Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinde, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ve hasar farkı tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemiyle açılan davanın istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazasında aracında değer kaybı ve hasar farkı oluştuğunu iddia eden davacının, kusurlu aracın sigorta şirketine karşı açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesince 40.000 TL değer kaybına hükmedilmesi üzerine davalı sigorta şirketinin kusur oranı, bilirkişi raporundaki hesaplama hataları, aracın geçmiş hasarları, faiz başlangıcı ve usuli eksiklikler gibi konularda ileri sürdüğü itirazlarla istinaf yoluna başvurarak kararın kaldırılmasını talep etmesini ve istinaf merciinin bu talepleri incelemesini detaylandırmaktadır.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : RAY SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat ( sigorta sözleşmesinden kaynaklı)
BAŞVURU TARİHİ : 27.10.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.12.2025
KARAR TARİHİ : 24.06.2026
YAZIM TARİHİ : 24.06.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 41 ... plaka sayılı aracın maliki olduğunu, █████/2024 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ... yönetimindeki 41 ... plakalı aracı ile geri geri gelirken çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, davalının sigortalısı olan 41 ... plaka sayılı aracın kusurlu olduğunu, davacının aracında 38.000,00-TL'lik onarım gerçekleştiğini, ayrıca orijinal parça kullanılması zorunlu iken orijinal parçaların kullanılmadığını belirterek şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli, orijinal parça kullanılmaması nedeniyle 100,00-TL hasar farkı tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 19 08 2.024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temel temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28.07.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini 40.000 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını ,davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, Ray sigorta A.Ş tarafından kasko sigortacısı Zürih sigorta A.Ş ye 69.849,15-TL tutarında rücu tazminatı ödemesi yaptığını,davalı sigorta şirketi davaya konu aracın hasar onarımı kapsamında gerekli tüm ödemelerinin yapıldığını, hasar tutarının KDV sine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, dava dilekçesi eklerinde aracın geçmiş hasar kayıtları ağır hasar kaydına ilişkin herhangi bir evrakın mevcut olmadığını, aracın tramer sorgusunun yapılıp geçmiş hasarları ağır hasar sorgusunun dosyaya sunulması gerektiğini, aracın geçmişte aynı bölgeden hasarı mevcut ise ikinci kez aynı bölgeden alınan hasarın araçta değer kaybı yaratmayacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 40.000,00 TL değer kaybı tazminatının bakiye poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacak şekilde temerrüt tarihi olan 29.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının bakiye hasar bedeline ilişkin isteminin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ATK marifetiyle kusur tespiti yapılmaksızın hüküm kurulamayacağını, sigortalı araç yönünden kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini, araçta bulunan bir teknik arızanın sebep olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yöntemi kullanıldığını, aracın geçmişte aynı bölgeden hasarının mevcut ise ikinci kez aynı bölgeden alınan hasarın araçta değer kaybı yaratmayacağını,kaza tarihi itibariyle, yürürlükte bulunan Genel Şartlar uyarınca, yapılacak olan bilirkişi incelemesinde tazminat hesabında Genel Şartlarda yer alan unsurların dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketten tahsili talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini ve beyanda bulunmak üzere süre verilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 20.02.2024 tarihinde, davacıya ait araçla davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacının aracında hasar oluşmuştur.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsüne kural ihlali verilmiş, mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda davalı nezdinde sigortalı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, kazanın oluş şekline göre belirlenen kusur oranları yerinde bulunmuştur. Aynı raporda, davacının gerçek zararının Yargıtay güncel içtihatlarına göre belirlendiği ve makul olduğu,ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı tarafça beyanda bulunulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.10.2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 2.732,40 TL istinaf nispi ilam harcından peşin alınan toplam 684,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.048,40 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı tarafın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.06.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!