Yüksek gerilim hattına kapılarak ağır yaralanan çocuğun maddi ve manevi tazminat davasında enerji şirketi ve belediyenin kusur oranları ile tazminat hesaplamaları.
Özet: 13 yaşındaki bir çocuğun ruhsatsız bir evin penceresi önünden geçen yüksek gerilim hattına kapılması sonucu sağ kolu ve ayak parmaklarının kesilmesiyle ağır yaralanması üzerine açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi elektrik dağıtım şirketi ve belediyeyi %30ar oranında kusurlu bularak çocuğa ve annesine milyonlarca TL maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise, iş göremezlik ve maluliyet oranlarının belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülünün kullanılmasında bir hata olmadığını tespit ederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2025/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; olay tarihinde 13 yaşındaki müvekkili ...'ın, 28.02.2016 tarihinde mülkiyeti dava dışı ...'ye ait evin 3. katındaki inşaat penceresinin önünden geçen yüksek gerilim hattına kapıldığını, elektrik çarpması sonucunda sağ kolunun dirsek altından, sağ ayak parmaklarından 2., 3. ve 4. parmağı ile sol ayak parmaklarından 5. parmağının kesildiğini, söz konusu yüksek gerilim hattının tehlike oluşturduğunu ve kaldırılması gerektiği, olaydan 3 gün önce davalı şirkete bildirildiği halde herhangi bir müdahalenin yapılmadığını, müvekkilinin babasının cezaevinde olduğunu, velayetinin annesinde olduğunu ileri sürerek; müvekkili ... için ayrı ayrı şimdilik 1.000,00'er TL maddi tazminat, protez ve tedavi masrafları ile 100.000,00 TL manevi tazminat ve anne için 5.000,00 TL, baba için 5.000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; aynı olay nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat (iş göremezlik), 1.000,00 TL protez gideri ve tedavi masrafları, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı şirket vekili; müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davaya konu yerde gerilim hatlarının çekildiği tarihte hattın altına yapılmış inşaat bulunmadığını ancak daha sonra olayın gerçekleştiği inşaat da dahil binalar yapıldığını, bu suretle binaların hatların altında kaldığını, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, olayda bina sahibinin ve bu binanın ruhsatsız olarak yapılmasına göz yuman belediyenin kusurunun bulunduğunu, binanın yapım aşamasında bu hatların yer değişimi için hiçbir talepte bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'ın mülkiyeti dava dışı ...'a ait binada ruhsatı olmaksızın inşaatı devam eden 3. kattaki pencerenin önünden geçen davalı şirkete ait gerilim hattı tellerine yaklaşması ile elektrik akımı sonucu ağır yaralandığı, davalıların %30'ar oranda kusurlu oldukları, TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 1.990.252,58 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmın olay tarihinden, bakiye 1.989.252,58 TL'lik kısmın ise ıslah tarihinden itibaren, protez tedavi gideri için 4.099.764,69 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmın olay tarihinden, bakiye 4.098.764,69 TL'lik kısmın ise ıslah tarihinden itibaren, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davacı ...'ın babası ... için talep edilen manevi tazminatın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d ve 115/2.madde hükümleri kapsamında aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı için 1.990.252,58 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmına olay tarihinden, bakiye 1.989.252,58 TL'lik kısmına ıslah tarihinden itibaren, protez tedavi gideri için 4.099.764,69 TL'nin 1.000,00 TL'lik kısmına olay tarihinden, bakiye 4.098.764,69 TL'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsiline karar verilmiş; karara karşı, asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca davacı için iş göremezlik ve maluliyet oranını belirlenmesinde usulen bir hata olmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişi tarafından isabetli olarak TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanıldığı, manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, hükme esas alınan proteze ilişkin raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davalı ... ... vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, çarpılmanın elektrik hattından mı kaynaklandığının somut olarak belirlenmediğini, küçüğün kusurlu hareketinin ne olduğunun belirlenmediğini, ihmal çerçevesinde rapor tanzim edildiğini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, kusurunun bulunduğunu kabul etmemekle birlikte kabul edilen kusur oranının yüksek olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıların, belediyenin ve bina malikinin kusurunun bulunduğunu, protez giderleri yönünden itirazlarının bulunduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, çarpılmanın elektrik hattından mı kaynaklandığının somut olarak belirlenmediğini, küçüğün kusurlu hareketinin ne olduğunun belirlenmediğini, ihmal çerçevesinde rapor tanzim edildiğini, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, kusurunun bulunduğunu kabul etmemekle birlikte kabul edilen kusur oranının yüksek olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıların ve bina malikinin kusurunun bulunduğunu, protez giderleri yönünden itirazlarının bulunduğunu, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda meydana gelen bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Asıl davaya ilişkin olarak; temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve kusur oranının tazminat hesabında dikkate alınmasına, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
2.Birleşen davaya ilişkin olarak; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1 14... . maddeleri gereği yargı yolunun caiz olması dava şartı olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırları açıklanmıştır. İdari dava türlerinden biri tam yargı davası olup, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin elektrik akımına kapıldığı binanın yapı ruhsatının bulunmadığını, Belediyenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia ederek Belediyenin de meydana gelen zarardan sorumlu tutulmasını talep ettiğine göre, davalı Belediyeye yöneltilen dava hizmet kusuruna dayandığından tam yargı davası niteliğinde olup idari yargıda görülmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... hakkındaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davaya ilişkin olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
2.Birleşen davaya ilişkin olarak temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı ... yararına usulden BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ... şirketine yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı ... Belediyesine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!