Telefon kablolarına zarar verme suçunda 12 yıllık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilirken, gece vakti işlenen hırsızlık suçundan mahkûmiyetin onanması.
Özet: Sanık hakkında katılan kuruma ait telefon kablolarının kesilmesi eylemine ilişkin kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, suçun işlendiği tarihten itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan düşme kararı ile bozulmuş; buna karşılık, gece vakti telefon kablosu çalınmasıyla işlenen hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, tebliğnamenin aksine olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı, gece vakti artırımı ve etkin pişmanlık indirimi hatalı uygulansa da aleyhe temyiz bulunmadığı gerekçesiyle temyiz taleplerinin reddiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeI. Sanık Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan kuruma ait telefon kablolarının kesilip, telefon direklerinin kırıldığı olayda sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 05.07.2008 tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenSanığın gece vakti telefon kablosu çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a, 143/1. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-d, 67/4. maddeleri uyarınca 15 yıllık olağan zamanaşımı, 22... aylık olağanüstü zamanaşımına tabi olması sebebiyle Tebliğname'de düşme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.Olay günü 03.30 sıralarında tanık ... 'nın hırsızlık konusu telefon kabloların bulunduğu direklerin yıkılma sesi duymasıyla, hırsızlık olayında kullanılan aracın uzaklaştığını gördüğünü beyan ettiği ve UYAP'tan alınan kayıtlara göre olay tarihinde, yaz saati uygulaması sebebiyle güneşin 05.21’de doğduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-e maddesi uyarınca saat 04.21’den önceki zaman diliminin gece olarak kabulü ile eylemin gece sayılan zamanda işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanığın cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ile suçun işlendiği andan itibaren kesintisiz bir takip söz konusu olmadığı, yapılan ihbar üzerine jandarma tarafından yol kontrolünde sanıkların yakalanmış oldukları ve yakalandıkları araç içinde bulunan bıçaklarda kablo kalıntılarının bulunması dikkate alındığında; sanık hakkında uygulama koşulları oluşmadığı hâlde, 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.