Sakarya BAM 5. Hukuk Dairesinin, Mene Sağlık A.Ş. ile Garanti İzolasyon Ltd. Şti. arasındaki ayıplı eser sözleşmesi tazminat davasında davalı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı.
Özet: Davacı şirket, yüklenici davalının depo alanında gerçekleştirdiği yalıtım, tamirat ve izolasyon işlerini hatalı yapması nedeniyle ortaya çıkan zararların tazmini için dava açmıştır. Davalı ise ayıpları gidermeye çalıştıklarında davacı tarafından engellendiklerini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek davacının tazminat talebini onaylamış, davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek, ayıplı ifadan kaynaklı tazminat kararı kesinleşmiştir.

T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : MENE SAĞLIK ARAŞTIRMA EĞİTİM DANIŞMANLIK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : GARANTİ İZOLASYON VE YAPI MALZEMELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında yüklenici firma davalı şirketin vekil edene şirkete ait binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işlerini üstlendiğini, davalı yüklenici şirketin alandaki beton zeminlerin tümünü hatalı yaptığını, düz zemin sağlayamadığını, zeminde olmaması gereken yüksekliklerin meydana geldiğini, yeni zemin betonu alanı içinde kalan çeliğin kolon ile ana kolon arasına yeni dökülen zemin betonuyla birbirine temasının engelleyecek yeterli boşluk bırakmadığını, tüm zeminin hatalı olmasına sebep olduğunu, davalı şirketin aynı miktar zemine yaptığı epoksi kaplamada doğru ürün, pas payı kullanmadığını, çatlak ve kabarmaların müvekkili şirketin tüm yazılı bildirim, ihbar ve taleplerine rağmen düzeltmediğini, yenilemediğini ve davalıya ödenmiş tüm bu işlemlerin müvekkili şirket tarafından yeniden yaptırılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiğini, tüm ödemelerini yaptığını, davalı şirketin kendi edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmediğini, yapmış olduğu işleri de ayıplı olarak ifa etiğini, davalı tarafa bu hususta tüm bildirimlerini yaptığını, davalı tarafça edimlerinin ayıplı ve eksik ifa edilmesinden dolayı aynı işler için başka şirketlerden hizmet almak zorunda kaldığını, davalının sözleşmede belirlenen ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğinin sabit olduğunu, yasa gereği müvekkilinin uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlü olduğunu, belirtilen nedenlerle haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla vekil edeni şirketin uğradığı zarara ilişkin şimdilik 5.000,00.-TL (ıslahla 950.375,00) alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacının vekil edenince yapılan onarım ve tadilat işlemlerinin ayıplı olduğuna istinaden bilirkişiye başvurulduğunu, yapılan keşifle beraber zarar kalemleri ve ayıplı olduğu düşünülen işlemlerin ortaya konulduğunu, davacı şirketin Gebze 3. Noterliği'nden █████/2021 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesini vekil edeni şirkete gönderdiğini, ihtarnamede vekil edeni tarafından üstlenilen işlerden çatı izolasyonun ayıplı yapıldığı, yapılan bu ayıplı edim nedeniyle başkaca zararların da doğduğunu belirterek 3 günlük bir süre verildiğini, ayrıca vekil edeni şirketin başkaca zararların olup olmadığının tespiti ve garanti hükümlerin değerlendirilmesi hususunda ayıplı edimin meydana geldiği yere saha ekiplerini yolladığını, ama davacı şirket yetkilileri tarafından binanın içine alınmadığını, çalışma yapmalarının engellendiğini, anlaşma sağlanmasına rağmen davacı şirketin ihtarnamesinde tamirat için vekil edenine 3 günlük bir süre verdiğini, bu süre içerisinde vekil edeni tarafından ekiplerle ilgili alana gidilmesine rağmen ne hasar tespiti ne de çalışma yapılmasına izin verildiğini, davacı tarafın sözleşmedeki sürelere uymaması, sözleşmede vekil edenine tevdi edilen işin çatı boyaması olmasına rağmen davacı tarafın iş yerlerinde oluşan tüm sorunların çatı izolasyonuna dayandırıldığını, vekil edenin her ne olursa olsun, oluşmuş olan zararların kendisinden mi kaynaklandığını öğrenmek ve olası bir durumda müdahale edilebilmesi için ekip gönderdiğini, kendisine çalışma fırsatı verilmemesinin, vekil edenin aleyhine açılan işbu davanın haksız olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;
"Davanın kabulüne, 950.375,00.-TL alacağın temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Yerel mahkemenin hakkaniyete ve hukuka aykırı karar verdiğini, davacının müvekkiline gönderdiği 05.10.2021 tarihli ihtarnamede çatı izolasyonunun ayıplı yapıldığını belirterek 3 günlük süre verdiğini, müvekkilin ise sözleşmede çatı boyaması yapacağının belirtildiğini, davacı şirketin çatı izolasyonuna dayandırdığı sorunları öne sürdüğünü, müvekkilin saha ekiplerini gönderdiğinde ise davacı şirket yetkilileri tarafından engellendiğini, mahkemece tanık anlatımlarına rağmen davacı lehine karar verildiğini, tanıkların davacı tarafın kusurunu kanıtlar nitelikte beyanlarda bulunduğunu, mahkemenin vermiş olduğu kararda eksik inceleme yapıldığını, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma ilamına aykırı olarak davalı aleyhine karar verildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, giderim bedeli hesaplamasının yasaya ve içtihada aykırı olduğunu, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde orantısızlık bulunduğunu belirterek, duruşma talebinin kabulünü ve yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifadan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararına karşı davalı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Dairemizin █████/2025 tarih, █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "...Bu durumda mahkemece yapılacak iş, iş sahibi tarafından alıann tespit dosyası gözetilerek yüklenicinin edimin ayıplı ifa edilip edilmediği, ayıpların niteliği ve ne zaman ortaya çıktığı, iş sahibi tarafından dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan eksik ve ayıplı işlerin sözleşme konusu işlere ilişkin olup olmadığı, iş sahibince üçüncü kişilere tamamlatılan eksik bırakılan işleri yapılmasına dair faturalarda belirtilen işleri yapıp yapmadığı, yapılmış ise faturalarla uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, giderim bedelinin, sözleşme konusu işlere yönelik ayıp ve eksikliklerin giderim bedelinin talep konusu her kalem için ayrı ayrı olmak üzere iş sahibinin yükleniciye ihtar çektiği ve tespit talebinde bulunduğu tarih olan Ekim 2021 tarihine makul süre eklenerek serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre ayıbın giderilme bedeli serbest piyasa rayiç fiyatları ile tespit edilmesi hususlarda davaya konu işin yapıldığı yerde keşif de yapılmak suretiyle dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden veya yeni bir bilirkişi kurulundan belirtilen hususları kapsayan gerekçeli ve denetime elverişli rapor veya ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir...." denilerek Davalının istinaf başvurusunun kabulüne ile Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Dava sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu davacıya ait binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işi olan olan eser sözleşmesine dayalı olarak ayıp giderim bedeline ilişkin açılmış alacak davasıdır.
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu,TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıplara ilişkin sözleşmede garanti hükmü bulunduğu takdirde ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde sorumluluk yükleniciye aittir. Eserdeki gizli ayıplar yönünden ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihe göre belirlenmesi gerekir. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında uzun süre var ise davanın geç açılmasında davalı yüklenicinin bir kusuru bulunmadığından TBK’nın 114. maddesi yollamalsı ile TBK’nın 52. maddesi uyarınca artan zarardan davalı sorumlu tutulamaz. Ayıbın ortaya çıktığı tarih ile dava tarihi arasındaki maliyet farkına (artan zarara) iş sahibi katlanmak durumundadır, katlanmalıdır. Ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre belirlenmesi gerekir. Mahalli piyasa fiyatlarına KDV dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV eklenmeksizin ayıp giderim bedeli belirlenmelidir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki 23.12.2019 tarihli sözleşme ile yüklenici firma olan davalı şirketin, davacı şirketin"Akse Mah. Nazım Hikmet Cad. No:26 Çayırova Kocaeli” adresinde bulunan binanın depolama alanında yatılım ve izalasyon yapım işini 4.433.909,00 TL götürü bedelle üstlendiği, işin yapılarak teslim edildiği ve sözleşme bedelinin tamamının ödendiği uyuşmazlık konusu olmadığı, tacir olan tarafların ticari defter incelemesinde sözleşme bedellinin ödendiği ve tarafların borç/alacak bakiye tutarının 0,00.-TL olduğu, taraf defterlerinin borç/alacak bakiye tutarlarında birbirini teyit ettiği belirlendiği, davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin taahhütü altında olan ve ayıplı yapılan davacı şirkete ait binanın depolama alanında binaya depolama alanında yalıtım, tamirat ve izolasyon işlerini yeniden yaptırmak için dava dışı üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kalındığını, yaptırmadan önceki durumunun tespit raporu ile belirlendiğini, ihtardan sonuç alınamaması üzerine işin tamamlatıldığını, davacı davalının sözleşmeye uymaması ve işin ayıplı ifası nedeni ile zararları olduğunu belirterek ayıp giderim bedeli talebinde bulunduğu, sözleşmede uygulanan malzeme için 5 yıl, işçilik için 2 yıl garanti taahhüdü bulunduğundan ayıp ihbarına gerek bulunmadan garanti süresi içerisinde yüklenicinin sorumluluğu bulunduğu, iş sahibinin imalat hatası bulunması durumunda ayıp giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı tarihe ayıpların giderilmesi için gereken makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarihteki piyasa rayici fiyatlara göre talepte bulunabileceği, keşfen yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda tespit olunan ayıpların imalat ve uygulama hatası olduğu, ayıpların 05.10.2021 tarihinde ortaya çıktığı, iş sahibi tarafından dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan eksik ve ayıplı işlerin sözleşme konusu işlere ilişkin olduğu, eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması için toplam dava dışı 3. firmalara toplam 1.075.556,13 TL ödeme yapıldığı, ayıp giderim bedeline ilişkin fatura bedellerinin yapıldığı yıl piyasa rayici ile uyumlu olduğu, ayıpların giderim bedelinin ayıpların ortaya çıktığı tarihe tarihine makul süre eklenerek serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre bedelinin 1.056.000,00 TL olduğu belirlendiği, hükme esas alınan 23.06.2025 tarihli bilirkişi raporun gerekçelendirme kısmında hem ayıpların ortaya çıktığı tarihe tarihine makul süre eklenerek serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre, hem de dava tarihine göre belirleme yapıldığı belirtilmekle raporun sonuç kısmında ayıpların ortaya çıktığı tarihe tarihine makul süre eklenerek serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı belirtildiğinden rapor içeriğindeki dava tarihi ifadesinin maddi hata olarak değerlendirildiği, karar tarihindeki asgari avukatlık ücret tarifesine göre kabul edilen miktar dikkate alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu, davalı vekilinin temerrüt tarihinin █████/2021 tarihi olması gerektiğine ilişkin istinafın ise mahkemenin temerrüt tarihi █████/2021 olarak kabul etmesi sebebiyle davalı lehine olması sebebiyle isabetli olmadığı, dolayısıyla mahkemece gerekçeli ve denetime uygun bilirkişi raporu dikkate alınarak somut olaya uygun davalının imalattan kaynaklı ayıp giderim bedelinden sorumlu değerlendirilmesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü dair verilen hükümde dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ████████ E - ████████ K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinaf talebi yerinde olmadığından alınması gereken 64.920,12 TL harçtan peşin yatırılan 16.231,00 TL' nin mahsubu ile bakiye 48.689,12 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliği ve diğer işlemlerin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
*
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!