Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kaçak elektrik kullanımı tespitiyle düzenlenen faturaların iptali ve alacaklı tarafça başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davalarına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir şirketin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tanzim edilen tutanak ve tahakkuk ettirilen faturalar neticesinde başlayan icra takibi ile iddiaları reddeden şirketin açtığı menfi tespit davasının birleştirildiği uyuşmazlıkta; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporlarına dayanarak tutanak öncesi tüketim ortalamalarıyla kıyaslamada bariz fark olduğunu ve kaçak kullanımın tespit edildiğini belirterek, kısmen menfi tespiti kabul ve kısmen itirazın iptali yönünde hüküm kurmuş; karara karşı, bilirkişi raporlarının objektifliği ve hesaplama metodolojisi eleştirilerek temyiz yoluna başvurulmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/... E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; davalının, müvekkili şirket hakkında kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla 01.07.2022 tarihli ve H/... 0 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenleyerek 43.724,02 TL ve 116.314,15 TL bedelli faturaları tahakkuk ettiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davalı şirket personelince Yönetmeliğe aykırı olarak tutanak tutulduğunu ileri sürerek; tutanağın ve bu tutanağa dayanılarak kesilen cezaların iptaline karar verilmesini, aksi kanaat halinde fatura bedellerinin bilirkişi marifeti ile hesaplanarak fazlaya ilişkin tutarlar yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; 01.07.2022 tarihinde müvekkili şirket çalışanlarınca yapılan kon- trollerde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine H/... 0 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) gereği 8593 kWh karşılığı 43.724,02 TL, 61612 kWh karşılığı 116.314,15 TL kaçak kullanım ek faturası tanzim edildiğini ve toplamda 160.038,17 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, bu faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi üzerine, kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 161.372,67 TL'nin tahsili amacıyla icra takibinine girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin saha ekipleri tarafından 01.07.2022 tarihinde yapılan kontrolde; davacı şirketin sayacının R ve T fazlarının şöntlü olduğu, sayacın bu fazlarda eksik kayıt yaptığının tespit edilerek H/... 0 seri numaralı tutanak tanzim edilerek video kaydının alındığını, davacı tarafça müvekkili tarafından düzenlenen tutanak ve kayıtların aksi yönde delil sunulmadığını, müvekkilinin tespit, tahakkuk ve faturalama işlemlerinde bir hata bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davası nedeniyle bu davanın derdestlik sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin kaçak veya usulsüz kullanım yapmadığını, tutanağın içeriğinin gerçeği yansıtmadığı gibi ilgili Yönetmeliğe aykırı olarak hazırlandığını, müvekkili şirket yetkilisinin tutanak tutulduğu anda orada olmamasına rağmen imzadan imtina edildiği şeklinde şerh düşüldüğünü, müvekkiline ait işletmede var olmayan elektrikli aletlerin tutanağa yazıldığını, tüketim değerlerinin de gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak tutulan tutanağın hiçbir somut delile dayanmadığını, davacının haksız kazanç sağlama amacında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarıyla; tutanak tarihi öncesindeki ihtilafsız dönem günlük tüketim ortalaması karşılaştırıldığında bariz fark bulunduğu ve tutanak tarihi itibariyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, bilirkişilerce ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, asıl davada davacının icra dosyasında davalı şirkete 16.992,78 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada davalı şirketinin itirazının 143.045,39 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, davacı şirketinin fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun içerdiği teknik inceleme ve gerekçe itibariyle hüküm vermeye ve yargısal denetime elverişli olduğu gerekçesiyle, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı/birleşen davada davalı vekili; bilirkişi raporlarının objektiflikten ve bilimsellikten uzak olduğunu, tutanak öncesindeki dönemde, tüketimin az olduğu gerekçesi ile kaçak kullanım sonucuna varıldığını, işletmedeki tüm aletlerin 14 saat çalıştığı ve günlük 255,64 kwh elektrik tükettiği varsayımı ile hesaplama yapıldığını, Yönetmeliğin 42. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince kaçak kullanım süresi 90 günü geçemeyeceği halde raporunda geriye dönük bir yıllık düşük tüketim baz alınarak hesaplama yapıldığını, avans faizi uygulanmasının haksız olduğunu ve yasal faiz üzerinden devamına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı/birleşen davada davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının karşılanmadığını, müvekkili tarafından yapılan tespit, tahakkuk ve faturalama işleminin yürürlükteki mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporundaki güç miktarı hatalı olduğundan neticede tespit edilen asıl alacak, faiz ve KDV'nin de eksik olarak hesaplandığını, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutulan tutanak ve düzenlenen faturalara ilişkin menfi tespit, birleşen dava ise söz konusu borcun tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı gibi denetime ve hüküm kurmayada elverişli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!