Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanan motosiklet sürücüsünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine karşı Güvence Hesabının müterafik kusur ve rapor eksikliği gerekçeleriyle yaptığı istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan motosiklet sürücüsünün geçici ve sürekli iş göremezlik zararları için Güvence Hesabından talep ettiği tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacıya toplam 201.042,24 TL maddi tazminat ödenmesine hükmettiği karara karşı davalı Güvence Hesabı, kazanın oluş şeklinin davacı beyanı dışında kanıtlanmadığı, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, aktüer raporlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve aralarındaki farklılıkların açıklanmadığı iddialarıyla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI : GÜVENCE HESABI VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)BAŞVURU TARİHİ : 20.10.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.12.2025 KARAR TARİHİ : 17.06.2026 YAZIM TARİHİ : 17.06.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.11.2017 günü çalıştığı şirkete ait 34 ... plakalı motosikletle seyir halindeyken dava tarihi itibarıyla plakası alınamayan ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin çarpması sonucu yaralandığını, kusurlu aracın plakasının tespit edilememesi nedeniyle zararın giderilmesi için 18.06.2018 tarihinde davalı Güvence Hesabına yapmış bulundukları başvurunun 21.06.2018 tarihinde red cevabı ile sonuçlandığını belirterek belirsiz alacak davası olarak geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden 8 gün sonra işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı Güvence Hesabı cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın araştırılarak aracın ve sürücünün tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza ile ilgili kaza gününde hiçbir tutanak düzenlenmediği, kazadan yaklaşık 2 ay sonra polis merkezine davacıya bir aracın çarpıp kaçtığına dair şikayetçi olunduğunu, davacının ifadesinden başka davacının iddialarını ispatlayacak bir beyan ve belgenin bulunmadığını,varsa plakası tespit edilemeyen aracın kusur oranı ile sigorta teminat limiti dahilinde sorumlu oldukları iddia olunarak davanın reddi talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile 64.371,11TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Güvence Hesabı tarafından istinaf yoluna başvurulması neticesinde Dairemizin 24.05.2023 tarih █████████ E, ████████ sayılı kararıyla yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda davacının maddi tazminat davasının kabulüne; 198.850,13TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.192,11 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 201.042,24 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sadece davacı beyanına göre olayın beyan edilen şekilde gerçekleştiğinin kabulü ve kusur dağılımı yapılmasının hatalı olduğunu, 34 ... plakalı araçtaki hasarın davacı tarafından beyan edilen motosiklete ait olup olmadığının tespit edilemediğini, nitekim, bilirkişi tarafından da motosiklette kaza ile uyumlu bir hasar bulunup bulunmadığının tespit edilemediği belirtildiğini, motorsikletin 50 cc üzerinde olup olmadığı araştırılması gerektiğini, motosiklet türü belirlenmeden kurumun sorumlu olduğunun kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunda maluliyete neden olan arazın omuz ve el parmağı bölgesinden olduğu anlaşıldığını, davaya konu trafik kazasında, davacının kask ve koruyucu elbise/eldiven kullanmamış olmasının bu zararın meydana gelmesine/zararın artmasına sebebiyet verdiğinin görüldüğünü, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Islah dilekçesinde sözü edilen 16.12.2024 tarihli aktüer raporu dosyada mevcut olmadığını ve kendilerine tebliğ edilmediğini, bu bakımdan, savunma haklarının kısıtlandığını, iki aktüer raporu arasındaki farklılık da açıklanmadığını, eksik inceleme yapıldığı kanaatinde olduklarını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı 17.11.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet srücüsünün uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. Davacı yan tüm aşamalarda tutarlı bir biçimde kendisine beyaz renkli bir aracın çarptığını ileri sürmüş, bu hususta tanıklarını dinletmiştir. Davacı olay günü hastaneye bir kısım tanıklarca götürülmüştür. Mahkemesince alınan ATK raporuna göre de davacıdaki daimi maluliyet oranının %2 düzeyinde olup iyileşme süresi üç ay olduğu belirtilmiştir. Kazanın gerçekleşmesinden sonra düzenlenen adli muayene raporları incelenerek oluşturulan maluliyet raporunda kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı kurulmuştur. Tüm bu tespitlere göre davacının motosikleti ile gitmekte iken kendisine plakası tespit edilmeyen bir aracın çarptığı, yaralanmasının trafik kazasından kaynaklandığı, sabit olduğundan davalıya husumet yöneltilmesinde ve davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı husus olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkemece keşif sonrası makine mühendisi bilinkişisinden alınan kusur raporunda kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görülmüş, ayrıca mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiğinden ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiğinden, yine mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hazırlandığı ve bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği anlaşıldığından davalı Güvence Hesabının bu hususa değinen istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Ancak, Dairemizin kaldırma kararı öncesindeki ilk derece mahkemesi kararını davacı taraf istinaf etmemiş, karar davalı tarafça istinafa getirilmiştir. Bu durumda kaldırma kararı öncesinde verilen karardaki tazminat miktarları bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş olup, mahkemece bu miktarları aşacak şekilde tazminata hükmedilmesi hatalı bulunmuş ise de; anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davalı Güvence hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve ilk derece mahkemesinin ilk kararındaki miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.07.2025 tarih ve ████████ Esas, ████████ sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-HMK'nın353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,A)DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, 64.371,11 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,B)Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken alınması gerekli 4.397,19 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harçları toplamı olan 3.450,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 911,29 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, C)Davacı tarafından yatırılan 3.485,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,D)Davacı tarafından sarf edilen toplam 7.593,30 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre 2.429,85 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, E)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla A.A.Ü.T. Uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,F)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla A.A.Ü.T. Uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,G)Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalının yatırdığı istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine,4-Davalı tarafından yapılan 595,00 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Yatırılan istinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının hesaplanarak yatıranlara iadesine,6-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,7- Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde İlk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17.06.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*