Kardeşler arası menfi tespit davasında, davalı alacaklının delil avansını yatırmayarak tanık dinletememesi sonucu alacağın varlığını ispatlayamaması üzerine Yargıtayın ispat yükü ilkesine dayanarak kararı onaması.
Özet: Kardeşler arasındaki menfi tespit davasında, davacının aleyhine başlatılan icra takibine konu altın ve araç borçlarının asılsız olduğunu iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmesi üzerine, davalı kardeşin ise davacıya ekonomik sıkıntılarında çeşitli zamanlarda altın, araba bedeli ve döviz şeklinde borçlar verdiğini savunması üzerine; ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, ispat yükü kendisinde olan davalı alacaklının tanıklarını dinletemeyip alacağının varlığını ispatlayamaması gerekçesiyle davayı kabul etmiş, Yargıtay da bu usul ve yasaya uygun kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölköy Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; kardeşi olan davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün ████████ esas sayılı dosyası ile aleyhine takip başlatıldığını, takipte bahsi geçen altınların davalı tarafından babasına verilen altınlar olduğunu, ... marka arabanın ise davalının rızası ile noterde farklı bir şahsa satılan araba olup, aracı alan kişinin parasını getirmediğini ve başka kaynaklarla ödemek istediğini, ancak davalının kabul etmeyerek borçluya süre tanıdığını, davalının kendisinden alacaklı olduğuna dair belgesinin bulunmadığını, şahsına asılsız borç yüklemeye çalıştığını, borcun zamanaşımına uğradığını belirterek, icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacı kardeşinin ekonomik olarak borç batağı içinde olduğunu, eşinin borçlandığını, ev kirasını dahi ödeyemediğini belirterek borç istediğini, bunun üzerine borç olarak öncelikle 12 tane çeyrek altın verdiğini, daha sonra ev kirasını ödeyemediklerini söyleyerek arabasını istemeleri üzerine kendisine ait ... arabayı davacının istediği kişiye satışını vermek suretiyle kira borçlarını ödemelerini sağladığını, yine evine icra gelmesi üzerine kendisinden borç para isteyen davacıya 1.500 USD borç verdiğini, aradan geçen 15-20 yıla rağmen davacının borcunu ödemediğini, yine davacının hediye olarak aldığı bisikletin parasını ödemeyince kendisinden 300 Mark alarak bisikletin parasını ödediğini, tanık beyanları ile alacağının sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılama sırasında davalıya bildirdiği tanıkları yönünden delil avansı yatırması hususunda ihtaratlı kesin süre verildiği, ihtara da konu olduğu üzere dayanılan delil avansının yatırılmaması ile tanıklarını dinletmekten vazgeçmiş sayıldığı, menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalı alacaklının yükümlendiği ispatı yerine getiremediği ve davacının borçlu bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; davacının iddialarının asılsız olup müvekkiline borçlu olduğunu, alacağın varlığını ispat için bildirdikleri tanıklarının Mahkemece dinlenmediğini, tarafların kardeş olmaları sebebiyle tanıkla ispatın mümkün olduğunu, öte yandan ispat yükü üzerinde olan davacının borcunun bulunmadığını ispat edemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, ispat yükü üzerine düşen davalı tarafından alacağın varlığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.