Orman Kanununa muhalefet suçunda, HAGB sonrası denetim süresinde işlenen yeni suç nedeniyle hükmün açıklanması ve olağan zamanaşımının durma süresi eklenerek gerçekleşmesiyle davanın düşmesi.
Özet: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesine tabi tutulmuş; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlendiği tarih arasındaki sürenin zamanaşımını durdurduğu belirtilmesine karşın, sanığın savunma tarihinden hüküm tarihine kadar geçen sürede, durma süresi de eklenerek Türk Ceza Kanununda öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği tespit edilerek, yerel mahkemenin mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı suçtan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinin sekizinci fıkrasının c bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
2.Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 07.11.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin
durma süreside eklenmek suretiyle gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!