Yargıtayın kadastro tespitine itiraz davasında taraf teşekkülü ve delil incelemesi eksiklikleri nedeniyle bozma kararı sonrası yaşanan direnme ve yeni hükmün temyiz incelemesi süreci.
Özet: Uyuşmazlık, kadastro tespitinde malik hanesi boş bırakılan parseller üzerinde şahısların eski tapulara dayalı mülkiyet iddiaları ile Orman İdaresinin orman vasfı iddiasının çatıştığı bir kadastro tespitine itiraz davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesinin parsellerin bir kısmını orman olarak, kalanını ise şahıs adına tescil eden kararı, ölen davacı mirasçılarının davaya dahil edilmemesi gibi usul eksiklikleri nedeniyle Yargıtayca bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada mahkemenin eski kararında direnmesi Hukuk Genel Kurulunca usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğinde kabul edilerek dosya temyiz incelemesi için geri gönderilmiş, Yargıtay, taşınmazların dayanak tapularla bağlantısının ve vakıf niteliğinin yeterince araştırılmadığını belirterek, işin esasını incelemeye devam etmektedir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiş, direnme kararının temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2022 tarihli ve 2022/(20-) 8-228 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığından yeni hüküm niteliğindeki kararın temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının Yargıtayca duruşma yapılması suretiyle incelenmesi davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı ... İdaresi vekili tarafından istenilmiş, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca incelenmesi ve Mahkemece kurulan hükmün usulüne uygun direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğinde olduğundan bahisle dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü, temyiz eden davacı ... İdaresi vekili Avukat ..... ile davacı ... ve arkadaşları vekili Avukat ...... katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.03.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, .... köyü .... mevkii 3 53... parsel sayılı 3.021,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Mayıs 1982 tarihli ve 3, 3 54... sayılı 6.273,75 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve Mayıs 1982 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydıyla ... adına kayıtlıysa da Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiğinden söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında, davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalı ... aleyhine taşınmazların Temmuz 1969 tarihli ve 63, 64 ve Şubat 1962 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı ileri sürerek, davalı gerçek kişi adına olan tapu kaydının iptali ve kendileri adına tescili istemiyle dava açmışlardır.
..., taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ve tespitin iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne, diğer davaların reddine, dava konusu 3 53... sayılı parselin fen bilirkişisi krokisinde (B) harfi ile işaretli 703,30 m²lik bölümünün orman tahdidi içinde kaldığından tapulama dışı bırakılmasına, 3 53... sayılı parselin (A) harfi ile işaretli 2.322,12 m²lik bölümü ile 3 54... sayılı parselin tamamının tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.02.2012 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile "... davacılardan ...... yargılama sırasında öldüğü anlaşıldığından, dava dilekçesi ve duruşma gününün adı geçenin tüm mirasçılarına yöntemince tebliğe edilerek, davacı sıfatıyla davayı takip etmeleri için kendilerine olanak tanınması ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve ........ mirasçıları davaya dahil edilerek yapılan yargılama neticesinde; aynı gerekçe ile ilk hükümdeki gibi karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili, ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm aynı Dairenin 17.12.2013 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile "…Mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, muteriz davacılar tarafından açılan davada; çekişmeli taşınmazların Temmuz 1969 tarihli 63... ile Şubat 1962 tarih ve 4 sıra sayılı tapuların kapsamında kaldığından katılanların dayandığı tapu kaydının mükerrer tapu olduğunu savundukları, yargılama aşamasında başkaca delillere de dayanmalarına rağmen dayanılan tapu kayıtlarnın ve delillerin taşınmazlara denetime elverişli ve yeterli kanaat oluşturacak şekilde uygulanmadığı gibi davanın tarafları arasında çözülmesi gereken, çekişmeli taşınmazın, cinsi ....... olan ...... ve .........tapuları kapsamında olup olmadığı, bu tapu kayıtları kapsamında ise, geldisi olan .... ... Vakfının mülk araziden tahsis edilen, sahih ve icareteynli vakıf olup olmadığı, Mart 12 90... , 19... numaralı çiftlik tapularından paylaşım ve intikal yoluyla oluşan Ağustos 13 26... , 3 ve 4 numaralı tapularda malik olarak görülen ..... kızı ..... ...... kök tapu kaydı maliki ............ kızı olup olmadığı, tapu kayıtlarının doğru temele dayanıp dayanmadığı ve düzenli şekilde intikallerinin yapılıp yapılmadığı ve yine 1948 yılında ölen ...... kızı ..... Hanımın davacı kişilerin miras bırakanı olup olmadığı, tapu kayıtlarının sahih esasa dayanıp dayanmadığı, çekişmeli taşınmazın bilinen en eski tarihte kimin tarafından kullanıldığı, kimden kime kaldığı, Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasında dayanılan zilyetliğin Medenî Kanun'un yürürlüğünden 10 yıl önceye uzanıp uzanmadığı, Arazi Kanunnamesi'nin 20 ya da 78. madde hükümlerinin yürürlükte olup olmadığı ve somut olayda uygulanıp uygulanamayacağı; davacıların dayandığı tapu kayıtlarının ..... (...... Çiftliği), ... (... Çiftliği) ve ... (... Çifliği) Köylerinde yapılan kadastro işlemlerinde revizyon görüp görmediği, görmüş ise hangi parsellere revizyon gördüğü, hükmen uygulanmış ise hangi parsellere uygulandığı, harita, plan ya da krokisinin bulunup bulunmadığı, değişebilir sınırlar içerip içermediği, sınırları itibariyle ya da miktarı ile çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığı, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı, zilyetlik yoluyla edinilip edinilemeyeceği, zilyetlik yoluyla kazanma iddiasında bulunan kişiler için bu koşulların oluşup oluşmadığı, adlarına tescil kararı verilen kişilerin zilyetliklerinin kiracı sıfatıyla mı yoksa malik sıfatıyla mı olduğu, zilyetlerin, tapu malikleri ve maliki evvellerine kira ya da benzeri bir ödeme yapıp yapmadıkları, çiftlik tapu malikleri ile ... köyünden 79 kişi arasında görülüp kesinleşen Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████-51 sayılı kararının ve davacıların sunduğu diğer kararların, davanın tarafları için kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın bu kararların kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin hususlar çözüme kavuşturulmadığı, taraflarca ileri sürülen deliller gerektiği şekilde irdelenmediği, tapu kaydı uygulaması yönünden, Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 tarih ve ███████-16 sayılı kararı kesin hüküm olarak kabul edilmiş ve bu dosyadaki tapu uygulamasına dayanılmışsa da, bu karar, o davanın tarafı olan tapu malikleri ........ ve paydaşları yönünden Kadastro Kanun'un 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluştursa da, Kadastro Mahkemesinin sözü edilen ███████ Esas sayılı dosyasında taraf olmayan Hazine ve bu dosyanın davacıları olan ve zilyetlikle edinme iddiasında bulunan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmayacağının gözetilmediği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 27.04.1949 tarihli ve 1948/7-1949/7 sayılı kararıyla Arazi Kanunnamesinin 78. maddesi hükmüne değer verilmesi nedenleriyle, Arazi Kanunnamesi'nin Medenî Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin, bu arada konuyla ilgili 20. ve 78. maddelerinin yürürlükte olduğunun kabulü ile somut olayda anılan kanun hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerektiği, Mahkemece, tapu kaydının çekişmeli parselleri kapsamadığı, bir an için kapsadığı kabul edilse bile, zilyetliğe dayanan davacı ve önceki zilyetlerin Medenî Kanun'un yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce zilyet olup olmadıkları, zilyetlikleri varsa ne zaman ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin çekişmesiz, aralıksız, malik sıfatıyla devam edip etmediği konularındaki araştırma ve bu konuda toplanan deliller de hüküm kurmaya yeterli olmadığı,bu sebeplerle, mahkemece; aynı tapu kayıtlarına dayanılarak açılan dava dosyaları birleştirilmeden, muteriz davacılar ..... mirasçıları ve arkadaşlarının dayandığı delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek; tapu kayıtları ve bu kayıtların revizyonları yerel yönetim ve genel müdürlükten getirtilerek bir sıra dahilinde dosyaya konulması, Vakıf Taşınmazları ve Vakıf Hukuku Konusunda uzman bilirkişiler belirlenip, dosyadaki tarafların tutunduğu mülknameden başlanarak tüm kayıtlar ve belgeler incelettirilmeli, ....... ... Vakfının mülk araziden tahsis suretiyle edinilip edinilmediği, sahih vakıflardan olup olmadığı yönünde rapor düzenlettirilmesi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait, en eski tarihlisinden en yeni tarihte düzenlenen memleket haritaları ile hava fotoğraflarının dosyasına eklenmesi, tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişilerin tesbit edilmesi, önceki keşiflere katılmamış üç orman yüksek mühendisi, üç harita mühendisi, üç jeolog bilirkişi ve üç ziraat uzmanı bilirkişi eşliğinde yapılacak keşifte; çiftlik tapu kayıtlarının uygulanması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. ve 21. maddeleri hükmüne göre, sabit sınırlarla bağlantısı kesilmemek suretiyle, bu sınırlardan başlanarak, genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak, kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanlar tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, daha sonra, dosyaya getirtilen en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve orman kadastro haritası ile kadastro paftası ve dayanılan tapu kayıtlarının sınırları ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını gösteren bilirkişi krokisi ve haritası, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yöntemince uygulanarak, tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadığı alanlarının içinde kalıp 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerine göre devletleştirilen orman alanlarının belirlenmesi, toplam 14000 dönüm yüzölçümünde olduğu anlaşılan bu üç tapu kaydının yüzölçümüyle kapsadıkları alan içinde kalan ormanların devletleştirme kapsamında olduğu gözönünde bulundurularak, devletleştirilen orman alanının yüzölçümü, tapu kaydı miktarından düşüldükten sonra, kalan miktarın bir bütün halinde çiftliğin tapu kaydı kapsamındaki diğer araziler olabileceği düşünülerek muteriz davacıların tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, aynı yörede dava konusu edilen taşınmazların konumunu çevre taşınmazlarla birlikte bu harita ve fotoğraflar üzerinde bir arada gösterecekleri, tapu kayıtlarının sınırları, yüzölçümü ile kapsadığı alanları ve devletleştirilen orman alanlarını birlikte gösterir ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, kroki düzenlettirilmesi, anlatılan şekilde yapılacak uygulama ve değerlendirme sonucunda, dava konusu taşınmazın muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı içinde kaldığı belirlendiği takdirde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddiasında bulunan davacı gerçek kişi ve katılan taraf ile tapu kaydına tutunan muteriz davacı tarafların tanıkları ve yerel bilirkişiler taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin kiracı ya da malik sıfatıyla olup olmadığı, Medenî Kanun'un yürürlüğünden en az 10 yıl öncesine dayanan zilyetlik olup olmadığı, varsa zilyetliğin başlangıcının ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı sorulup, somut olaylara dayalı yeterli ve kesin yanıtlar alınması, tarafların dayandıkları deliller ile özellikle Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararları ile ████████ Esas sayılı dava dosyası krokileri yerine uygulanması, ve bu araştırma sonucunda dava konusu taşınmazların muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlendiği ya da tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte tapu kaydının, davalılar yararına hukuki kıymetini kaybettiği kabul edildiği takdirde, çekişmeli taşınmazlara ilişkin olarak dayanılan tapu kayıtlarının oluşumuna esas Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1980 tarihli ve ████████-286 sayılı kararı eki tescil krokileri uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamının belirlenmesi, fen bilirkişi raporunda tescil krokisi, kadastro paftası ve orman tahdit haritası ayrı renkli kalemlerle gösterilmeli, tescil krokisinin bir kısmının orman tahdidi içinde kalan bölümü de kapsadığı belirlendiği takdirde Hazine ve ... aleyhine anılan mahkeme ilamının kesin karar oluşturduğu, kesin hükmün dava şartı olup istek olmasa bile resen gözönünde bulundurulması" gereğine değinilmiş ve davlı ... vekilinin bozma ilamına karşı esasa yönelik karar düzeltme istemi de reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacı ... ve arkadaşlarına yönelik eski kararda direnilmesine, önceki gerekçeye ek olarak; dava konusu taşınmazların 1967 tarihinde kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, arazi yapısı, toprak karakteri ve bitki örtüsü itibarı ile orman vasfında olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazların orman içi açıklık olduğu belirtilmişse de, davalının tutunduğu Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.1980 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına istinaden davalı ... adına tescil edilen tapu kaydının davaya konu taşınmazlara sınırlar ve miktar itibarı ile uyduğu, keşif sırasında yapılan uygulama ile bu durumun sabit olduğu gerekçesiyle davacı ... İdaresi tarafından açılan davanın reddine, dava konusu 3 53... ve 3 54... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarındaki vasıfla 4 pay kabul edilerek 1/4 payın ..., 1/4 payın ..., 1/4 payın ... ve 1/4 payın ... adına (... mirasçıları) tespit ve tapuya tesciline, taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; direnme kararı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2022 tarihli ve 2022/(20-)8-228 Esas,█████████ Karar sayılı ilamı ile son bozma kararından sonra Mahkemece 10.02.2016 tarihli celsede; "Davacılar ....... mirasçıları ve arkadaşlarına yönelik Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında bahsedilen hususlar yönünden Mahkememizce verilen ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı eski kararda direnilmesine, davacı ... İdaresi ve davalı ...'a yönelik Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak açık yargılamaya devam olundu" şeklinde ara karar kurulduğu, yargılamaya devam olunarak Harita Genel Komutanlığından memleket haritaları ile hava fotoğraflarının celp edildiği, yeniden mahallinde keşif icra edildiği (20.06.2016 tarihinde), fen, orman ve ziraat bilirkişileri raporlarının dosyaya sunulduğu, Mahkemece; önceki gerekçeyle davacı ... ve arkadaşlarına yönelik eski kararda direnilmesine, önceki gerekçeye ek olarak, bozma kararı sonrasında toplanan yeni deliller değerlendirilmek ve önceki hükümden farklı olarak davacı ... İdaresinin davasının reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarındaki vasıfla ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline, taşınmazların 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verildiği, buna göre Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni bir delil ve yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile davacılar ...... ve arkadaşları vekili ve ... vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
732,00 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!