Anayasa Mahkemesi İptal Kararları Sonrası TCK 314/3 ve 220/6 Maddeleri Kapsamında Örgüt Adına Suç İşleme Fiilinde Kanunilik Gereği Beraat.
Özet: Bu hukuki evrak, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilinden mahkum olan sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulmasına ilişkindir; zira, sanıkların mahkumiyetine dayanak teşkil eden Türk Ceza Kanununun 314/3 ve 220/6 maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından birden fazla kez iptal edilmesi ve yerine yeni bir yasal düzenleme yapılmaması nedeniyle, suç ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca isnat edilen fiilin suç olmaktan çıktığı ve bu sebeple sanıkların beraat etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/6-son cümlesi, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ayrı ayrı mahkûmiyet kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların TCK’nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile TCK’nın 220/6. maddesinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete’de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce yasa koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK’nın 220/6. maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK’nın 314/3. maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa’nın 153/5. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa’nın 38. maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK’nın 2. maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK’nın 7. maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve ████████ sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve ████████ karar sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa’nın 38. maddesi ile TCK’nın 7. maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işledikleri kabul edilerek TCK’nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilen sanıklar hakkında, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa’nın 38. ve CMK’nın 223/2-a. maddeleri gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, Midyat Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!