Davalı şirketin tatil hakkı kontenjan sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu istenen maddi tazminat davasında Yargıtay temyiz süreci.
Özet: Davacının, davalı şirketle imzaladığı "kontenjan sözleşmesi" kapsamında 2018 yılındaki tatil hakkını kullanamaması üzerine açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini ve sözleşmenin geçerli olduğunu kabul ederek davacıya 386.400 TL maddi tazminat ödenmesine hükmetmiş; davalı ise sözleşmenin hukuki niteliği, geçersizliği, bedel ödenmediği ve usulüne uygun bildirim yapılmadığı gerekçeleriyle bu kararı Yargıtaya taşımıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belirtilen tarihte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... 'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin daha derinlemesine incelenmesi heyetçe zorunlu görüldüğünden 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 24/1 maddesi ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 21/3 maddesi uyarınca görüşmenin bırakıldığı 12.05.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında Milas'ta bulunan villada tatil yapabilmesi amacıyla kontenjan sözleşmesi imzalandığını, 2018 yılı sezonunda davacının bu hakkını kullanmak için talebini defalarca iletmesine rağmen hiçbir yanıt verilmediğini, davalının temerrüde düşürülmek amacıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye de cevap verilmediğini beyanla, sadece 2018 yılında kullandırılmayan tatil hakkına karşılık şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.10.2020 tarihli celsede maddi tazminat miktarını 386.400,00 TL olarak ıslah etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; Mahkemenin yetkili olmadığını, ibraz edilen evrakın kontenjan sözleşmesi olmadığını, hatta bir sözleşme dahi olmadığını, taraflara yüklenecek hak ve borçların evraka yazılmadığını bu sebeple bu belgeye itiraz ettiklerini, sözleşmeye göre 21 gün önceden bildirimde bulunmasının zorunlu olduğunu, buna rağmen davalı şirkete yazılı bildirimde bulunulmadığını savunarak, davanın öncelikle usulden olmadığı taktirde esastan reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 22.02.2017 tarihinde adi yazılı olarak kontenjan sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalıya ait ..., ..., ... köyü 2 44... parseldeki otelde 2+1 villada yüksek sezonda 20 gün, düşük sezonda 25 gün olmak üzere konaklama hakkının olduğu, sözleşmeye konu villada davacının ya da misafirlerinin konaklayabileceğinin kabul edildiği, davacının kardeşinin 2018 yılında tatil yapmak amacıyla davalı şirkete talepte bulunduğu, ancak talebine karşılık verilmediği, davacının da aynı şekilde talepte bulunduğu, talebine cevap verilmediği, bunun üzerine ihtarname gönderilerek tazminat talep edileceğinin bildirildiği, ihtarnamenin 06.09.2018 tarihinde şirket yetkilisine tebliğ edildiği, bilirkişiden alınan 29.04.2020 tarihli rapora göre sözleşme şartlarında tatil bedelinin toplam 386.400,00 TL olduğunun belirlendiği, her ne kadar davalı taraf sözleşme nedeni ile ücret ödenmediğini, buna dair davacının elinde belge olmadığını savunmuş ise de; sözleşmeyi kendi iradesi ile imzalayarak bedelinin ödendiğini kabul eden davalı şirketin dava aşamasında bedelin ödenmediğini savunamayacağı, kaldı ki bedelsiz olarak da böyle bir sözleşmenin jest olarak düzenlenebileceği, dürüstlük kuralına ve ahlaka aykırı hükümler içermemesi sebebi ile sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile; 386.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kontenjan sözleşmesi başlıklı sözleşmenin taraflar arasında imzalandığının ihtilafsız olduğu, sözleşme gereğince davalı tarafından davacıya 45 gecelemeyi geçmemek kaydıyla 2+1 bir adet villayı tahsis ettiği ve sözleşme bedelinin ödendiği, davacının sözleşme koşulları çerçevesinde davalıya müracaat ettiği, ancak davalının sözleşme gereğince üstlendiği edimi yerine getirmediği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde yapılan sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin adının "kontenjan sözleşmesi" olarak yazılmış olmasının sonuca etkili olmadığı, davalı tacir olduğundan davacının avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; sözleşmenin hukuki niteliğinin tespiti gerektiğini, geçersiz olduğunu, ödenen bedel bulunmadığını, müvekkiline usule uygun bildirimde bulunulmadığını, davacının kardeşinin bildirimde bulunamayacağını, avans faizine hükmedilemeyeceğini, bilirkişi raporları arasında çelişkilerin giderilmediğini, hesaplamada maliyet giderlerinin düşülmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan "kontenjan sözleşmesi" başlıklı sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle taraflar arasında akdedilen ve imzası inkar edilmeyen sui generis nitelikteki sözleşmenin incelenmesinde, bedelin peşinen ödendiği, sözleşmenin otelin satışına kadar devam edeceğinin belirtildiği, davalı şirketin pazarlama direktörünün tanık olarak dinlenmesinde "2018 yılının tahminen Mayıs ayında davacı 20 günlük yüksek sezonda 2+1 villa için rezarvasyon yapmak istediğini söyledi, bahsettiği sözleşmeye baktığımda ne bizde ne de muhasebe kayıtlarında yoktur, kontenjan sözleşmesi satış pazarlamada olur ve yapılan bir sözleşme ya bizde ya da muhasebe kayıtlarında mutlaka olur, dolayısı ile rezarvasyonunu yapmadım" şeklinde beyanda bulunmasına ve dosyaya sunulan diğer belgelere göre bildirimin yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.