Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, azlık pay sahibinin usulsüz genel kurul çağrısı ve esas sözleşme değişikliği iptali talebini değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketin 30.04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların, çağrının usulsüz yapılması, gündemin eksik ilan edilmesi, özellikle esas sözleşme değişikliği için gerekli %75 oy çoğunluğunun sağlanamaması ve yönetim kurulu üye sayısı ile ilgili usulsüzlükler nedeniyle yok hükmünde olduğunu veya iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerken; davalı, genel kurul çağrısının usulüne uygun olduğunu, davacının kötü niyetli davrandığını ve yönetim kurulu toplantılarına kasıtlı olarak katılmadığını belirterek, kararların geçerli olduğunu ve davanın reddini talep etmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ... Esas - ... KararİSTİNAF EDEN DAVACI : ... Av... Av... İSTİNAF EDEN DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av... Av... DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin pay sahibi olduğu davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların çağrının usulsüz olması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu, davalı şirketin pay sahibi sayısı birden fazla olan bir anonim şirketi olduğunu, şirket sermayesi beherinin 850,00 TL nominal bedelinin 1.000 adet paya ayrıldığı 850.000,00 TL olduğu, müvekkilinin davalı şirkette %33,3 paya sahip azlık pay sahibi olduğunu, genel kurul toplantısının usulsüz olarak gerçekleştirildiğini, alınan kararların yoklukla malul olduğunu, müvekkilinin üç aylık süre içinde huzurdaki davayı ikame ettiği, müvekkilinin genel kurul toplantısında hazır bulunup dava konusu kararlara olumsuz oy vererek muhalefetini tutanağa geçirttiğini, müvekkilinin, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen 08.04.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, her ne kadar 08.04.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nda müvekkili için "katılmadı" notu düşülmüş ise de; Müvekkilinin toplantıdan haberdar olmadığı için toplantıda bulunamadığını, yönetim kurulu kararından haricen haberdar olunması üzerine, müvekkili tarafından noter aracılığı ile ihtarname düzenlenerek usulüne uygun olarak toplantıya çağrılmayan genel kurulun toplanmamasının ihtar edildiğini, ancak toplantının yine de usulsüz olarak gerçekleştirildiğinin, davalı şirket esas sözleşmesi gereği esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin oyuyla alınacağının, yeter sayı sağlanamadığından esas sözleşme değişikliğinin geçersiz olup esas sözleşme değiştirilmişcesine karar alınmasının yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı gündem maddesinin, esas sözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesine ilişkin olup esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğunu, müvekkilinin, davalı şirkette %33,3 pay sahibi olduğunu, anılan esas sözleşme değişikliğine muvafakatinin bulunmadığın, esas sözleşme değişikliği bakımından yeter sayıların sağlanamadığından geçersiz olup hala geçerli olan Esas Sözleşme m.7 hükmü uyarınca Yönetim Kuruluna üç kişi seçilmesi gerekirken, davalı şirket ile benzer pay sahipliği yapılarına sahip dava dışı diğer şirketlerde yapıldığı gibi, iki kişinin seçilmesinin Esas sözleşmeye aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiğini, gündem gereği gibi ilan edilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin ilanda belirtilmesinin gerektiğini, huzurdaki davada sözleşme değişikliği niteliğindeki maddeni ilan edilmediğinden bahisle; davanın kabulü ile öncelikle 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurulu toplantısında alınan tüm kararların çağrı usulüne uygun yapılmadığından ve gündem usulüne uygun ilan edilmediğinden yokluk ile malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurul kararlarının yokluğunun tespitinin kurucu unsurların eksikliği halinde söz konusu olabileceğini, TTK'nun 445.maddesi uyarınca iptalin ise kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı kararlar aleyhine açılabildiğini, genel kurula çağrıya dair yönetim kurulu kararının usulüne uygun şekilde alındığını, davacının kötü niyetli olduğunu, uzun zamandır zaten yönetim kurulu toplantılarına katılmadığını, yönetim kurulu başkanı tarafından davacıya müvekkil şirketin yönetim kurulu toplantılarının her hafta Salı günü 17:00'da yapılacağını bildirir ve kendisinin de katılması gerektiğini belirtir Konya ... Noterliğinden keşideli ... yevmiye numaralı █████/2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirketin altı şirketten oluşan bir şirketler topluluğu olduğunu, aralarında küçük ortaklar bulunsa da söz konusu şirketlerin ortakları ve sahiplerinin davacı ... ile kardeşleri ...... ve ......'ın olduğunu, şirketlerin bir kısmının sonradan kurulmuş olsa da işletmenin balaları tarafından kurulduğunu ve kardeşlere miras bırakıldığını, davacının İstanbul'da yaşadığını ve uzun süredir şirketin işleriyle ilgilenmemekle birlikte hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığını, diğer iki ortağının davacının şirket işleriyle ilgilenmesini, yönetim kurulu üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini, işletmeye sahip çıkmasını istediklerini, bunun için uzun uğraşlar verdiklerini, fakat davacının bu taleplere olumlu cevap vermediğini, bu durumun iptali talep edilen genel kurul tutanağına da net bir şekilde yansıdığını, üstelik davacının şirket işleriyle ilgilenmediği tüm dönem boyunca aynı zamanda yönetim kurulu üyesi diğer iki ortak gibi huzur hakkı adı altında maaşını eksiksiz aldığını, davacının son dönemde şirketten ayrılmak istediğini belirterek hisselerinin devri için rayicin çok üzerinde bir bedel istediğini, talep edilen bedelin ödenmesinin imkansız olduğunu, davacının bunun bilincinde olduğu için eldeki davanın açılması gibi müvekkili şirketin ve diğer şirketlerin işleyişini zaafa uğratarak hamleler yaparak talebini kabul ettirmeye çalıştığını, yaşanan süreç neticesinde davacıya iptal edilen genel kurul kararıyla yeni dönemde müvekkili şirketin yönetim kurulunda yer verilmediğini, aynı şekilde diğer şirketlerin yönetim kurullarında da yer verilmediğini, davacının yönetimden dışlanmasının söz konusu olmadığı gibi davacı tüm iyi niyetli uğraşlara rağmen şirket yönetimiyle ve işleriyle ilgilenmediğini, █████/2021 tarihli genel kurul tutanağının 3.maddesiyle (faaliyet raporunun ve denetim kurulu raporunun okunması, müzakeresi ve ayrı ayrı oylanarak ibrası) ilgili karar alındığını, sonrasında toplantının TTK'nun 420.maddesi gereği ertelendiğini, diğer gündem maddeleriyle ilgili karar alınmadığını, davacı tarafın ise gündemin esas sözleşme değişikliğine dair 5. Maddesini de dava konusu ettiğini, oysa genel kurul kararına dava açabilmek için öncelikle alınmış bir kararın bulunması gerektiğini, genel kurul kararları henüz alınmadan dava konusu yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, esas sözleşmenin 8.maddesinin "şirketin yönetimi ve temsili" şeklinde başladığını sadece temsil yetkisini düzenlemediğini, ayrıca maddenin devamında özel hükümler sevk edildiğini ve yönetim kurlunun A grubu pay sahibi kişilerden seçileceği ve 1-5 kişiden oluşacağının belirtildiğini, dolayısıyla 8.maddenin özel hüküm mahiyetinde olduğunu ve genel kuralı koyduğunu, 7.maddede ise sadece kuruluş aşamasında esas sözleşmeyle seçilen yönetim kurlunu tamladığını, yönetim kurulunun üye sayısına dair genel bir kural olmadığını, genel kurula 8.maddede yer verildiğini, bu sebeple yönetim kurulu üye sayısına dair uygulanması gerektiğini, esas sözleşme değişikliklerinde çağrının usulsüz olmasının kararın iptali için tek başına yeterli olmadığını, denetçinin seçilmesinin finansal tablolar ile bağlantılı olmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması talebi yönünden yönetim kurulu üyelerini dinlenmeden genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasının hukuken mümkün olmadığını, şartlarının oluşmadığını, genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması şirket için telafisi imkansız sonuçların doğmasına sebebiyet vereceğini, şirketin muhtemel zararlarına karşılık davacının teminat göstermesine karar verilmesini, güncel bir tehlikenin bulunmaması, davacı veya şirket açısından telafisi imkansız sonuçların doğmasının mümkün olmaması, davacının hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşmasının veya imkansız hale gelmesinin mümkün olmaması sebebiyle genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması talebinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2022 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "...Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yüksek mahkeme kararları ve doktrin görüşleri ve Mahkememiz dosyasından şirketler konusunda uzman bilirkişi Doç.Dr.Musa Aygül tarafından düzenlenen ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınan 21.01.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile dosya kapsamından davalı şirketin █████/2021 tarihinde 2019 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapıldığı ve davacının talebi üzerine █████/2021 gününe ertelendiği, ertelenen genel kurul toplantısının ertelendiği tarihte yapıldığı, █████/2021 tarihindeki toplantının öncekinin devamı mahiyetinde olduğu, her iki toplantıda alınan kararların yönetim kurulunun usulünce toplanarak alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmaması başka bir ifadeyle yönetim kurulunca alınan genel kurul yapılmasına ilişkin kararın mutlak butlanla batıl olması ve genel kurulca azlık oyuna sahip davacının finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini talep etmesine rağmen, █████/2021 tarihli genel kurulda gündemin 3. Maddesine ilişkin yönetim kurulunun faaliyet raporu, yönetim kurulunun ibrası ve denetim raporunun görüşülmesi konusunda emredici hüküm olan TTK'nun 420.maddesi gereğince ertelenme talebinin dikkate alınmayarak bu konuda karar alınması ve █████/2021 tarihli genel kurulda gündemin 5. Maddesi ile şirket esas sözleşmesinde sözleşme değişikliğine ilişkin % 75 oranında nisap öngörülmesine rağmen bu nisaba uyulmaksızın TTK'nun 421. Ve esas sözleşmenin 11. Maddesine aykırı olacak şekilde sözleşme değişikliğine ilişkin karar alınması nedenleriyle mutlak butlanla batıl olduğu, genel kurul kararının butlanının tespiti talebinde uygulanması gereken hak düşürücü sürenin bulunmadığı, muhalefet şartına gerek bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin █████/2020 tarihli ve ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine karar verilmiştir. DAİREMİZİN █████/2023 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI: İlk derece mahkemesinin █████/2022 tarihli kararına karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin █████/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda davacının 3 ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirketin ortaklarından olduğu, aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi de olduğu, diğer 2 ortağın da aynı şekilde davalı şirketin yönetim kurulu üyesi oldukları, davacının katılmadığı, diğer iki üyenin katıldığı █████/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının █████/2021 tarihinde yapılmasına ve hissedarlara toplantı için çağrı yapılmasına karar verildiği, davacının genel kurul toplantısından 2 gün önce noter kanalı ile davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul kararı verilen yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını bu sebeple yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunu, planlanan esas sözleşme değişikliği ile ilgili usule riayet edilmediğini bu sebeplerle genel kurulun usulüne uygun toplantıya çağrılmadığını beyan ederek genel kurul toplantısının yapılmamasını ihtar ettiği, daha sonra █████/2021 tarihinde yapılan genel kurula katıldığı, genel kurula tüm ortakların katıldığı, genel kurulda 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ve 2019 yılı denetim kurulu raporunun davacının olumsuz oyuna karşılık diğer iki ortağın olumlu oyuyla kabul ve ibra edildiği, öncesinde davacının y önetim kurulu faaliyet raporu ve denetim kurulu raporunun müzakeresinin erlenmesini talep ettiği bu talebinin kabul görmediği, ancak davacının bilanço ve gelir tablosunun müzakeresinin ertelenmesi yönündeki talebinin kabul görerek █████/2021 tarihine ertelendiği, █████/2021 tarihinde yapılan ertelenen genel kurula yine tüm ortakların katıldığı ve genel kurulda kararlar alındığı anlaşılmıştır.Davalı her ne kadar █████/2021 tarihinde yapılan ertelenen genel kurul toplantısının dava konusu edilmediğini savunmuş ise de ertelenen genel kurul için ayrı bir çağrı yapılmadığı, ertelenen genel kurulun daha önceki genel kurulun devamı mahiyetinde olduğu bu sebeple █████/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların da dava konusu olduğu kanaatine varılmıştır.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamında "....01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesinde, anonim şirketlerde yönetim kurulunun ne şekilde karar alacağı düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasında, yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararlarının, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de verilebileceği belirtildikten sonra aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması, bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. O halde, açıklanan şekle uyulmadan alınan bir yönetim kurulu kararının geçerliliğinden söz edilemeyecektir. Aynı yasanın 410/1. maddesine göre de genel kurul, süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir...." hususu belirtilmiştir.Çağrısız Genel Kurul başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 416.maddesinde ise:'' (1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler.'' düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı genel kurul toplantısından önce davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul toplantısının yapılmamasını talep etmiş ise de davacının daha sonra genel kurula ve ertelenen genel kurula katıldığı, toplantı tutanaklarına göre toplantıların yapılmaması yönünde bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının ihtarnamede belirttiği genel kurul toplantısının yapılmaması yönündeki talebinden vazgeçtiğini kabul etmek gerekir.Davacı, █████/2021 tarihinde genel kurul yapılmasına ilişkin kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına usulüne uygun çağrılmamış ise de genel kurulun TTK'nın 416.maddesine de uygun şekilde toplandığı anlaşıldığından artık genel kurul yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının geçersiz olduğundan bahisle genel kurulda alınan kararların yoklukla malül olduğunu kabul etmek mümkün değildir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince hem █████/2021 tarihli genel kurulda hem de erteleme sonucu yapılan █████/2021 tarihli genel kurulda alınan kararlar incelenerek madde madde yokluk ya da iptal sebep ve şartlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine,,." şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU █████/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;Davacının, pay sahibi olduğu Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 49687 sicil numarasına kayıtlı davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 Yılına Ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların çağrının usulsüz olması ve gündemin gereği gibi ilan edilmemesi nedeniyle yoklukla malul olduğunu, davalı şirketin pay sahibi sayısı birden fazla olan bir anonim şirketi olduğunu, şirket sermayesi beherinin 850,00 TL nominal bedelinin 1.000 adet paya ayrıldığı 850.000,00 TL olduğu, müvekkilinin davalı şirkette %33,3 paya sahip azlık pay sahibi olduğunu, genel kurul toplantısının usulsüz olarak gerçekleştirilmesi ile ayyuka çıktığının, hukuka, kanunlara ve dürüstlük kuralına aykırı genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunu, üç aylık süre içinde huzurdaki davayı ikame ettiklerinin, davacının, genel kurul toplantısında hazır bulunup dava konusu kararlara olumsuz oy vererek muhalefetini tutanağa geçirttiğini, davacının, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen, Genel Kurul'u toplantıya çağıran 08.04.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını, toplantıdan haberdar edilmediğini, her ne kadar 08.04.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı'nda davacı için "katılmadı" notu düşülmüş ise de; Davacının toplantıdan haberdar olmadığı için toplantıda bulunamadığını, yönetim kurulu kararından haricen haberdar olunması üzerine, davacı tarafından Konya 7.Noterliğinden keşide edilen 28.04.2021 tarihli ve 11486 yevmiye numaralı ihtarname ile usulüne uygun olarak toplantıya çağrılmayan genel kurulun toplanmamasının ihtar edildiğini, ancak davacının usulsüzlüğe dikkat çeker ikazlarının dikkate alınmadığının ve Genel Kurul Toplantısının yine de usulsüz olarak gerçekleştirildiğinin, davalı şirket esas sözleşmesi gereği esas sözleşmeyi değiştiren kararların şirket sermayesinin en az %75'ini oluşturan pay sahiplerinin oyuyla alınacağının, yeter sayı sağlanamadığından esas sözleşme değişikliğinin geçersiz olup esas sözleşme değiştirilmişcesine karar alınmasının yerinde olmadığını, Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı gündem maddesinin, esas sözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesine ilişkin olup esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğunu, davacının, davalı şirkette %33,3 pay sahibi olduğunu, anılan esas sözleşme değişikliğine muvafakatinin bulunmadığın, esas sözleşme değişikliği bakımından yeter sayıların sağlanamadığından geçersiz olup hala geçerli olan Esas Sözleşme m.7 hükmü uyarınca Yönetim Kuruluna üç kişi seçilmesi gerekirken, davalı şirket ile benzer pay sahipliği yapılarına sahip dava dışı diğer şirketlerde yapıldığı gibi, iki kişinin seçilmesinin Esas sözleşmeye aykırı olduğunun ve iptalinin gerektiğini, gündem gereği gibi ilan edilmediğini, esas sözleşme değişikliklerinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin ilanda belirtilmesinin gerektiğini, huzurdaki davada sözleşme değişikliği niteliğindeki maddenin ilan edilmediğinden bahisle; Davanın kabulü ile öncelikle 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurulu toplantısında alınan tüm kararların çağrı usulüne uygun yapılmadığından ve gündem usulüne uygun ilan edilmediğinden yokluk ile malul olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce verilen 15.03.2022 tarih ve ████████ Es. ████████ Kar. sayılı kararı ile;Davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı kararı ile; Mahkememiz kararının kaldırılarak, dosyanın mahkememize iade edildiği ve davanın Mahkememizin ... Es. sırasına kaydedilerek, duruşma açılmış ve yargılamaya devam edilmiştir.Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen S.Ü.Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuk ABD. Prof. Dr.Musa Aygül'e tevdi edilerek; BAM kararı doğrultusunda her iki Genel Kurul Gündem Maddelerinin tek tek değerlendirilerek bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenildiği, Prof. Dr.Musa Aygül tarafından düzenlenen 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda; 30.04.2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısın çağrı şekli bakımından Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığının ve gündemin ilan edildiğinin, bu bakımdan şekil şartının tamam olduğunun, 31.05.2023 tarihinde yapılan genel kurula ilişkin TTK m. 414/1'de belirtilen usule uygun olarak genel kurulun toplantıya çağrıldığında ilişkin bilgi ve belge tespit edilemediğinin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde 30.04.2021 tarihli toplantıya ilişkin ilanın bulunduğunu; 31.05.2021 tarihinde yapılan toplantıya ilişkin bir ilanın bulunmadığının, Dosya kapsamında davacı ...'ın şirkette %33,3 paya sahip olduğunun, 30.04.2021 tarihli genel kurulun 4. maddesinde görüşülen, finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı konuların görüşülmesini talep edebileceğinin, dosya kapsamından 30.04.2021 ve 31.05.2021 tarihlerinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında davacı ... ile ...... ve ......'ın her iki toplantıya katıldığının, TTK m. 418 hükmüne göre, davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantılarında, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığının tamam olduğu ve Kanunda veya esas sözleşmede daha ağır nisap öngörülmediğinin, genel kurul toplantısının 5.maddesinde esas sözleşme değişikliğine ilişkin karar alındığını, gündemin 5. maddesinin değerlendirilmesine ilişkin sonucun farklı olduğunun, 31.05.2021 tarihli ertelemeli genel kurul toplantısının 5. maddesi hariç olmak üzere, diğer gündem maddeleri bakımından toplantı ve karar yetersayısının sağlandığının, davacı ...'ın TTK m. 446/1-a hükmü gereğince 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısından gündemin 1., 2. ve 3. maddeleri olumsuz oy kullandığını; ancak muhalefetini tutanağa geçirtmediğini, ...'ın 31.05.2021 tarihli genel kurul toplantısının 4., 6., 7., 8. ve 9. maddelerinde olumsuz oy kullandığını; ancak muhalefet şerhi vermediğinin, davacı ...'ın TTK m. 446/1-a bendi kapsamında iptal davası açma hakkına sahip olup olmadığının tespitinin, öğreti ve Yargı kararları doğrultusunda mahkememizin takdirinde olduğunu, taktiri mahkememize ait olmak üzere 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısının çağrısının usulüne uygun olarak yapıldığı varsayımında, davacı ...'ın 30.04.2021 tarihinde yapılan toplantıya ilişkin TTK m. 446/1-b bendi kapsamında iptal davası açamayacağının, 31.05.2021 tarihli ertelemeli genel kurul toplantısında çağrı usulüne uyulup uyulmadığının mahkememizin takdirinde olduğunu, çağrının usulüne uygun yapılmadığını kabul edildiğinde, çağrının usulsüz olarak yapılmasının kararın alınmasında etkili olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiğinin, 30.04.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 1. ve 2. Maddesi açısından geçersizlik nedenlerinin tespit edilemediğinin, 30.04.2021 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 3. Maddesinde görüşülen yönetim kurulu faaliyet raporunun, TTK m. 420/1'de belirtilen finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamına girip girmediğinin takdirinin mahkememizde olduğunu, mahkememizce bu kapsamda değerlendirilmesi durumunda genel kurul kararına ilişkin yaptırımın Yargı kararları doğrultusunda iptal edilebilirlik olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 4. maddesi açısından, öğretide TTK m. 436/2'de öngörülen oydan yoksunluk hâlinin, ibraya ilişkin ayrı bir gündem maddesi bulunmaması hâlinde, bilançonun onaylanması (örtülü ibra) bakımından da geçerli olacağı yönünde görüşlerin bulunduğunu, bilançoya ilişkin kararın örtülü ibra olarak kabul edilip edilmeyeceğinin ve bu doğrultuda yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksun olup olmadıklarının mahkememiz takdirinde olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 5.maddesi açısından, TTK m. 421/1 ve Bakanlık Temsilcisi Yönetmeliği m. 22'de açıkça belirtildiği üzere esas sözleşme değişikliği için şirket esas sözleşmesinde daha ağır bir yetersayı öngörülebileceğinin, davalı şirket esas sözleşmesinde karar yetersayısı bakımından hüküm olduğunu, ağırlaştırılmış karar yetersayısına aykırı olarak alınan kararların yaptırımı hususunda öğretide görüş birliği bulunmadığının, tespit edilen Yargı kararlarında yoklukla malul olduğunu, 31.05.2021 tarihinde yapılan ertelemeli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının 6. 7. 8. 9. ve 10. maddeleri açısından genel kurul kararlarının kanuna aykırılığa ilişkin bir neden tespit edilemediğinin, 6. ve 7. maddelerin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının mahkememizin takdirinde olduğunun bildirildiği görülmüştür. Anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline ve butlanına ilişkin düzenlemelerin 6102 sayılı TTK'nun 445.ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6102 sayılı TTK'nun 445.maddesinde;" (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklinde, TTK'nun 446.maddesinde;" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." şeklinde, TTK'nun 447. Maddesinde; " (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve ██████████ Es. █████████ Kar. Sayılı ilamında; " Bir genel kurul toplantısından söz edebilmek için ana sözleşme ve yasanın öngördüğü yeter sayılarla alınmış bir kararın varlığı gereklidir. Eğer ortaklarca yasal bir genel kurul gerçekleştirilmemiş ise bu toplantıda alınan kararlar yok hükmündedir. Yine, toplantı veya karar yeter sayılarının sağlanamadığı, bakanlık temsilcisinin katılmadığı toplantılar da aynı şekilde yok hükmünde sayılmalıdır. Usul ve şekil kurallarına uygun olarak yapılmış olsa da konusu imkansız ya da Yasa'nın veya ana sözleşmenin emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına, şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına dair hükümlere aykırı olan kararlar da batıl addedilmelidir. Yokluğun veya batıllığın tespiti hususunda dürüstlük kurallarına aykırı düşmedikçe olumlu oy vermiş paydaşlar da dahil olmak üzere menfaat sahibi tüm ilgililer herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açabilirler. Ancak, yokluk ve butlanı gerektiren hususun öğrenilmesinden sonra uzun süre sessiz kalıp dava açmayan ilgililer yönünden TMK'nın 2. maddesi uyarınca dava açma hakkının düşüp düşmediğinin de değerlendirilmesi gereklidir." şeklinde kabul edilmiştir.Ticaret sicil müdürlüğünden gönderilen Ticaret Sicil Gazetesinin █████/2019 tarih ve 9945 sayılı nüshası kayıtlarına göre, davalı şirketin hissesinden 164 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin( %33,4 oranı) ......'a, 163 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin(% 33,3) oranı) davacı ...'a, 163 adet(A) Grubu, 170 adet (B) Grubu hissenin(%33,3 oranı) ......'a ait olduğu, davalı şirketin kuruluştaki esas sözleşmesine göre, kuruluşta 3 yıllığına yönetim kuruluna ......, davacı ... ve ......'ın seçildikleri, █████/2019 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kuruluna ......, davacı ... ve ......'ın üç yıllığına oybirliği ile seçildikleri görülmüştür.Davacı tarafın █████/2021 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların butlanı veya iptaline ilişkin terditli taleplerinin incelenmesinde;Her ne kadar mahkememizin önceki kararında usulüne uygun yönetim kurulunun toplanarak genel kurulu kararı almadığı, toplanacak genel kurulunun gündem maddelerininde yönetim kurulu tarafından belirlendiği, yok hükmünde olan yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlarında yok hükmünde olduğu, bu durumda çağrısız genel kurul toplantısına ilişkin TTK'nun 416. Maddesinin sadece çağrıda ki usulsüzlüğe ilişkin bir düzenleme olması nedeniyle uygulanma kabiliyetinin bulunmadığından bahisle karar verilmiş ise de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı kararı karşısında geçersiz bir yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısına tüm ortakların katıldığı ve toplantının başında davacının toplantı yapılmasına karşı koymadığından çağrının usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, kaldı ki çağrının usulüne uygun yapıldığı değerlendirilerek davacının TTK'nun 446/1-b maddesi gereğince iptal davası açamayacağı, toplantı sırasında da usulünce her bir gündem maddesine karşı muhalefet şerhi bulunmadığından TTK'nun 446/1-a maddesine dayalı iptal davası açamayacağı, gündemin 3. Maddesinde görüşülen faaliyet raporlarının görüşülmesi esasen finansal tablolar kapsamında olup TTK'nun 420.maddesi kapsamında ertelenmesi gerekmekte ise de bu durumun yokluk olmayıp iptal edilebilirlik olduğu, TTK'nun 446/1-a ve b. Maddesi kapsamında düzenlenen şartlar bulunmadığından davacının █████/2021 tarihli genel kurul kararının butlanı veya iptaline yönelik talebin yerinde olmadığı, Davacı tarafın ertelenen █████/2021 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların butlanı veya iptaline ilişkin terditli taleplerinin incelenmesinde;Her ne kadar mahkememizin önceki kararında usulüne uygun yönetim kurulunun toplanarak genel kurulu kararı almadığı, toplanacak genel kurulunun gündem maddelerininde yönetim kurulu tarafından belirlendiği, yok hükmünde olan yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlarında yok hükmünde olduğu, bu durumda çağrısız genel kurul toplantısına ilişkin TTK'nun 416. Maddesinin sadece çağrıda ki usulsüzlüğe ilişkin bir düzenleme olması nedeniyle uygulanma kabiliyetinin bulunmadığından bahisle karar verilmiş ise de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 27.10.2023 tarih ... Es. ... Kar. sayılı kararı karşısında geçersiz bir yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurul toplantısına tüm ortakların katıldığı ve toplantının başında davacının toplantı yapılmasına karşı koymadığından çağrının usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, çağrıdaki usulsüzlüğün kararların alınmasında bir etkisinin bulunmadığı, bu durumun tek başına iptal sebebi olmayacağı bu nedenle genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10. Gündem maddeleri ile ilgili butlanı ve iptale ilişkin şartlar bulunmadığından davacının █████/2021 tarihli genel kurulun 6,7,8,9 ve 10. Gündem maddelerinde alınan kararların butlanı veya iptaline yönelik talebin yerinde olmadığı, █████/2021 tarihli genel kurulun 4. Maddesi yönünden; İbranın hukuki niteliği itibariyle menfi borç ikrarı olduğu, İbra edilen işlemler hakkında sonradan maddi bir hataya dayanılmadan ibradan dönülerek ibraya konu işlemler hakkında dava açılmasının mümkün olmadığı, ancak, ibranın borçtan kurtarıcı sonucu doğurabilmesi ibraya konu işlemlerin açıkça ortaya konulması, bilinmesi ve tartışılmasına bağlı olduğu, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve ██████████ Es. █████████ Kar.) ibranın açık olabileceği gibi örtülü ibra şeklinde de olabileceği, TTK'nun 424.maddesi gereğince olağan genel kurul toplantı gündeminde ibra kararı alınmasına yönelik bir gündem maddesi olmayıp da aksi karardan anlaşılmadıkça bilançonun onaylanmasıyla yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibra edilmiş varsayılacağı bunun uygulamada örtülü ibra olarak adlandırıldığı, yine 436. Maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, bu kuralın sadece açık ibra değil, TTK 424 e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulacağı, Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onaylanması ibra anlamına gelmeyeceğinden bu oylama sırasında müdürler ve ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler oy kullanabilecekleri, yapılan genel kurul toplantısında ibraya ilişkin gündem maddesi bulunmadığı, 4.madde ile bilançoya ilişkin gündem maddesinin görüşüldüğü ve kararın oy çokluğu ile alındığı, olumlu oy kullanan dava dışı ortak ...... ve ......'ın aynı zamanda yönetim kurulunda görevli oldukları ve oy kullanma yasağı kapsamında oy kullanamayacakları, bu nedenle 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yeterli nisapta alınmadığı, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararın, gerekli nisabın sağlanmamış olması yönünden yoklukla malul olduğu, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ve █████████ Es. █████████ Kar. sayılı ilamı benzer), █████/2021 tarihli genel kurulun 5. Maddesi yönünden; Esas sözleşme değişikliğine ilişkin 6102 sayılı TTK'nun 421/1.maddesinde; "(1) Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir." şeklinde düzenleme yapıldığı, davalı şirketin esas sözleşmesinin 11. Maddesinin Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisapları" başlıklı bölümünde;"Esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin enaz yüzde yetmişbeşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oy birliği ile alınır....ilk toplantıda öngörülen nisaba ulaşılamadığı takdirde, izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır." şeklinde düzenleme yapıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ve █████████ Es. ██████████ Kar. Sayılı ilamında;"... 2- Ancak, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13/d maddesi ''Ancak şirketin mali yapısını ve mal varlığını etkileyecek kararlar ile sermaye artırımı kararlarında ortakların %75'inin toplantıya katılmaları ve toplam sermayenin %75'inin olumlu oyu ile karar almaları halinde yapılabilir'' hükmünü haiz bulunduğundan, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince ana sözleşmenin bu hükmünün de sözleşmede gösterilen nisaplara uyularak değiştirilmesi gerekmektedir ( Bkz G. ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler, Cilt 3, s 2815 vd-24.03.1994 T., E 6147-K 2195, 02.05.94 T., E 6802 -K 3773). Somut uyuşmazlıkta, ana sözleşme hükmü %75 nisapla değiştirilmediğinden bu hususta alınan karar yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece davacının bu hususa ilişkin isteminin kabulü gerekirken, bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde kabul edildiği, davalı şirket esas sözleşmesinde karar yeter sayısı bakımından hüküm bulunduğu, TTK'nun 421.maddesinde de buna ilişkin düzenleme yapıldığı, sözleşme değişikliğine ilişkin 5. Gündem maddesinde yeterli karar sayısıyla karar alınmadığı, anılan kararın yoklukla malul olduğu, bu nedenlerle Davacının davalı ...'nin 30.04.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3 ve 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine, davalı ...'nin ertelenen 31.05.2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 ve 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, davacının davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...'nin █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3 ve 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine, davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 ve 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, davacının davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 6,7,8,9 ve 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçersiz yönetim kurulu kararına istinaden yapılan genel kurula çağrının usulsüz olduğunu ve tüm genel kurulu sakatladığını, müvekkilinin genel kurulun yapılmasına dair kararının alındığı 08.04.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısına davet edilmediğini ve toplantının müvekkilinin haberi olmaksızın gerçekleştirildiğini, yönetim kurulu toplantılarına çağrının herhangi bir şekil şartı veya kanuni usulünün bulunmadığını, ancak bu durumun toplantıya çağrının yapıldığının ispatı gerekliliğini ortadan kaldırmadığını, davalı şirketin bizzat kendisinin paylaştığı ihtarname ile davalı şirket yönetim kurulu toplantılarının her hafta salı günleri gerçekleştirildiği sabitken davalı şirketin, perşembe günü yapılan toplantının müvekkiline bildirildiğini herhangi bir delille ispat edemediğini, pay sahiplerinden herhangi birisi toplantıya katılsa dahi, toplantıya ve çağrıya muhalefet etmiş ise artık o toplantının çağrısız genel kurul toplantısı gibi değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin toplantıya her nasılsa katılmış olmasından hareket ederek bir genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olmadığı sonuca varılmasının hukuka aykırı olduğunu, usulsüz çağrı kapsamında yapılan genel kurulda alınan kararların tamamının yoklukla malul olduğunun gözetilmesi gerektiğini, ertelenen toplantıya dair çağrı usulünün işletilmediği hususunun rapor ile tespit edildiğini, ancak mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, TTK'da yer alan iptal şartlarının mahkemece çok dar yorumlandığını, müvekkili tarafından olumsuz oy kullanılan genel kurul kararları açısından iptal edilebilirlik şartlarının oluştuğunun kabulünün gerektiğini, müvekkilinin erteleme talebine rağmen, 03.04.2021 tarihli genel kurul toplantısının 3. gündem maddesi kapsamında yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetim kurulu raporunun okunması ve ibrasının ilk toplantıda görüşülüp karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin isabetsiz olduğunu, mahkemece somut olayda iptal edilebilirlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle butlan veya iptal talebinin yerinde olmadığı yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, 30.04.2021 tarihli genel kurul toplantısı 3. gündem maddesinin görüşülmesinin ertelenmesi konusunda faaliyet raporu ve denetim raporu içeriğinin TTK ve yönetmelik hükümlerine aykırı olup olmadığının tespit edilmeden taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu faaliyet raporunun müvekkilinin tutanağa geçmiş beyanları doğrultusunda, açık ve anlaşılır olup olmadığı ve gerçek dışı bilgiler ile muhasebe hilesi ile veri gizlenmesine yol açıp açmadığı değerlendirilmeden taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 31.05.2021 tarihli ertelenen genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun seçimine dair 8. maddenin esas sözleşmeye aykırı olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini, 31.05.2021 tarihli genel kurulun kâr dağıtılmamasına ve huzur hakkı ödenmemesine dair 6. ve 7. maddelerinin dürüstlük kuralına aykırı olup iptalleri gerektiğini, mahkeme tarafından bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, davacının genel kurul gündeminin 4. maddesi için yönetim kurulu üyelerinin oy kullanamayacakları yönünde bir iddiasının bulunmadığını, taraflarınca iddianın genişletilmesine muvafakat edilmediğini, oydan yoksunluk halinin re'sen inceleneceği yönünde bir içtihat da bulunmadığını, bu nedenle mahkemece davacının iddiaları arasında yer almayan "oydan yoksunluk" sebebine dayanarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, oydan yoksunluk halinin "yokluk" sebebi olmadığını, dava konusu genel kurulda açık ibra kararı alınmadığını, sadece bilançonun ve gelir tablosunun onaylanmasına karar verildiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ileri sürülen iddiaların "yokluk" değil "iptal edilebilirlik" halini oluşturduğunu, genel kurul kararlarının yokluğu, genel kurula dair kurucu unsurlarının mevcut olmaması hali için geçerli olduğunu, genel olarak yokluk kavramının, genel kurul kararının temel ilkelerine aykırı iş ve eylemler sebebiyle toplantı yeter sayısının mevcut olmamasında olduğu gibi hiç olmayan, gerçekleşmeyen toplantı ve kararlar açısından söz konusu olabileceğini, dava konusu olayda, usulüne uygun şekilde toplanan, yeterli toplantı nisabına sahip bir genel kurul toplantısı ve usulüne uygun şekilde alınan yeterli karar nisabına sahip kararlar bulunduğunu, bu nedenle dava konusu kararların yoklukla malul olmasının mümkün olmadığını, bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına dair kararda, oydan yoksunluk hali kabul edilse bile, bu durumun yokluk değil TTK 445. maddesi kapsamında iptal edilebilirlik sonucunu doğuracağının kabul edilmesi gerektiğini, ibra kararında olumsuz oy kullanan davacı da şirketin yönetim kurulu üyesi olduğundan diğer yönetim kurulu üyeleriyle aynı hukuki konuma sahip olduğunu, bu nedenle diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra kararında kullandıkları olumlu oy geçersizse, davacının kullandığı olumsuz oyun da geçersiz olduğunu ve olumsuz kullanılan oy bulunmadığından yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesinin de mümkün olmayacağını, mahkemece verilen kararın yönetim kurulu üyelerinin kendilerini ibra etmemeleri gibi ilginç bir durumu doğurduğunu, tüm ortakların yönetim kurulu üyesi olması halinde ibranın doğal durum olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının iptalini talep ettiği kararlarda usulüne uygun dava şartı olan muhalefet şerhi bulunmadığını, davacının genel kurul kararlarını iptal talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, esas sözleşme değişikliğine dair kararların oyların en az %75'ini oluşturan olumlu oyla alınabileceği iddiası yönünden: alınan kararın bir esas sözleşme değişikliği olmadığını, gündem maddesinin esas sözleşmeye sehven ve yanlışlıkla yazılan bir ifade ile ilgili olduğunu, bu durum tüm ortaklara bildirildiğini, bu nedenle esas sözleşme değişikliği niteliğinde olmayan bir hususun esas sözleşme değişikliği gibi değerlendirilip buna göre karar yeter sayısının aranmasının mümkün olmadığını, diğer taraftan, davanın sadece 30.04.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde 31.05.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptalinin istenmediğini, davadaki talebe bağlı kalınarak 30.04.2021 tarihli genel kurul kararlarının iptali şartlarının değerlendirilmesinin yapılması gerektiğini, bu tarihli genel kurul toplantısında ise toplantının ertelendiğini ve iddia edildiği gibi esas sözleşme değişiklik kararının alınmadığını, dava konusu GK kararları arasında bu yönde bir karar bulunmadığından, karar yeter sayısında esas sözleşme değişikliğine ilişkin sayının esas alınmaması gerektiğini, bunun yanında, esas sözleşme değişikliğine dair eski ve yeni metnin ticaret sicilinde ilan edilmemesi ve davacıya tebliğ edilmemesi, çağrının usulsüzlüğü niteliğinde olup tek başına kararın iptali için yeterli olmadığını, aynı şekilde esas sözleşme değişikliklerinden bağımsız olarak gündemin gereği gibi ilan edilmemesi genel olarak tek başına kararın iptali sebebi de olmadığını, davacının oy oranı dikkate alındığında TTK'nın 446/1 maddesinde aradığı şekilde iptali talep edilen kararların alınmamasını sağlama etkisi bulunmadığını, davacının eldeki davayı açma hakkının olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kısmen kabulüne dair kısmının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında ve ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti veya bu kabul edilmediği taktirde iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacının 3 ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirketin ortaklarından olduğu, aynı zamanda davalı şirketin yönetim kurulu üyesi de olduğu, diğer 2 ortağın da aynı şekilde davalı şirketin yönetim kurulu üyesi oldukları, davacının katılmadığı, diğer iki üyenin katıldığı █████/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının █████/2021 tarihinde yapılmasına ve hissedarlara toplantı için çağrı yapılmasına karar verildiği, davacının genel kurul toplantısından 2 gün önce noter kanalı ile davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul kararı verilen yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığını bu sebeple yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunu, planlanan esas sözleşme değişikliği ile ilgili usule riayet edilmediğini bu sebeplerle genel kurulun usulüne uygun toplantıya çağrılmadığını beyan ederek genel kurul toplantısının yapılmamasını ihtar ettiği, daha sonra █████/2021 tarihinde yapılan genel kurula katıldığı, genel kurula tüm ortakların katıldığı, genel kurulda 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ve 2019 yılı denetim kurulu raporunun davacının olumsuz oyuna karşılık diğer iki ortağın olumlu oyuyla kabul ve ibra edildiği, öncesinde davacının yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetim kurulu raporunun müzakeresinin erlenmesini talep ettiği bu talebinin kabul görmediği, ancak davacının bilanço ve gelir tablosunun müzakeresinin ertelenmesi yönündeki talebinin kabul görerek █████/2021 tarihine ertelendiği, █████/2021 tarihinde yapılan ertelenen genel kurula yine tüm ortakların katıldığı ve genel kurulda kararlar alındığı anlaşılmıştır.Davalı her ne kadar █████/2021 tarihinde yapılan ertelenen genel kurul toplantısının dava konusu edilmediğini savunmuş ise de ertelenen genel kurul için ayrı bir çağrı yapılmadığı, ertelenen genel kurulun daha önceki genel kurulun devamı mahiyetinde olduğu bu sebeple █████/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların da dava konusu olduğu kanaatine varılmıştır.Dairemiz kaldırma kararında belirtildiği üzere, Çağrısız Genel Kurul başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 416.maddesinde ise:'' (1) Bütün payların sahipleri veya temsilcileri, aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu toplantı nisabı varolduğu sürece karar alabilirler.'' düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı genel kurul toplantısından önce davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul toplantısının yapılmamasını talep etmiş ise de davacının daha sonra genel kurula ve ertelenen genel kurula katıldığı, toplantı tutanaklarına göre toplantıların yapılmaması yönünde bir itirazda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının ihtarnamede belirttiği genel kurul toplantısının yapılmaması yönündeki talebinden vazgeçtiğini kabul etmek gerekir.Davacı, █████/2021 tarihinde genel kurul yapılmasına ilişkin kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına usulüne uygun çağrılmamış ise de genel kurulun TTK'nın 416.maddesine de uygun şekilde toplandığı anlaşıldığından artık genel kurul yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının geçersiz olduğundan bahisle genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunu kabul etmek mümkün değildir.Tüm bu nedenlerle hem █████/2021 tarihli genel kurulda hem de erteleme sonucu yapılan █████/2021 tarihli genel kurulda alınan kararlar incelenerek madde madde yokluk ya da iptal sebep ve şartlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin █████/2022 tarihli kararı Dairemizce kaldırılmış, Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde karar verilmiştir.6102 sayılı TTK'nın "İptal davası açabilecek kişiler" başlıklı 446. maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açabilecekleri düzenlenmiş olup, muhalefet şerhinin bulunması özel dava şartı niteliğindedir. Yokluk ve butlan durumunda muhalefet şerhine gerek bulunmamaktadır.Davacı hem █████/2021 tarihli genel kurulda 1,2 ve 3 nolu gündem maddeleriyle alınan kararlara hem de erteleme sonucu yapılan █████/2021 tarihli genel kurulda 4,5,6,7,8 ve 9 nolu gündem maddeleriyle alınan kararlara olumsuz oy vermiş ise de muhalefetini tutanağa geçirtmemiştir. İlk derece mahkemesince, █████/2021 tarihli genel kurulda gündemin 3. maddesinde görüşülen faaliyet raporlarının görüşülmesi esasen finansal tablolar kapsamında olup TTK'nun 420.maddesi kapsamında ertelenmesi gerekmekte ise de bu durumun yokluk olmayıp iptal edilebilirlik olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, 6102 sayılı Kanun'un 420 inci maddesi gereğince azınlığın finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini istemesi üzerine toplantı başkanının başka bir işleme gerek olmaksızın toplantıyı bir ay sonraya bırakmak durumda olup anılan hüküm uyarınca finansal tabloların ve buna bağlı gündem maddelerinin karara bağlanamayacağı, anılan emredici hükme aykırılığın yaptırımının yokluk olduğu, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas-█████████ Karar ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamları) bu sebeple █████/2021 tarihli genel kurulda 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi, 1 ve 2 nolu gündem maddeleri ile alınan kararlarda ise yokluk ve butlan durumunun bulunmadığı, iptal edilebilirlik açısından ise davacının muhalefetini tutanağa geçirtmediği bu maddelere yönelik yokluğunun tespitine talebinin reddine, iptali talebinin ise dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine. 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın ise davacının talebi doğrultusunda toplantının ertelenmesine yönelik bir karar olduğundan bu maddeye yönelik yokluk veya iptal talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken █████/2021 tarihli genel kurulda alınan kararların tamamının yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine şeklinde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Erteleme sonucu yapılan █████/2021 tarihli genel kurulda alınan kararlara gelince; ilk derece mahkemesince 4 ve 5 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yoklukla malül (mutlak butlanla batıl) olduğunun tespitine, 6,7,8,9 ve 10 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir. 4 nolu gündem maddesi ile alınan karar bilanço ve gelir tablosunun kabul ve ibrasına, 5 nolu gündem maddesi ile alınan karar ise esas sözleşme değişikliğine ilişkindir.Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih, ████████ Esas- █████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ibrası açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. Açık ibra kararı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının gündemde yer alması ve mali tablolarının görüşülüp onaylanmasından bağımsız olarak oylanması halinde söz konusudur. Örtülü ibra ya da ibra varsayımı ise genel kurulun gündeminde ibra kararı alınmasına ilişkin bir gündem maddesi olmamasına rağmen aynı genel kurulda bilançoların onaylanmasına ilişkin bir gündem maddesi olması ve genel kurulca bilançoların onaylanmasına karar verilmesi halinde söz konusu olup bu durum 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesinde düzenlenmiştir.( Ersin Çamoğlu, Ünal Tekinalp, Reha Poroy, Ortaklıklar Hukuku I, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 15. Baskı, 2021, s.461) Anılan hükme göre bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğuracak, başka bir deyişle anılan kararın alınması yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğine dair bir karine meydana getirecektir. 6102 sayılı Kanun'un 436 ıncı maddesinin ikinci fıkrasınındaki açık düzenleme karşısında yönetim kurulu üyelerinin açık ibra kararında oydan yoksun olduğu hususunda şüphe bulunmamaktadır. Anılan Kanun'da yönetim kurulu üyelerinin örtülü ibra sonucunu doğuracak bilançonun onaylanmasına ilişkin kararda oydan yoksun olup olmadıklarına dair açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte yönetim kurulu üyelerinin örtülü ibra sonucunu doğuracak bu kararlarda da oydan yoksun oldukları kabul edilmelidir.( Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku,Vedat Kitapçılık, İstanbul, 4. Baskı, s.368) Aksi hal yönetim kurulu üyelerinin ibra kararlarındaki oydan yoksunluk halinin örtülü ibra sonucunu doğuran bilançonun onaylanması kararıyla dolanılması sonucunu doğurabileceği gibi yönetim kurulu üyelerini ibra kararında oydan yoksun kılan hükmün amacı ve ruhuyla da bağdaşmaz. Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davaya konu genel kurulun gündeminde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin bir gündem maddesi bulunmadığı gibi genel kurulda da yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin herhangi bir karar alınmamıştır. Ancak genel kurulun 4 nolu gündem maddesiyle ilgili döneme ilişkin bilanço ve gelir tablosunun davacının olumsuz oyuna karşılık diğer iki ortağın olumlu oyuyla onaylanmasına karar verilmiş olup 6102 sayılı Kanun'un 424 üncü maddesine göre alınan bu kararın, kararda aksi de belirtilmediğinden, yönetim kurulu üyelerinin ibrası sonucunu doğuracağı ve örtülü ibra kararı niteliğinde olduğu izahtan varestedir. 4 nolu gündem maddesiyle alınan karara olumlu oy kullanan dava dışı ortak ...... ve ......'ın aynı zamanda yönetim kurulunda görevli oldukları ve oy kullanma yasağı kapsamında oy kullanamayacakları, bu nedenle 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yeterli nisapta alınmadığı, bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasına ilişkin kararın, gerekli nisabın sağlanmamış olması nedeniyle yok hükmünde olduğu, yine 5 nolu gündem maddesi ile alınan kararla davacının olumsuz oyuna karşılık diğer iki ortağın olumlu oyuyla esas sözleşme değişikliği yapıldığı, şirketin esas sözleşmesinde '' Esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin enaz yüzde yetmişbeşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin oy birliği ile alınır'' hükmü bulunduğu, esas sözleşme değişikliğine ilişkin kararın yeterli nisapla alınmadığı bu sebeple yok hükmünde olduğu bu sebeple ilk derece mahkemesince 4 ve 5 nolu gündem maddeleri ile alınan kararlara yönelik yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. 8 nolu gündem maddesi ile yeni yönetim kurulu seçilmiş ve yok hükmünde olan esas sözleşme değişikliğine ilişkin 5 nolu gündem maddesine dayalı olarak yönetim kuruluna 2 kişi seçilmiştir. 5 nolu gündem maddesine dayalı olarak yönetim kuruluna 2 kişi seçilmiş ise de, 5 nolu gündem maddesi yok hükmünde olduğundan ve esas sözleşmeye göre yönetim kurulunun 3 kişiden oluşması gerektiğinden yönetim kurulu oluşmamıştır. Bu sebeple 8 nolu gündem maddesi ile yönetim kurulunun seçimine ilişkin alınan karar fiili olarak esas sözleşme değişikliği niteliğinde olduğundan yok hükmündedir. Açıklanan nedenle mahkemece 8 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken bu maddeye yönelik talebin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Ayrıca 6,7 ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararlarda yokluk ve butlan durumunun bulunmadığı, iptal edilebilirlik açısından ise davacının muhalefetini tutanağa geçirtmediği bu maddelere yönelik yokluğunun tespitine talebinin reddine, iptali talebinin ise dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine. 10 nolu gündem maddesi ise dilek ve temennilere ilişkin olup davacının hak ve menfaatini etkileyen bir karar alınmamış olduğundan 10 nolu gündem maddesine yönelik yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 6,7,9 ve 10 nolu gündem maddesi ile alınan kararların yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin reddine şeklinde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle tarafların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Tarafların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleşince ve talep halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcı ile 60,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.743,10 TL isitnaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı ...'nin █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,2-Davacının davalı ...'nin █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 1 ve 2 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğunun tespitine talebinin REDDİNE, iptali talebinin ise DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,3- Davacının davalı ...'nin █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin hukuki yarar DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,4-Davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 4,5 ve 8 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,5-Davacının davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 6,7 ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların yokluğunun tespitine talebinin REDDİNE, iptali talebinin ise DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE.6-Davacının davalı ...'nin ertelenen █████/2021 tarihli 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısındaki 10 nolu gündem maddesine yönelik yokluğunun tespitine veya iptaline yönelik talebinin hukuki yarar DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, REDDİNE,7-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan 127,10 TL ilk yargılama harcı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 97,70 TL tedbir harcı olmak üzere toplam 386,90 TL yargılama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından istinaf öncesi sarfına mecbur kalınan 750,00 TL bilirkişi ücreti ile 237,40 TL tebligat ve posta gideri ile istinaf sonrası 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 150,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.637,90 TL yargılama giderinin kabul red durumuna göre takdiren yarı oranında olan 1.818,95 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,10-Davalı tarafça sarfına mecbur kalınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan tebligat ve posta giderinden oluşan 150,00 TL yargılama giderinin kabul red durumuna göre takdiren yarı oranında olan 75,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,12-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 59,30 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 31.12.2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı doğrultusunda talep halinde davacı tarafa iadesine, 13-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan 80,70 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin 27.10.2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı doğrultusunda talep halinde davalı tarafa iadesine, 14-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A....T.'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A....T.'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 16-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,D)İlk derece mahkemesince yazılan █████/2025 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,E)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, F)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır...