Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin, hileli yollarla imzalatılan kambiyo senedi kaynaklı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının hediye alma bahanesiyle kandırılarak imzaladığı boş bir belgenin sonradan 300.000 TL bedelli bir bonoya dönüştürülerek icra takibine konulması üzerine açtığı menfi tespit davasını incelemektedir; davacı, imzanın kendisine ait olduğunu ancak metinlerin ve borcun olmadığını, dolandırıcılık mağduru olduğunu iddia ederken, davalılar senedin iyi niyetli bir üçüncü kişi tarafından devralındığını ve borcun varlığını savunmuşlardır; ilk derece mahkemesi, davalılardan birinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan kesinleşmiş mahkumiyetini de dikkate alarak, davacının imzasının hile ile alındığına ve senedin davacı iradesi sakatlanarak ele geçirilip kullanıldığına kanaat getirip davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ... Esas - ... KararDAVACI : ... VEKİLLERİ : Av... Av...İSTİNAF EDEN DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ: █████/2026YAZIM TARİHİ: █████/2026 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2019 yılının mayıs ayında, 30-35 yaşlarında bir erkeğin elinde bir hediye paketi ile gelerek müvekkiline “...... firması size hediye gönderdi” diyerek ...... marka mikseri teslim ettiğini, müvekkilinin ...... firmasından herhangi bir şey almadığını beyan ettiğini, kişinin “ben aracıyım, beni firma gönderdi, bu mikseri al, güle güle kullan, bu hediyeyi aldığına dair şurayı da imzala” dediğini, müvekkilinin de sonradan bono/senet olduğunu anladığı belgeyi imzaladığını ve o kişiye verdiğini, müvekkilinin T.C. kimlik numarasını vermediğini, müvekkilinin daha sonradan şüphelendiğini, hemen en yakın polis merkezi olan ... Karakolu’na başvurduğunu ve müvekkilinin şikayetçi olduğunu ancak kişinin adını bilmediğini, olaydan 1 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra Konya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyası ile sözü edilen boş bononun diğer taraflarının doldurularak, eski düzenleme ve ödeme tarihleri atılarak ve üzerine 300.000,00 TL bedel yazılarak takibe konulduğunu, bu senette sadece imzanın müvekkiline ait olduğunu, yazıların müvekkiline ait olmadığını, takip konusu senedin üzerinde barkod bulunduğunu, bu barkoddan senedin basım tarihinin de araştırılmasını talep ettiklerini, senedin lehdar kısmına ... ismi yazıldığını, o kişinin sanki senedi ...’ya cirolamış gibi bir ciro kurgusu verilmeye çalışıldığını, müvekkilinin bu iki kişiyi de tanımadığını, burada iyiniyetli bir cirodan söz edilemeyeceğini, bu senetten dolayı müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, alt gelir düzeyinde yaşayan biri olduğunu, hiçbir zaman 300.000,00 TL’lik bir alacağı veya borcu olmadığını beyan ederek öncelikle, haciz baskısı yaşayan müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi ve telafisiz zararlara yol açılmaması adına icra takibinin takdiren teminatsız olarak durdurulması yönünde veya İİK'nın 72.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin Konya ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından, takip konusu senetten ve alacaktan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, ilgili takibin ve bononun/senedin iptaline, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının borçtan kurtulma çabasına girdiğini, borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davacının borcundan dolayı bonoyu imzalayıp tarafına verdiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bono nezdinde iyi niyetli 3. kişi olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, senedi elinde bulunduran yetkili hamilin ayrıca senedin varlığını ve asıl borç ilişkisinin varlığını kanıtlamak zorunda olmadığını, takibe konu senedin illetten mücerret olduğunu, davacının borçlu olmadığını kesin delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava, menfi tespit isteminden ibarettir.Davalı ... Koyuncu hakkındaki suç duyurusu sonucu yürütülen ceza davası mahkememiz için bekletici mesele yapılmış, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesinin dosyası incelendiğinde; davalı ...'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı cezalandırıldığı mahkemece verilen kararın kesinleştiği, davalı ...'in diğer davalı ...'den davaya konu bonoyu ciro yolu ile aldığı ancak ceza dosyasında davalı ...'in cezalandırılmasına karar verildiği hususu ve dosyamızdaki deliller birlikte değerledirildiğinde davalılar tarafından hile ile davacının dava konusu senet altındaki imzasının alındığı, davaya konu bononun davacının iradesi sakatlanarak davalılar tarafından ele geçirilip kullanıldığı, açıklanan nedenlerle, davacının Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasından ve dayanak 15.05.2017 keşide tarihli, 30.09.2018 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, bono miktarı üzerinden % 20 oranında kötüniyet tazminatının icra takibini başlatan Tahsin'den alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından ve dayanak 15.05.2017 keşide tarihli, 30.09.2018 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20 olan 60.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, işbu davada ve davaya konu bono nezdinde iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğünü iddia ve beyanların müvekkili nezdinde hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının, borcunu ödememek adına eldeki davaya delil oluşturma çabası içerisine giriştiğini, bu yolla müvekkilinin alacağının önüne geçmek istediğini, davacının iddialarının hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, bononun yazılı bir belge olup aksinin ancak yazılı belge ile ispat olunabileceğini, davacının bonodan dolayı borçlu olunmadığına dair tanık dinletme taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının, bono üzerindeki imzaya itiraz etmediğini, imzaya itiraz edilmeyen bononun hukuken geçerli olduğunu, aksinin aksi ancak yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, Konya .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ... Esas ve ... sayılı Kararı ve Konya .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ... Esas ve ... sayılı mahkumiyet kararlarının kanun yararına bozulmasının talep edildiğini, müvekkilinin üçüncü kişi ... isimli şahıstan alacaklı olduğunu, ...'dan olan alacağına kavuşmak adına bonoyu kabul eden kişi olduğunu, suça konu olduğu iddia edilen bononun müvekkilin alacağına karşılık gelmek üzere ciro yolu ile üçüncü kişiden alındığını, müvekkilinin, katılanı tanımadığını ve ondan bono tanzimini istemediğini, bu olayda, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan müvekkili olduğunu, alacağına kavuşmak adına bonoyu kabul eden kişi olduğunu, bu durumda dolandırıcılık suçunun unsurlarından olan zararı gerçekleştirmesinin imkansız olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde öne sürdüğünü iddia ve beyanların kendi nezdinde hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının, borcunu ödememek adına eldeki davaya delil oluşturma çabası içerisine giriştiğini, bu yolla alacağın önüne geçmek istediğini, davacının iddialarının hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, bononun yazılı bir belge olup aksinin ancak yazılı belge ile ispat olunabileceğini, davacının bonodan dolayı borçlu olunmadığına dair tanık dinletme taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının, bono üzerindeki imzaya itiraz etmediğini, imzaya itiraz edilmeyen bononun hukuken geçerli olduğunu, aksinin aksi ancak yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiğini, tarafının davacıdan alacaklı ve diğer davalıya borçlu olduğunu, davacının borcundan kurtulmaya yönelik iddiaları karşısında verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda davacının keşidecisi, davalı ...'nın lehtarı, davalı ...'un da hamili olduğu █████/2017 keşide, █████/2018 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak davalı ... tarafından davacı ve diğer davalı aleyhine █████/2020 tarihinde Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 300.000,00 TL asıl alacak, 92.956,85 TL işlemiş faiz, 900,00 TL komisyon olmak üzere toplam 393.856,85 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, dava konusu bonoyla ilgili olarak davalılardan ... hakkında Konya ....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın olay günü katılanın ikametine giderek kendisini kurye olarak tanıtığı ve ''...... hediye gönderdi'' şeklinde sözler sözler söyleyerek katılana bir paket verdiği, bunun karşılığında evraka imza atmasını sağladığı, tanıkların sanığın hileli hareketlerle katılana senet imzalattığı hususunda katılanın beyanlarını destek nitelikte anlatımlarda bulunduğu, katılanın olay sonrasında yetkili mercilere kendisine hileli hareketlerle belge imzalatıldığına dair başvuru yaptığı, sanığın hileli hareketlere katılana imzalattığı senedi 300.000 TL değerinde, alacaklısı ......, borçlusu ... olacak şeklinde doldurduğu, katılan aleyhine senedi icra takibine koyduğu, söz konusu senet üzerinde yapılan imza incelemesinde senetteki ... yazını ve ismin altında bulunan ciro imzasının sanığın elinin ürünü olduğu ve katılanın isminin altında bulunan borçlu imzasının katılınanın elinin ürünü olduğu tespit edildiği, senette bulunan diğer imza ve yazıların kime ait olduğu konusunda bir tespitin yapılamadığı, sanığın savunmasında suça konu senedi ...... isimli şahsın kendisine olan alacağı karşılığında verdiğini beyan ettiği ancak sanığın bu şahsın açık kimlik bilgilerini ve telefon numarasını veremediği, sanığın 300.000 TL değerinde bir borç ilişkisi kurduğu şahsın kimlik bilgilerini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle senedi ne şekilde temin ettiğine ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve mahkememizce sanığın savunmasına itibar edilmediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde sanığın katılana hileli hareketler sonucunda imzalattığı senedi icraya koymak şeklinde gerçekleşen eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak katılan aleyhine bir haciz işlemi bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından müsnet nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, her ne kadar sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; şekli bir suç olan belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için bir belgenin başkalarını aldatabilecek biçimde sahte olarak düzenlenmesi veya değiştirilmesi gerektiği, dava konusu senet üzerine yapılan incelemede ... yazısının ve isminin altında bulunan ciro imzasının sanığın elinin ürünü olduğu ve katılanın isminin altında bulunan borçlu imzasının katılınanın elinin ürünü olduğunun tespit edildiği, senette bulunan diğer imza ve yazıların kime ait olduğu konusunda bir tespitin yapılamadığı, sanığın senet üzerinde herhangi bir sahtecilik eyleminin bulunmadığı, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla sanığın müsnet resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kabul edilerek davalı ...'nun resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise hapis ve para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, verilen kararın katılan (davacı) trarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesi'nin █████/2023 tarih, ... Esas-... Karar sayılı istinaf kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği ancak Resmi Belgede Sahtecilik suçundan keşideci imzasının katılanın eli ürünü olduğundan bahisle beraat kararı verilmiş ise de, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin █████████ E-3658 K, ██████████ E-██████████ K sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, sanık ...'nun bertakrip ele geçirdiği bonoyu katılanın iradesi yanıltılmak suretiyle içerik (fikri) olarak sahte oluşturup katılan aleyhine icra takibinde bulunduğu, katılandan senedin ele geçiriliş iddiasının katılanın iradesinin sakatlanması suretiyle bertakrip (hukuka aykırı ele geçirme) olması gözetilmeden bonodaki keşideci imzasının katılanın eli ürünü olduğu bahisle sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği,Konya ....Ağır Ceza Mahkemesi'nce bozma sonrası yapılan yargılamada bozmaya uygun olarak davalı ...'nun resmi belgede sahtecilik suçundan da hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, itirazın reddi ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. (818 sayılı BK 53) maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini bağlar.Yargıtay HGK 18.01.2022 tarih ... E. ... K. sayılı ilamında da ifade edildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi olgu yönüyle kesin bir mahkûmiyet kararı değildir. Ancak, kusurun Yargıtay aşamasında tespit edildiği ve mahkemece bozmaya uyulmakla kusurun varlığına ilişkin maddi olgunun kesinleştiği durumlarda, bu husus hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacaktır. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih,█████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı) Somut olay bağlamında da, Konya Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesi'nin bozma ilamında açıkça resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabul edildiğine göre ve bu inceleme istinaf kanun yolu incelemesi olduğuna göre artık maddi olgunun kesinleştiğinin, bu hususun hukuk hâkimi yönünden bağlayıcı olacağının kabulü gerektiği, nitekim Konya ....Ağır Ceza Mahkemesince de suçun oluştuğunun kabulü ile sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde; hukuk hakimince de bu kabul doğrultusunda işbu menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince de davanın kabulüne karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 26.904,36 TL harçtan, peşin alınan 6.726,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.178,27 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Alınması gereken 26.904,36 TL harçtan, peşin alınan 6.726,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.178,27 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinafa başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 7-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır...