Davalı şirketin HES çalışmaları nedeniyle grup köy yollarında meydana gelen hasarların tazmini, kusur oranları, faiz başlangıcı ve bilirkişi raporu itirazları hakkındaki Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı idarenin, davalı HES şirketinin yol yapım faaliyetleri sonucu köy yollarında meydana gelen zararların tazmini talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi davalıyı %50 kusurlu bularak belirli bir bedelin yasal faiziyle ödenmesine hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış, ancak her iki taraf da kararı temyiz ederek davalının sorumluluğu, bilirkişi raporunun kusur oranı tespiti, faiz başlangıcı, tazminat miktarı ve munzam zarar gibi konularda itirazlarını sürdürmüştür.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin ... ilçesi ... -... - ... - ... - ... Köyleri sınırları içerinde yapılmakta olan ... ve ... - ... - ... Köyleri sınırları içerisinde yapılmakta olan ...-2 HES çalışmalarını yürüttüğünü, davalının bu faaliyetleri kapsamında davacı idareye vermiş olduğu taahhütlerini yerine getirmeyerek yollara zarar verdiğini, yapılmakta olan ...-1 ve ...-2 HES çalışmaları nedeniyle grup köy yollarında muhtelif zamanlarda meydana gelen hasar ve bozulmaların ve bu bozulmalardan kaynaklanan zararın tespiti için İnebolu Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunduğunu, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediğini ileri sürerek; fazlaya dair haklarını saklı kalmak kaydı ile 417.125,63 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; meydana gelen zararın müvekkil şirketin yürüttüğü HES çalışmalarının sebep olduğuna dair hiçbir somut delil bulunmadığını, bölgenin coğrafi durumu ile iklim şartları ve yolların pek çok kamyon ve ağır iş aracı tarafından kullanıldığı hususunun mahkemece gözetilmesi, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin heyelandan sorumlu tutulamayacağını savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu edilen ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü grup yolundaki ve ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü grup yolundaki meydana gelen zararın (haksız eylemin) davalı şirketin hes yapım çalışması kapsamındaki eylemlerinden (%50 kusur ile) ve diğer tetikleyici faktörler (%50 oranda) neticesinde gerçekleştiği, davalı şirketin %50 kusur oranı ile sorumlu olduğu 623.832,84 TL alacağın davalı şirketten alınarak davacı idareye verilmesi gerektiği, temerrüt tarihi olarak ise davacı idarenin davalı şirkete söz konusu zararı bildirdiği tarih olarak belirlendiği, davacı her ne kadar dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz talep etse de davacı vekilinin 22.05.2024 tarihli 2 numaralı celsedeki beyanı ile talebini daralttığı anlaşıldığından faizin 25.10.2017 tarihinden itibaren işletilmesine karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 623.832,84 TL alacağın 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; mevcut delil durumu, 21.11.2012 tarihli taahhütnamede, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olması, dava dilekçesinde munzam zarar veya güncel değer talebinde bulunulmaması ve ıslah dilekçesi sunulmaması, dinlenen tanık beyanlarından köy yollarındaki bozulmalara yağışların ve diğer faktörlerin de sebep olduğunun anlaşıldığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alınarak, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili; müvekkil şirketin sözleşmesel veya haksız fiilden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporlarındaki oran esas alınarak kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin verdiği taahhütlerini yerine getirdiğini ve bugüne kadar birçok ıslah çalışması gerçekleştirdiğini, dava konusu yolda meydana gelen zararların giderilmesinin davacı ... idarenin sorumluluğunda bulunduğunu, davaya konu köy yollarında meydana gelen bozulmalar ve zararlar bölgeyi etkisine alan yoğun yağış sonrasında gerçeklesen pek çok sel ve heyelan afetinden sonuçlarından yalnızca birisi olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
2- Davacı vekili; dava dilekçesinde zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmininin istendiğini, 21.11.2012 tarihli taahhütnamede belirtilen hususların dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda kusur indiriminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, munzam zararın hesap edilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın taahhütnameye dayanmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen taahhütnameye dayanan alacak istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalı tarafından verilen taahhütname gereğince meydana gelen zarardan kusuru oranında sorumlu olduğu, bu kapsamda yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edilerek hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, davacının açıkça dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde munzam zarara ilişkin talebinin olmadığı, davacı kurum tarafından davalıya gönderilen 25.10.2017 tarihli yazı ile zararın tazmini istendiğinden bu tarih itibariyle davalı tarafın temerrüte düşürüldüğü anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!