Konya BAM 6. Hukuk Dairesinin bankanın döviz hesabından onaysız kredi borcu tahsilatı nedeniyle açılan tazminat davası red kararı istinaf incelemesi.
Özet: Davacı bir şirketin, davalı bankanın kredi kartı borcunu rızası dışında ve piyasa kapanışı sonrası döviz hesabından Euro satışı yaparak tahsil etmesi sonucu zarara uğradığı iddiasıyla açtığı tazminat davasında; davalı banka, müvekkili şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmesi uyarınca her türlü hesaptan borç tahsil etme ve rehin hakkına sahip olduğunu, davacının basiretli tacir sıfatıyla sözleşme hükümlerini bilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak bankanın işlemlerinin sözleşmelere ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: █████/2026
YAZIM TARİHİ: █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında █████/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, bütün ticari ödeme ve işlemlerini davalı banka üzerinden yürüttüğünü, müvekkili şirket, davalı banka ile yapmış olduğu kredi sözleşmesine istinaden ........-1 numaralı hesap ile TL endeksli kredi kullandığını, söz konusu hesabın 2021- Kasım ayı kredi kartı dönem borcunun 220.531,26 TL olduğunu, davalı bankanın, müvekkili şirkete ait kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle, 27.12.2021 tarihinde müvekkili firmanın döviz (euro) hesabından piyasa kapandıktan sonra 20.417,75 Euro paranın satışını yaparak borcu tahsil ettiğini, söz konusu satış işlemi yapılmadan önce müvekkilinin izninin alınmadığını, müvekkilinin bu durumdan hesap ekstrelerini incelenirken haberdar olduğunu, yapılan bu satış işlemiyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin aynı banka nezdinde iki farklı hesabının bulunduğunu, bunlardan biri yatırım maksadıyla ve yurt dışı ticaretinden dolayı ihtiyaç duyduğu döviz hesabı diğeri ise Türk Lirası hesabı olduğunu, müvekkili şirket, kredi ödemelerinin gerçekleşmemesi halinde ödemenin herhangi bir hesaptan çekilebilmesine muvafakat gösterir nitelikle bir beyanının bulunmadığını, müvekkilinin TL hesabında yeteri kadar para bulunduğunu, müvekkili şirketin borcunu geciktirme ya da ödeyememe durumunda dahi müvekkilinin bilgisi dışında para çekimine en uygun hesabın Türk Lirası hesabı olduğunu, basiretli tacir niteliğinde olan bankanın, piyasaların açılış - kapanış saatleri dışında satış yapmasının açıkça kusurlu olduğunu, davalı bankanın, müvekkilinin döviz hesabından işlem yaparak müvekkilini zarara uğrattığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı bankanın haksız fiilinden kaynaklanan zararın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davasını belirsiz alacak davası gibi açamayacağını, eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının, müvekkili banka ile imzalamış olduğu sözleşme hükümleri incelendiğinde bankaya her türlü hesabından işlem yapılabilmesi için rehin hapis hakkı verdiğinin görüleceğini, davacının basiretli tacir olduğu da gözetildiğinde kaşe ve imzasının bulunduğu sözleşme hükümlerine göre hareket eden bankaya karşı bilgisi dışında işlem yapıldığını ileri sürmesinin gerçeğe ve TTK hükümlerine aykırı olduğunu, ayrıca, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının 2021 yılından bu yana işbu taleplerini bankaya sunmadığını, davacının ödeme günü hesabında yeterli bakiye bulunmadığından euro hesabından işlem yapıldığını, davacının basiretli tacir olup; imzalamış olduğu sözleşme hükümlerinin ne anlama geldiğini, akıbetini bilmesi gerektiğini, sonradan bilgisi dışında işlem yapıldığını belirtmesinin, tacir olmanın yükümlülüklerine aykırı olduğunu, davacının müvekkili bankadan herhangi bir talepte bulunamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Bilirkişi (Bankacılık) 28.08.2024 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; Davacı ........'nin ........-1 numaralı TL endeksli kredi hesabında 27.12.2021 tarihinde 220.531,26 TL borç bulunduğu, bu borcun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından firmanın döviz hesabından 20.417,75 Euro'nun piyasa kapandıktan sonra satılarak kredi kartı borcunun tahsil edildiği ifade edilmiştir. Davacı, bu işlemin bilgisi dışında yapıldığını ve zarar doğduğunu iddia etmiştir. Davalı banka ise, 03.12.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ne göre borçların herhangi bir hesaptan tahsil edilmesi konusunda rehin, takas ve mahsup hakkına sahip olduğunu ileri sürmüştür. Bilirkişi, banka ile imzalanan sözleşmelerin incelenmesi sonucunda, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu kanaatine varmış, ve banka tarafından döviz hesabından yapılan tahsil işleminin sözleşmelere aykırılık teşkil etmediğini belirtmiştir.
Davacı özetle davalı tarafça aralarındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak ve zararına neden olacak şekilde hesaplarından kesinti yapıldığını iddia etmekte ve bu kesinti nedeni ile uğradığı zararın tazminini talep etmektedir. Aldırılan bilirkişi raporundan davalı finans kurumu uygulamasını sözleme hükümlerine aykırı olmadığı anlaşılmıştır. TTK 18/2. Maddesi gereğince basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunan davacının iddiaları kanıtlanamamış olup bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın, müvekkili şirketin herhangi bir bilgisi ve onayı olmaksızın işlem yaptığını, söz konusu satış işlemi yapılmadan önce müvekkili şirketin iznini almadığını, müvekkili şirketin hesap ekstrelerini incelerken durumdan haberdar olduğunu, yapılan bu satış işleminin müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı bankanın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, müşterisini zarara uğratmaması, haklarını gözetmesi gerektiğini, müvekkili şirketin, kredi ödemelerinin gerçekleşmemesi halinde ödemenin herhangi bir hesaptan çekilebilmesine muvafakat gösterir nitelikle bir beyanının bulunmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin borcunu geciktirme ya da ödeyememe durumunda dahi müvekkilinin bilgisi dışında para çekimine en uygun hesabın Türk Lirası hesabı olduğunu, müvekkilinin TL hesabında yeteri kadar para bulunduğunu, basiretli tacir niteliğinde olan bankanın, para piyasasında bu şekilde piyasaların açılış - kapanış saatleri dışında satış yapmasında açıkça kusurlu olduğunu, hükme esas alınan 28.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda dayanak gösterilen kredi kartı sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin maktu sözleşmeler olup haksız şart bulunduğunu, müvekkili şirkete sözleşme örneklerinin teslim edilmediğini, dava aşamasındaki hiçbir beyanlarının nazara alınmadığını, mahkemece detaylı bir gerekçelendirme yapılmaksızın yalnızca bilirkişi raporunun kopyalanması suretiyle hüküm kurulduğunu, banka tarafından hazırlanan sözleşmelerin maktu olup rapora dayanak gösterilen şartların, müvekkili şirket ile müzakere edilmeksizin ve iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde müvekkili şirket aleyhine dengesizliğe neden olmasından kaynaklı haksız şart niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu, işbu husus değerlendirilmeksizin tanzim edildiğinden hükme esas alınamayacağını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delilere göre davacı şirket ile davalı katılım bankası arasındaki ''Genel Kredi Sözleşmesi'' ve ''Kurumsal Kredi Kartı'' sözleşmesi maddelerine göre müşterinin bankaya olan borçlarının ayrıca ihbara gerek kalmaksızın banka nezdinde bulunan hesaplarından alınabileceğinin, borç döviz hesabından alınırsa o günkü banka kurları üzerinden döviz satışı yapılmak suretiyle borç tutarının karşılanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının davalıya olan kredi kartı borcu nedeniyle TL hesabında bulunan paranın kredi kartı borcunu karşılamadığı için davacının döviz hesabında bulunan Euro'nun banka tarafından satışı yapılarak kalan kredi kartı borcunun tahsil edildiği, sözleşme hükümlerinin haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği, genel işlem koşulu şartlarının mevcut olmadığı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı bir işlemi bulunmadığı buna göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı,ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!