Sanıkların temyiz başvurularında, sirayet nedeniyle temyiz reddi, mala zarar verme suçunda zamanaşımı düşmesi ve hırsızlık suçundan mahkumiyetin yetersiz delil ile bozulması kararı.
Özet: Yargıtay, hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulan bir sanık için suçun işlendiği tarihten itibaren dava zamanaşımının dolması nedeniyle hükmü bozarak davanın düşürülmesine karar verirken; diğer bir sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını ise, sanığın savunmalarının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespitiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaI. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanığın mahkemenin 26.01.2016 tarihli kararını temyiz etmediği, Dairemizin 25.05.2021 tarihli ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararındaki diğer sanık ... hakkındaki bozmanın, sanık ...'e sirayet ettirilmesinin, sanığa ve müdafiine bozmadan sonra verilen 21.12.2023 tarihli hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği sanık müdafiinin bu hükümleri temyiz etme olanağı bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,II. Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, katılana ait ahırın kapısına zarar vermesi şeklinde gerçekleşen ve eylemine uyan 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 08.02.2013 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,III. Sanık ... hakkında katılanlara karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre, sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediği, Dairemizin katılan ...'ye yönelik suç bakımından bozma kararı doğrultusunda yapılan kovuşturma sonucu katılana ait büyükbaş hayvanların ahırdan çıkarıldıktan sonra götürüldüğü mevkide tespit edilen ayakkabı izine dair ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde kayıtlı ayak izi bulunamadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçları işlemediği yönündeki aşamalarda değişmeyen savunmalarının aksini gösterir, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.