Yargıtay 4. Ceza Dairesi, göçmen kaçakçılığı suçunda onur kırıcı muamele şartları ve orantılılık ilkesi ihlaliyle verilen fazla cezayı bozdu.
Özet: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, göçmenlerin aracın kapasitesinin üzerinde taşınmasının tek başına "onur kırıcı muamele" olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumun yalnızca cezanın bireyselleştirilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca cezanın fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı olarak üst sınırdan artırılması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği tespit edilerek temyiz nedenleri yerinde görülüp bozulmuştur.

TUTUKLU
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Göçmen KaçakçılığıHÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi hükümden çıkarılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, fazla ceza tayin edildiğine, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇESanık ve müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak;1. 5237 sayılı Kanun'un 79/2-b maddesinde düzenlenen “onur kırıcı muameleye maruz kalma” halleri Kanunda açıkça yazılı olmamakla birlikte bu hallerin, “çok kötü koşullarda taşıma, olağan dışı mahallerde barındırma ve kötü muamelede bulunma” gibi durumlarda söz konusu olabileceği, kolluk görevlileri tarafından tutulan olay tutanağında, göçmenlerin aracın yolcu kapasitesinin üzerinde, onur kırıcı ve insanlık dışı bir şekilde taşındıklarının belirtilmesine karşın, onur kırıcı bir davranışa dair herhangi bir iddia ya da tespitin bulunmadığı, kapasitenin üzerinde yolcu taşınmasının başlı başına onur kırıcı bir muamele olarak değerlendirilemeyeceği, bu kriterin ancak cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi kapsamında değerlendirilebileceği, nitekim bu yönde takdir ve teşdidin yerinde kullanıldığı, dosya kapsamından Kanun metninde belirtildiği biçimde göçmenlere yönelik onur kırıcı bir muamelenin söz konusu olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2.5237 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde somut olayda iki sanığın iştirak halinde suçu işledikleri kabul edilmesine karşın, adı geçen Kanun'un 79/3. maddesinde yer alan en üst sınırdan artırım yapılması suretiyle hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.04.2026 tarihinde karar verildi.