İpotekli taşınmaz satışı sonrası, ipotek kaldırma taahhüdünün yerine getirilmemesi ve teminat senedinin icra takibine konu edilmesiyle ilgili itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, ipotekli olarak satın aldığı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin davalılarca taahhüt edilen sürede kaldırılmaması üzerine, teminat olarak verilen 2.500.000 TL bedelli senede dayanarak başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalılar ise söz konusu senedin teminat amaçlı verildiğini, üzerindeki ipotek borcunun ödenmeye devam ettiğini, davacının senedin mahiyetini gizleyerek başlattığı ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/... E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin münferit temsil ve ilzama yetkilisi diğer davalı ...'tan 15.06.2016 tarihinde bedelini peşin ödeyerek ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Caddesi ... Sokak No:20-20/A adresinde bulunan 1,2,3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri dava dışı ... A.Ş. lehine ipotekli şekilde satın aldığını, taraflar arasında düzenlenen 08.12.2017 tarihli protokol ile devrolunan taşınmazların üzerindeki ipoteklerin en kısa zamanda kaldırılacağı ve borçtan ari şekilde müvekkiline teslim edileceği hususunda anlaştıklarını, taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin taahhüt edilen sürede fek edilmemesi halinde tahsil edilmek üzere 31.05.2018 vadeli 2.000.000 USD bedelli senet tanzim ederek müvekkiline teslim edildiğini, senedin vadesi yaklaşmasına rağmen ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle .... Noterliğinin 09.05.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; taşınmazların üzerindeki ipoteklerin kaldırılarak borçtan ari şekilde müvekkile teslimi, aksi halde senedin tahsili dahil tüm yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen ... Noterliğinin 17.05.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; ifa borcunun belirlenen tarihte yerine getirilemeyeceği, ancak taşınmazların üzerinde bulunan rehin borçlarının ilgili Bankaya ödenmeye devam edildiği cevabının verildiğini, sulh görüşmeleri neticesinde; ilk protokole atfen 25.05.2018 tarihinde yeni bir protokol düzenlenerek ilk protokole istinaden verilen 2.000.000 USD bedelli senedin davalılara karşılıksız olarak iade edildiğini, ikinci protokolde; ipoteklerin 31.05.2018 tarihinde kaldırılamayacağı, son tarihin 31.12.2018 olarak belirlendiği, müvekkiline 22.05.2018 düzenleme ve 31.12.2018 vade tarihli 2.500.000 TL bedelli yeni bir senet keşide edilerek teslim edildiğini, davalı tarafından dava dışı bankaya ödenmesi gereken kredi borcunun son taksit tarihi 13.04.2020 olduğu halde taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin bu tarihte de fek edilmediğini, ... Noterliğinin 17.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; taşınmazlardaki ipoteklerin 7 gün içerisinde kaldırılarak borçtan ari şekilde müvekkile teslimi, aksi halde senedin tahsili dahil tüm yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmesine rağmen ihtara cevap verilmemesi ve ipoteklerin fek edilmemesi üzerine başlatılan ... ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı ilamsız icra takibinin davalıların haksız ve kötüniyetli itirazı ile durduğunu, davalıların 15.06.2016 tarihinden itibaren ipotekleri fek etmeyerek, müvekkilinin tasarruf yetkisini engelleyerek ve mülkiyet hakkını kısıtlayarak zararlandırdıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıların itirazlarını şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının iptaline ve takibin devamına, davalıların aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının satın alma sürecinin başından beri taşınmazların ipotekli olduğunu bildiğini, ipotek konusu borcun müvekkili tarafından süresinde ödendiğini ve muaccel olmuş hiçbir borç bulunmadığını, taraflar arasında imzlanan 25.05.2018 protokole göre; davacının satın aldığı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğu ve belirlenen sürede kaldırılamaması ihtimaline binaen 25.05.2018 düzenleme ve 31.12.2018 vade tarihli 2.500.000,00 TL bedelli senedin teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığını, senedin üzerine de açıkça "İŞBU SENET 25.05.2018 TARİHLİ PROTOKOLÜN TEMİNATI OLARAK VERİLMİŞTİR. CİRO VE TEMLİK EDİLEMEZ." kaydı konulduğunu, davacının senedin teminat amaçlı olduğu bilinmesine rağmen, ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine protokolü gizleyip başvurarak 2019/3 D.İş, 2019/4 K. sayılı ihtiyati haciz kararı aldığını ve ... ... 6. İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, takip neticesinde 09.01.2019 tarihinde müvekkili şirket merkezine hacze gelindiğini, davacı tarafça takibin hukuka aykırı olduğu bilindiği halde salt müvekkili şirkete zarar vermek maksadıyla hareket edildiğini, ihtiyati haciz kararına itirazları neticesinde, ... ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince senedin teminat senedi olması sebebi ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiğini, ardından davacının işbu davaya konu ... ... 24. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin kredilerinin yapılandırıldığını, yeni ödeme planına uyularak bir gün dahi geciktirmeden ödemelerin yapıldığını, icraya konulan senedin davacının kredi sebebi ile zarara uğraması halinde teminat olarak verildiğini, protokolün (c) bendinde de teminat çekinin davacının uğrayacağı zarara ilişkin verildiğinin açıkça belirtildiğini, dava dilekçesinde zarara uğrandığı iddialarının somut delillere dayandırılmadığını, protokol hükümlerine göre teminat senedinin davacının zararı kadar geçerli olacağını, davacının hiçbir zararı yokken teminat senedini kötü niyetli olarak takibe koyduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen ve icra takibine dayanak teşkil eden protokolde, 31.05.2018 tarihinde ipoteklerin fek edileceği, bu sürede taşınmazın ipotekten ari olarak hazır bulundurulmaması halinde 25.05.2018 düzenleme ve 31.12.2018 ödeme tarihli 2.500.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olarak keşide edilerek verileceğinin kararlaştırıldığı, teminat senedinin alıcının olası zararına karşı verildiği, davacının ipoteklerin devam etmesi nedeniyle zarara uğradığını ispat etmesi gerektiği, ilgili Bankanın davalı tarafından ipoteğe esas borcun yapılandırıldığı ve düzenli olarak ödendiğini bildirdiğini, davanın açılışında ve hüküm aşamasında davacı yan taşınmazlarını tehdit eden somut bir hadisenin bulunmadığı, davacı yanca taşınmazların üzerinde ipotek bulunmasından dolayı uğradığı zarara ilişkin de dosyaya ispata yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen 25.05.2018 tarihli protokol ile verilen, 25.05.2018 tanzim ve 31.12.2018 vade tarihli 2.500.000,00 TL bedelli teminat senedinin verilme amacının da alıcının olası zararlarını gidermeye yönelik olduğu, eş söyleyişle; davacı/alacaklının protokol kapsamında bir zararının doğması halinde, dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan teminat senedinin borç senedine dönüşeceği ve icraya konulabileceği, ancak herhangi bir zararın doğmaması halinde ise senedin teminat senedi olma vasfının değişmeyeceği ve icra kabiliyeti de olmayacağı, bu haliyle de; teminat senedi olarak verildiği noktasında bir kuşku bulunmayan dava ve takip konusu alacağın dayanağı olan senedin, paraya çevrilmesini gerektirir teminat altına alınmış somut bir zararın varlığının da davacı tarafça soyut iddialar dışında kalan somut delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalıların protokolden doğan edimlerini süresinde yerine getirmediğini, yapılan tespitlerle kurulan hükmün çeliştiğini, bir yandan teminat senedinin olası zarar için verildiğinin kabul edildiğini, diğer yandan zararın ispatlanamadığının söylendiğini, bankadan gelen müzekkere cevabında güncel borç tutarının 1.078.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, 2018 yılında bitmesi gereken taşınmaz borcunun devamlı surette yapıladırılarak ipotek fek işleminin ötelendiğini, bu suretle müvekkilinin tasarruf hakkına halel getirilerek mülkiyet hakkı kısıtlanıp zarara uğratıldığını, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki protokol nedeniyle düzenlenen teminat senedinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasındaki 08.12.20 17... .05.2018 tarihli her iki protokolde de davaya konu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fek edilerek borçtan ari şekilde davacıya teslim edileceği vaat edilen tarihlerin açıkça belirlenmediği, bunun yerine iki adet vade tarihleri belirli teminat senedi düzenlendiği, 14.03.2022 tarihi itibariyle ipoteğin kaynağı olan borcun 1.078.000,00 TL olduğu ve taksitlerinin düzenli olarak ödendiğinin dava dışı Banka tarafından bildirildiği, teminat senedi olarak verildiği noktasında bir kuşku bulunmayan davaya konu 25.05.2018 tanzim ve 31.12.2018 vade tarihli 2.500.000,00 TL bedelli senedin, paraya çevrilmesini gerektirir teminat altına alınmış somut bir zararın varlığının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.