İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı davasının bilirkişi raporuyla incelenen dava süreci.
Özet: Bu tazminat davasında, davacının aracı, davalı sürücüsünün %100 kusurlu olduğu trafik kazasında hasar görmüş, davacı başlangıçta değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talep etmiş, bilirkişi raporuyla araç mahrumiyet bedelini 4.500,00 TLye artırmıştır; davalı sigorta şirketi ise sorumluluğunu poliçe limitleri ve yapılan ödemelerle sınırlı tutarak davanın reddini savunmuş, bilirkişi raporunda sigorta şirketi dışındaki davalılardan talep edilebilir 4.500,00 TL araç mahrumiyet zararı tespit edilip, zamanaşımı itirazının reddedilmesiyle, alacak miktarının uzman incelemesini gerektiren belirsiz alacak niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacıya ait ... plakalı aracın 27.02.2024 günü davalıya ait ... plakalı aracın çarpması sonucu hasar gördüğünü, olayda davacının kusursuz olduğunu, davalı aracının ... Sigorta A.Ş.'ye ... sigortalı olduğunu, davacı aracında meydana gelen değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davalı şirkete başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, davacının aracından mahrum kaldığını belirtmiş ve şimdilik 1000,00 TL değer kaybı ve 1000,00 TL araç mahrumiyet zararının davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA DEĞER ARTIRIM: Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın talep sonucunu HMK 107 uyarınca artırdıklarını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda talep etmiş olduğumuz dava değerimiz araç ikame bedeli yönünden toplam 4.500,00 TL olarak tespit edildiği, işbu rapor doğrultusunda her türlü ek dava , icra takibi ve sair haklarımız saklı kalmak kaydı ile dava dilekçemizde 1.000,00 TL olan araç ikame bedeli (araç mahrumiyet bedeli ) talebimizi 3.500,00 TL arttırarak 4.500.00 TL ye yükseltiklerini belirterek araç ikame bedeli talebimizi 3.500,00 TL artırarak toplam 4.500,00 TL'nin sigorta dışındaki davalılardan alınarak müvekkilimize ödenmesine, artırılan bu tutarın (sigorta şirketi dışındaki davalılardan) haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle, ... plakalı aracın davalı şirkete 12.07.█████████ vadeli ve ... no.lu ... poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçe limitiyle sınırlı sorumluluklarının olduğunu, davacının dava değerini her bir kalem için ayrı ayrı göstermesi gerektiğini, hasar onarım bedelinin ödendiğini, davacının kendisinin seçtiği serviste tamir yaptırdığını, davalı şirketin aracın onarımı için 49.541,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca tedarikçilere KDV dahil 64.271,54 TL daha ödeme yaptığını, toplam 113.812,54 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğinden davanın reddinin gerektiğini, davacının servise yaptığı başka bir ödeme olmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacının değer kaybı bakımından başvurusunda eksik evrakla başvurduğunu, davacı tarafından ... tarafından belirlenmiş bir eksper tarafından hazırlanmış bir rapor sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının aracında 35.000,00 TL değer kaybı belirlendiğini ve bu bedelin davacıya ödendiğini, bilirkişi tarafından reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, ikame araç masrafının ZMSS kapsamında olmadığından davalının sorumluluğunun olmadığını, olayın haksız fiilden kaynaklandığından hesaplanacak tazminata yasal faizi uygulanması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, eksper raporu ve hasar bilgisi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya bir kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi ve bir sigortacı bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda; dava konusu olayda davalı sürücüsü ...'un %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği bakiye değer kaybının olmadığı, davacının davalı ... Sigorta A.Ş. Hariç diğer davalılardan talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 4.500,00 TL olduğu belirtilmiştir.
Dava; Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ... sigorta poliçesi ile sigortalısı ... plaka sayılı aracın davacıya ait ... plaka sayılı araçla 27.02.2024 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta meydana gelen hasar kaybı bedeli- değer kaybı ile mahrum kalınan süre için kazanç kaybı bedelinin tahsili ile (haksız fiilden kaynaklanan) alacak davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Öncelikle davalı tarafça süresi dahilinde yapılan zamanaşımı definin kaza tarihi, zararın öğrenilme tarihi, ödeme tarihleri, davacı tarafça zararın tahsili için arabuluculuk başvuru tarihi ile dava tarihi tarihi arasındaki süreyle KTK 109 md., TBK 154-156. Maddesi hükmü dikkate alınarak tazmin talebinin süresinde yapıldığının tespitiyle zamanaşımı yönünden davalının itirazının reddine,
Davada alacak miktarının (kusur oranı tespiti, hasar tespiti, oranım süresi vs) bilirkişi incelemesini gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasına engel bir durum olmadığı gibi davanın HMK 109 mad uyarınca kısmi alacak davası şeklinde açıldığı anlaşılmakla bu yöndeki itirazlarının reddine,
HMK 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu belirtilmiş olup, yine zarar görenin (davacı) yerleşim yeri itibariyle Mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”, şeklinde ifade edilmiştir.
Konu ile ilgili olarak, Yargıtay 4.HD'nin ██████████ E- ██████████ -K sayılı kararında; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar vermiştir.
Somut olayda, 27.02.2024 tarihinde saat 11:30 sularında ... ilçesinde ... karayolundan haavalanı istikametine sağ şeritte seyir halinde olan ... plakalı araç sürücüsü ..., aracıyla ... ayrımına geldiği esnada aracının arka kısımlarıyla aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısımları ile çarpması sonucu iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiği, bilirkişilerden aldırılan rapor ile dava konusu olayda davalı sürücüsü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla yerleşim yeri içinde seyrederken aracının hızını yol ve hava durumuna göre ayarlamamış, aşırı hızlı ve dikkatsiz seyretmiş, kavşağa yaklaşırken yavaşlamamış ve önündeki araçlarla arasında güvenli ve yeterli bir takip mesafesi bırakmamış aşırı hızlı seyri sonucu önünde seyreden davacı yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpmış olup, davalı sürücü ... olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden eksper ... tarafından düzenlenen 25.04.2024 tarihli Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz raporuna göre ... plakalı ... marka ... tipi 2015 model olup 96.902 Km'deki araçtaki hasar miktarının parça ve işçilikler toplamı olarak 106.178,36 TL olarak belirlenmiş olup, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle kasko sigorta değeri 514.133,00 TL olup 2. El rayiç satış değeri ise 575.000,00 TL olduğu, aracın kazadan sonraki onarılmış haldeki satış değeri ise, yapılan araştırmaya göre 540.000,00 TL olup araçta 35.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacıya 35.000,00 TL değer kaybı ödemesi ve aracın onarımı için toplam 113.812,54-TL ödeme yapıldığından davacının davalılardan talep edebileceği bakiye hasar- değer kaybı zararı mevcut olmadığı, davacının davalı ... Sigorta A.Ş. hariç diğer davalılardan talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 4.500,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporundaki değerlendirmelere Mahkememizce de itibar edilmekle neticeten davacının davasının kısmen kabulü ile, Mahrum kalınan süre için araç kazanç kaybı bedeli olarak 4.500,00-TL (KDV Dahil) maddi zararın haksız fiil tarihi olan 27.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar ... Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, hasar onarım bedeli yönünden davanın reddine, değer kaybı alacağı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile,
1-a) Mahrum kalınan süre için araç kazanç kaybı bedeli olarak 4.500,00-TL (KDV Dahil) maddi zararın haksız fiil tarihi olan 27.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılar ...Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
1-b)Hasar onarım bedeli yönünden davanın REDDİNE,
1-c)Değer kaybı alacağı yönünden davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 675,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 56,60 TL harcın davalılar ... Limited Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 4.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar .... Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalılardan ...Şti.ve ... Sigorta kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden ilgili davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 60,00 TL ıslah harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 4.230,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.905,40 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%81,82) dikkate alınarak; 11.377,15 TL'sinin davalılar ... Şirketi'nden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.109,16 TL'sinin davalılar ... Şirketi'nden müteselsilen, 690,84 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda okunup usulüne uygun anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!