İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesindeki itirazın iptali davasında, haksız eylemden kaynaklanan ticari kazanç kaybı alacağında uzun dönem araç kiralamada "işleten" sıfatının tespiti.
Özet: Ticari araç kiralama faaliyeti yürüten davacı şirket, davalının sürücüsünün %100 kusurlu olduğu trafik kazası neticesinde aracının 4 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle uğradığı 1.000 TLlik ticari kazanç kaybının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı şirket ise kazanç kaybı alacağının zamanaşımına uğradığını ve kazaya karışan aracın uzun dönem kiralama sözleşmesiyle başka bir şirkete kiralanmış olması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin kiracı olduğunu, dolayısıyla kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.04.2021 tarihinde davalı sürücü ...’ın müvekkiline ait ... plakalı araca %100 kusurla çarptığı, müvekkili şirketin araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiği, aracın onarılarak onarım süresi boyunca kiralanamadığı, ticari kazanç kaybına uğradığı, TBK 49, KTK 85,88. maddelerine atıf yapıldığı, kusurlu araç sürücüsü ile ruhsat sahibinin oluşan ticari kazanç kaybından birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, zararın belirlenmesi için eksper raporu alındığı, günlük kiralama ücretinin ortalama 250,00 TL, onarım süresinin 4 gün, ticari kazanç kaybının 1.000,00 TL olarak tespit edildiği, eksper raporuna istinaden davalı aleyhine 13.03.2023 tarihinde ... 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğu, itirazın iptali davası açma zorunluluğu hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın kabulüne, davalıların haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, takip tutarının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, ... 11. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ikame ettiği icra takibinde, ''Ticari Kazanç Kaybı Alacağı'' talebinde bulunmuş olup davacı şirketin unvanından da araç kiralama faaliyetini ticari gelir kazanma amacıyla gerçekleştirdiği açıkça anlaşılmaktadır. Müvekkil şirket de ticari faaliyeti kapsamında uzun dönem araç kiralama hizmeti vermektedir. tarafların tacir olması, dava konusunun da ticari kazanç kaybı alacağı talebi olması nedeniyle huzurdaki davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olup davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı, talebini kısmi dava olarak ikame ettiğini belirtmiş olup kaza tarihi itibariyle kazanç kaybı alacağı zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazımız bulunmaktadır. Müvekkil şirket yaklaşık 10000 araçlık filosu ile Türkiye çapında uzun dönem araç kiralama hizmeti vermektedir. Kazaya karışan ... plakalı araç, müvekkil şirket mülkiyetinde olup müvekkil bu aracı, 09.04.2018 imza tarihli Motorlu Taşıt Kiralama Sözleşmesi ile 48 ay süreyle dava dışı ... A.Ş.' ye kiralamış ve 22.03.2018 tarihinde teslim etmiştir. (EK-1 Araç Kiralama Sözleşmesi, Araç Teslim Formu) Davacı, müvekkil şirketin dava dışı ... Tic. A.Ş.'ye kiraladığı ... plakalı aracın, davalı ... kontrolündeyken kendi aracı olan ... plakalı araca çarpması sebebiyle araçta oluşan kazanç kaybı tazminatının tahsilini talep etmektedir. Müvekkil şirket ticari unvanından da açıkça anlaşıldığı üzere uzun dönem araç kiralama hizmeti vermekte olup yukarıda da izah edildiği üzere kazaya karışan ... plakalı araç dava dışı firmaya 48 ay süre ile kiralanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. Maddesi uyarınca uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralama söz konusu ise işleten sıfatı kiracıya aittir. Bu urumda cevap veren müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, huzurdaki davanın müvekkil şirket bakımından husumet yokluğundan reddi gerekmektedir. 2918 sayılı KTK 'nın 3. Maddesi bu hususta gayet açıktır : ''...İşleten : Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır...'' Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere işleten sıfatının belirlenmesindeki ölçüt; araç üzerinde fiili hâkimiyet, araçtan ekonomik yararlanma, aracı kendi hesabına işletme, onun masraf ve rizikolarına katlanma esasıdır. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. ... K.... T. 12.11.2018 sayılı kararında ''... İşleten tanımı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 Sayılı Yasanın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve ...'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde ( çok kısa bir süre olmaması kaydıyla ), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse ...'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır...'' denmiş olup alıntılanan içtihat, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Müvekkil, ... plakalı aracı 36 ay süreli uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralamış, işleten sıfatını kiracı firma olan dava dışı ... A.Ş.'ye devretmiştir. T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E.,... K. Sayılı 13.06.2019 tarihli kararında da ''...2918 Sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde ( çok kısa bir süre olmaması kaydıyla ), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır...'' denilmiş olup uzun dönem kiralama sözleşmesinin varlığı halinde , kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin/kiralayanın hukuken sorumlu tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 17.5.1999 tarih, ... E. Ve ...K. sayılı kararında “aracı 30’ar günlük sürelerle kiralayan şirketin (kiracının) işleten olduğunu” kabul etmiştir. Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 15.2.2005 tarih, ... E. Ve... K. sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 1.3.2004 tarih, ... E. ve ... K. Sayılı kararında da örneklerini bulduğu üzere Yargıtay 1 yıl süreli kira sözleşmelerinin uzun süreli olduğunda tereddüt etmemektedir. Dilekçemiz ekinde ibraz olunan delillerin incelenmesi ile de görüleceği üzere ; taraflar arasında kira sözleşmesi imzalanmış, sözleşmeye ilişkin damga vergisi kiracı firma tarafından ödenmiştir. Müvekkil ve dava dışı kiracı firma arasında uzun dönem araç kiralama olgusunun mevcut olduğu hususu son derece açıktır. Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkil şirkete ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesindeki kusuru yargılamayı gerektirmektedir. Kazaya ilişkin olarak tutulan kaza tespit tutanağında sadece müvekkil şirkete ait araç sürücüsüne kusur atfedilmişse de, kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün yol ve trafik koşullarına uygun hareket edip etmediği, aracının hızını seyrettiği yol durumunda göre tayin edip etmediği araştırılmamıştır. Davacının yol ve hız kontrolü yapmadan hareket etmiş olması halinde, dosya kapsamında gündeme gelebilecek tazminattan her halükarda %50’den aşağı olmamak üzere müterafik kusur indiriminin yapılmasını gerekmektedir. Müvekkil şirketin herhangi bir tazminata mahkum edilmesi halinde dahi zarardan maliki olduğu araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekecektir, şeklindeki beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, Sigorta şirketinden hasar dosyası ve Tramer'den kazaya ilişkin kayıtların dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere makine mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıdaki incelemeye göre; ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Kaza tarihinde davacı ... Tic. Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (....) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için yeterli olan 4 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın olay döneminde günlük 200,00 TL’den toplam KDV hariç 800,00 TL KDV dahil 944,00 TL mertebesinde olduğu, her iki davalınında müşterek meydana gelen zarardan sorumlu olacağı tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, davacı şirkete ait aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle davalıdan kazanç kaybının tahsiline yönelik olarak, ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
...11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi , borçluların ise davalı ...Şirketi ve ... olduğu, davacı alacaklı tarafça toplam 1.000,00 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; 09.04.2021-Cuma günü saat 16:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı .... A.Ş. adına tescilli, 09.04.2018 tarihinde imzalanan araç kiralama sözleşmesi ile 15.03.2018-15.03.2022 tarihleri arasında 48 ay süre ile ihbar olunan ... Tic. A.Ş.’ye kiralanmış, ... A.Ş. tarafından hem ... vadeli ... numaralı ... (Trafik) ve hem de ... vadeli ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2018 model, gri renkli hususi otomobil ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bölünmüş .... Caddesi yolunun sağ şeridini takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan ... Köprüsü üzerine geldiğinde ön sağ kesimleri ile önünde aynı istikamette düz seyir halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, davacı ... Şti. adına tescilli, ... plaka numaralı, ... marka,... tipinde, 2018 model, beyaz renkli hususi otomobilin arka sağ kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Dosyada yapılan yargılama, taraf beyanları, hasar dosyası, kaza tutanakları, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 09.04.2021-Cuma günü saat 16:15 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı
...Tic. A.Ş. adına tescilli, 09.04.2018 tarihinde imzalanan araç kiralama sözleşmesi ile 15.03.2018-15.03.2022 tarihleri arasında 48 ay süre ile ihbar olunan ...A.Ş.’ye kiralanmış,... A.Ş. tarafından hem 21.02.2021-21.02.2022 vadeli .. numaralı ... (Trafik) ve hem de 12.09.2020-12.09.2021 vadeli ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2018 model, gri renkli hususi otomobil ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bölünmüş ... Caddesi yolunun sağ şeridini takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan ... Köprüsü üzerine geldiğinde ön sağ kesimleri ile önünde aynı istikamette düz seyir halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, davacı ....Şti. adına tescilli, ... plaka numaralı, ... marka, .. tipinde, 2018 model, beyaz renkli hususi otomobilin arka sağ kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’ın % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, Kaza tarihinde davacı .... Ltd. Şti.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için yeterli olan 4 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın olay döneminde günlük 200,00 TL’den toplam KDV hariç 800,00 TL olduğunun tesit edildiği anlaşıldığından, davanın davalı ...yönünden kısmen kabulüne, davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Yine davalılardan... Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; Karayolları Trafik Kanunu 3. Maddesinde işleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ... E. ... K ve 22.06.2021 tarihli ".... İşleten; KTK’nın 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi” olarak tanımlanmış; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edildiği takdirde bu kişinin de işleten sayılacağı belirtilmiştir. Araç sahibi, aracı için adına yetkili idare tarafından tescil belgesi verilmiş ya da sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. Gerçek işleten, kural olarak aracın sahibi olup, genel hayat tecrübelerine göre aynı zamanda onun zilyetliğine de sahiptir. Ancak her zilyet araç işleteni olmadığı gibi her araç sahibi de zilyet ya da işleten olmayabilir. Trafik kaydı ve araç tescil belgesi mülkiyet ilişkisinin belirlenmesinde sadece bir karine fonksiyonuna sahiptir. İşletme ilişkisiyle, mülkiyet ilişkisi ve vazülyetlik ilişkisi tamamen birbirinden farklıdır ( Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s.704 vd). Bu karine işletenin kim olduğunu gösteren mutlak bir karine olmayıp, işletenin kim olduğunu belirleyen güçlü bir delil niteliğindedir. Bu nedenle KTK’da işleten ve araç sahibi ayrı ayrı tanımlanmıştır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde işletenin tanımı yapılırken şekli ölçüt değil maddi ölçüt esas alındığından işletenin belirlenmesinde; araç üzerinde kurulan fiili hâkimiyet, araçtan ekonomik yararlanma, aracı kendi hesabına işletme, aracın masraf ve rizikolarına katlanma ilişkisi esas alınır. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına veya trafikten çekilmesine, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluştururken; bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade etmektedir. Özellikle aracın yakıt, onarım, yağ, garaj ve diğer parça ve ihtiyaçlarını karşılamak için harcanan paralar, giderler arasında sayılabilir (Eren, s. 705). Yargıtayın sapma göstermeyen yerleşik uygulaması da bu yöndedir. İşleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. O hâlde; kısa süreli olmamak kaydıyla, araç herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredildiğinde artık üzerindeki fiili hâkimiyetin ortadan kalkması, bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da bulunmadığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimse işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulacak, araç maliki sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin, aracı uzun süreli kiralayan kiracı işleten sıfatını kazanacak, araç malikine husumet yöneltilemeyecek, ona yöneltildiğinde ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilecektir. Burada verilen ret kararının borcun olmadığına dair bir ret kararı olmayıp, davalının borçlu sıfatına (taraf sıfatına) sahip olmadığına ilişkin verilen ret kararı olduğu unutulmamalıdır...'' şeklindeki ilamından da anlaşılacağı üzere işleten sıfatı bulunmayan ve aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya veren diğer davalı ...Şirketinin, aracın yalnızca maliki oluğu ancak araç üzerinde herhangi bir hakimiyeti bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ... ŞİRKETİ yönünden pasif husumet yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın davalı ... yönünden KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irad kaydına,
-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 800,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.675,25 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 12.035,05 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%80,00) dikkate alınarak; 9.628,04 TL'sinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ile davalı Oto Plan vekilinin yüzüne karşı davalı ve ihbar olunan vekilinin yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı.█████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!