "Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır." Bu şekil geçerlilik koşuludur. Noterde onanmayan sermaye payının devrine ilişkin sözleşmelere dayanarak pay devri yapılamaz. Bu şekil şartı, geçerlilik şartı olup, buna uyulmaması halinde sözleşme kesin hükümsüzdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında: " Limited ortaklıkta payın devri TTK m 595'de düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, pay devri, sözleşmesinin yazılı ve imzası noterden tasdikli şekilde yapılması, pay devrinin ortağa bildirimi ve genel kurulun onayı ile gerçekleşir. Genel kurulun devre onayı açık ve örtülü şekilde olabilir. Açık onay genel kurulun toplanarak, açıkça devri onaylaması suretiyle olur. Buna karşın TTK 595/VII 'de kanun koyucu örtülü olarak onay anlamına gelen bir faraziyeye işaret etmiştir. Buna göre başvurudan itibaren üç ay içerisinde genel kurul reddetmediği takdirde, onay vermiş sayılır. Böylece 3 aylık sürenin geçmesiyle, bu sürenin sonu itibarıyla pay da devralana geçmiş olur ve ortaklık hak ve yükümlülükleri de devralan tarafından ihtisap edilir. Ayrıca devre onay genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer almaktadır(TTK m 616/1-9)." şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Davacı tarafından, davalıların murisi müteveffa ... tarafından kendisine hisse devri yapıldığı iddia edilmektedir.
Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Somut olayda, davacı kendisine hisse devri yapılması konusunda anlaştıkları, ancak davalıların murisi tarafından bu devrin yapılmadığı iddia edilmektedir. Bu durumda 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesince ispat yükü davacıya düşmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesi gereğince Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılıp, tarafların imzaları noterce onanması gerektiğinden davalının bu hususu ispatlar bir delil dosyaya sunduğu söylenememektedir. Arıca davacı tarafından taşınmazların bedelinin ortak sayısı olan üçe bölünerek paylaşılacağı iddia edilmiş ise de, davacı tarafından buna ilişkin bir delilin sunulamaması, sözleşmede buna ilişkin bir hükmün bulunmaması nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
*Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!