İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, garantili ticari araçta akü patlamasıyla oluşan üretim kaynaklı ayıplar nedeniyle misliyle değişim veya değer kaybı ile ikame araç tazminatı talepli dava.
Özet: Garantisi devam eden sıfır kilometreli aracında akü patlaması gibi ciddi üretim kaynaklı ayıplar oluştuğunu, aracın defalarca servise gitmesine ve birçok parçasının değişmesine rağmen arızaların giderilemediğini ve orijinal vasfını yitirdiğini iddia eden davacı şirket, öncelikli olarak aracın ayıpsız yeni bir araçla değiştirilmesini, bu mümkün olmazsa araçtaki değer kaybı ile aracın serviste kaldığı süre boyunca ikame araç verilmemesi nedeniyle uğradığı zararlarının ticari avans faiziyle birlikte tazminini talep ederken; davalı şirket, doğrudan son kullanıcıya satış ve servis hizmeti vermediğini belirterek, davacının yasal ayıp ihbar sürelerine uymayarak zamanında bildirimde bulunmadığını savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı olan ve halihazırda garantisi devam eden henüz daha 3.000 km civarında olan ... şasi numaralı 2023 model ... plakalı araçta aküden kaynaklı arıza meydana geldiğini ve akü asit patlaması yaşandığını, bunun neticesinde de aracın beyin bağlantı grup soketinin aşırı derece yanarak zarar gördüğünü, garantisi devam eden aracın yetkili servis olan ...’e 24.02.2024 tarihinde teslim edildiğini, aracın birçok parçasının değiştirildiğini, onarımı yapıldıktan sonra tekrar taraflarına teslim edildiğini, sonrasında tekrar arıza verdiğini ve aracın tekrar servise alındığını, bu şekli ile aracın birçok kez servise gittiğini, birçok parçası değiştirildiğini, aracın sıfır ve orijinal vasfını yitirdiğini, uzun süre serviste kaldığını ve sıfır olarak alınan aracın müvekkili açısından katlanılması zor derecede gizli ayıplar yaşanmasından dolayı araçtan beklenen faydanın sağlanamadığını, araçta meydana gelen bu şekildeki ciddi arızanın üretimden kaynaklandığı sonucunun ortaya çıktığını, davalı firmalardan; araca ilişkin servis kayıtları istendiğinde, araçta yapılan işlemlerin, aracın serviste kaldığı süre de dahil olmak üzere arıza kayıtlarının tamamının anlaşılacağını, Müvekkili şirketin işlerinin aracın serviste kalması nedeniyle ciddi şekilde aksadığını, müvekkilinin aracını kullanamaması nedeniyle ciddi şekilde mağdur olduğunu, bu süreçte herhangi bir şekilde ikame araç dahi verilmediğini, müvekkilinin bu nitelikte bir ayıptan sonra aracın onarımı yapılarak teslimini kabul etmediğini ve aracın misli ile değiştirilmesini talep ettiğini gerek yazılı gerekse de sözlü olarak belirttiğini, Müvekkilinin sıfır ayarında satın aldığı araçtan gerekli faydayı sağlayamadığını, öncelikle aracın mevcut hali ile kabule zorlanamayacağı dikkate alınarak birincil talepleri doğrultusunda aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise ikincil talep olarak değer kaybı zararı, aracın tamir tarihi itibariyle hasarsız hâldeki ikinci el değerinin serbest piyasa koşullarına göre saptanması ve tamirden sonra aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak serbest piyasa koşullarında ikinci el araç değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının objektif kriterlerle tespit edilmesi sonucunda müvekkilinin uğradığı zarar miktarı belirli hale geleceğinden zararın tazmininin talep edildiğini, ayrıca; aracın serviste kaldığı süre boyunca müvekkiline ikame araç dahi verilmemiş olup, bundan kaynaklı olarak müvekkilinin uğradığı zararın da giderilmesi gerektiğini, Taraflarınca ... 33. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtar gönderildiğini ve aracın misli ile değiştirilmesi ya da müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesinin talep edildiğini, bahsi geçen ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini ancak taleplerine yönelik olumlu bir değerlendirme yapılmadığını, Taraflarınca dava açılmadan önce Ticari Uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci de başlatıldığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosu ....dosya numarası ile yapılan görüşmeler neticesinde ANLAŞAMAMA tutanağının düzenlendiğini, Terditli olarak açılan davada; müvekkili şirkete ait 2023 model ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle öncelikle aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesini; mümkün olmaması halinde ise; belirsiz alacak davası olarak aracın garantisi devam etmesine rağmen ayıplı olması, serviste birçok değişikliğe uğraması nedeniyle aracın satış bedelinden indirim yapılması, mevcut hali ile uğradığı değer kaybı zararına karşılık şimdilik 1.000-TL zararlarının tazmini, her durumda ise müvekkiline ikame araç verilmemesi nedeniyle oluşan zarara istinaden ileride zararları belirli hale geldiğinde talep artırım dilekçesi sunmak üzere 1.000-TL maddi zararlarının 11.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin son kullanıcılara doğrudan araç satış ve servis hizmeti sunulması faaliyetinde bulunmadığını, Hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, Kanun Koyucunun ticari hayatın pratikliğini gözeterek tacirlere ayıp ihbarı için süreler tanıdığını, bu ihbar sürelerinin açık ayıpta aracın tesliminden sonra iki gün, gizli ayıpta ise aracın tesliminden sonra sekiz gün olduğunu, davacı tarafın ise, yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisine tanınan yasal süre içerisinde Müvekkili Şirket’e herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu aracın güncel olarak yaklaşık 2 yıl gibi uzun bir süredir trafikte olduğunu ve davacı yanın iddiaları dikkate alındığında, Müvekkili Şirkete süresinde bir bildirim yapılmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Alıcının seçimlik hakları” başlıklı 227. Maddesinin alıcıya misli ile değişim ile birlikte başkaca bir talebini terditli olarak ileri sürme hakkı tanımadığını, davacının talep sonucunu net olarak açıklaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Davacının ayıp iddiasına dayanarak ikame araç bedeli (esasen hukuken mahrumiyet zararı) talep etmiş olup kişinin uğramış olduğu kazanç kaybını belirleyememesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, kazanç kaybına uğradığını ifade eden uğramış olduğu kazanç kaybı tutarını ispat ile yükümlü olduğu gözetildiğinde söz konusu talebin de belirsiz alacak olarak talep edilmesinin hatalı olduğunu, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca bazı seçimlik hakların mevcut olduğunu ve bu haklardan bazılarının yalnızca satıcıya karşı kullanılabileceğini, zira Müvekkili Şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki mevcut olmadığından, bedele ilişkin taleplerin Müvekkili Şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, bedel indirimi talebinin ancak ve ancak satıcıya yöneltilebileceğinin açık olduğunu, Müvekkili Şirketin, yalnızca dava konusu aracı Türkiye'ye ithal ettiğini, Müvekkili Şirketin, son kullanıcılara doğrudan araç satış faaliyetinde bulunmadığını, Müvekkili ... Şirketi’nin ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının Türkiye'deki tek yetkili ithalatçısı olup; Müvekkili Şirket son kullanıcılara doğrudan satış gerçekleştirmediğini, dava konusu aracın davacıya satışını konu alan ve dosyada mübrez olan fatura incelendiğinde, iş bu hususun ortaya çıkacağını, davacı ile Müvekkili Şirket arasında herhangi bir hukuki yahut sözleşmesel ilişki bulunmadığını, davacı yanın ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte, davacı yanın bedel indirimi talebinde bulunmuş olması nedeniyle davanın Müvekkili Şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkili Şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde, diğer davalı ...tarafından davacı tarafa aracın serviste geçirdiği 39 gün karşılığı bir ikame araç/mahrumiyet bedeli ödendiğinin tespit edildiğini, Hal böyle iken, davacı tarafın ikame araç bedeli talebinin kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek bir talep olduğunun açık olup her halükarda reddi gerektiğini, dava konusu araçta Müvekkili Şirkete atfedilebilecek herhangi bir ayıp/problem bulunmadığını, davacı yanın araçtan halen sorunsuz bir şekilde fayda sağlamaya devam ettiğini, dava konusu aracın kullanılmasını etkileyen herhangi bir hususun söz konusu olmadığını, nitekim davacı yanın aracı yaklaşık 2 yıl gibi uzun bir süredir kullanmakta olup, bu süre zarfında araç ile 20 bin kilometreden fazla yol yaptığını ve aracın halen sorunsuz bir şekilde kullanılmaya devam edildiğini, Bununla birlikte dava konusu araçtaki hususun diğer davalıya ait yetkili serviste giderildiğini, dava konusu araçta güncel olarak kullanımı ve yararlanmayı etkileyen bir problem bulunmadığı gibi, aracın herhangi bir donanımının çalışmasını etkileyen bir problem de bulunmadığını, davacı yanın ücretsiz onarım hakkını kullandığını ve aracın yetkili servis tarafından standartlara uygun olarak onarıldığını ve davacı tarafa teslim edildiğini, davacı yanın onarıma rıza gösterdiğini ve sürecin hayatın olağan akışı içerisinde sorunsuz bir şekilde tamamlandığının tüm dosya kapsamı ile de sabit olduğunu, araçta Yetkili Servisin müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz olarak davacının bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleştirdiği onarım işlemi ile birlikte davacı tarafın ücretsiz onarım hakkını kullanmış olması karşısında, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Arz ve izah edilen nedenlerle, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir problemin bulunmaması bir yana, araçta hali hazırda kullanımı ve faydalanmayı etkileyen bir sorunun da olmaması nedeniyle, hukuki dayanaktan yoksun olan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, Yargıtay Kararlarından da görüleceği üzere, araçtaki ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için dava konusu araçta ayıp olduğu kabul edilse dahi, davacı yanın ayıpsız misli ile değişim talebi; taraflar arasındaki menfaat dengesini açıkça sekteye uğrayacak, orantılılık ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil edecek ve sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, Zira dava konusu aracın halen davacı tarafından sorunsuz bir şekilde kullanılmakta olduğunu, dava konusu aracın kullanılmasını etkileyecek herhangi bir problem bulunmadığını, davacı yanın araçtan fayda sağlamaya devam ettiğini, dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve Müvekkil Şirket’in de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesini talep ettiklerini, araçtaki ayıp iddiasını kabul ettikleri anlamına gelmemekle beraber, davacının misli ile değişimi talebini ileri sürebilmesi için, davacı tarafından araç üzerinde bir takyidatın bulunmadığına dair bir temiz kağıdının sunulması gerektiğini, araç üzerinde herhangi bir takyidat bulunması halinde, davacı tarafın bu talebini ileri süremeyeceğini, Sayın Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde, araçtaki değer kaybının hesaplanıp Müvekkili Şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı....Tic.A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın müvekkili şirketten 13.11.2023 tarihinde satın alındığını, ayıp iddiasını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte ürünün teslim alındıktan sonra ürünün incelenmesi veya incelettirilmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde durumun süresi içerisinde yasal bildirim yoluyla satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yapılan herhangi bir ayıp bildirimi bulunmadığını, Hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte bir an için aracın ayıplı olduğunun düşünülmesi halinde, kanunda tacirlere ayıp ihbarı için sürelerin tanındığını, bu ihbar süreleri açık ayıpta aracın tesliminden sonra iki gün, gizli ayıpta ise aracın tesliminden sonra sekiz gün olarak düzenlendiğini, davacı tarafın ise, yasal yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisine tanınan yasal süre içerisinde Müvekkil Şirket’e herhangi bir bildirimde bulunmadığını, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir ayıp bulunmadığı gibi müvekkili şirket tarafından kusurlu veya ayıplı bir hizmette bulunulmadığını, Dava konusu araç yönünden müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve aracı tüm standartlara uygun ve ayıpsız bir şekilde davalıya teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından dava konusu araçtan yararlanmayı veya faydasını azaltan ya da ortadan kaldıran nitelikte eksiklik içeren hiçbir hizmette bulunulmadığını ve hangi bir kusurlu eylemi de olmadığını, davacı tarafın ücretsiz onarım hakkını kullandığını ve aracın onarılarak kendisine teslim edildiğini, aracın davacı şirket tarafından 2 yıla yakın süredir kullanılmakta ve 20.000 km'ye yakın yol yaptığını, bu noktada davacı tarafın aracının ayıplı olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığı gibi davacının onarım hakkını kullanarak seçimlik hakkını kullanması nedeniyle işbu dava ile başkaca taleplerde bulunmasının da hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ikame edilen davanın tümüyle reddi gerektiğini, Davacı tarafa müvekkili şirket tarafından aracın serviste geçirdiği 39 gün karşılığı bir ikame araç/mahrumiyet bedeli ödenmiş olduğunu, hal böyle iken, davacı tarafın ikame araç bedeli talebinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte bir talep olup reddi gerektiğini, Dava konusu araçta herhangi bir ayıp bulunmadığı gibi ayrıca araçta herhangi bir zarar veya hasar meydana gelmediğinden değer kaybı da oluşmayacağını, davacıya ait aracın motorunda orijinal parça ile yapılan işlemlerde değer kaybı yaratacak herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, ayrıca davaya konu aracın davacı tarafça nasıl ve ne şekilde kullanıldığı ve aracın hasar görmüş olması ihtimallinin de dikkate alınarak detaylı ve kapsamlı bir şekilde uzman bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi ve durumun tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın soyut iddiaları ile değer kaybı talep etmesi hukuka aykırı olup taleplerinin reddi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın misli ile değişimine karar verilmesi halinde aracın takyidatlardan ari bir şekilde taraflarına iadesine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava konusu aracın tramer kayıtlarının da celbi suretiyle araçta kullanımdan kaynaklı meydana gelen değer kaybının hesaplanması ve Müvekkili Şirkete iadesi gerektiğini, davacının dava konusu aracı 2.el olarak satın almış olup satın aldığı kişi ile aralarındaki satış sözleşmesinin ve aracın satın alındığı zamandaki durumunu gösterir ekspertiz raporunun davacıdan bilgi alınarak celbi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, poliçe ve hasar verileri, servis fişleri, fatura ve banka ödeme dekontları dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya mahallinde yaptırılan keşif ile 2 makine mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; dava konusu ... plakalı aracın 2(iki) farklı arıza için 3(üç) kez garanti kapsamında onarım görmüş olduğu, bu onarımların aracın Akü ve Akü kablolarının üretiminden kaynaklı arızaları ile Katalizatör üretiminden kaynaklı arıza olduğu, tarafımızca 30.05.2025 tarihinde yapılan incelemede dava konusu araçta herhangi bir arızanın görülmediği ve motor çalışma parametrelerinin normal olduğu, davalı ... servisinde ilgili arızaların ücretsiz olarak giderilmiş olduğu, servis tarafından yapılan onarımların yerinde olduğu ve hizmet yetersizliğinin bulunmadığı, onarımı yapılan ve değiştirilen parçalarda tekrar arıza olup olmayacağının teknik olarak tarafımızca belirlenemeyeceği, araçta yapılan onarımlar sonrasında da başka bir arıza çıkıp çıkmayacağı hususlarında görüş verilemeyeceği kanaatine varılmış olup, servis kayıtlarında yer alan arızaların ve yapılan onarımların dava konusu aracın Elektrik/Elektronik sistemleri ile ilgili olduğu, dava konusu aracın kullanımı sırasında başka bir arıza olması durumunda sürücünün panik yapabileceği ve sürüş güvenliğini tehlikeye sokabileceği, ilgili arızaların aracın kullanımının amacı Yük Nakli Ticari olduğu değerlendirildiğinde de araç sürücüsünün araçtan bekleyeceği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik içeren teknik arızalar olduğu, dava konusu aracın arızalarının özellikle son 1,5 yılda görülmüş olması nedeniyle teknik olarak “AYIPLI” olarak değerlendirilebileceği, davacının aracın kullanımı sırasında yaşanan problemleri satın alma aşamasında basit bir kontrol ve muayene ile anlayabilmesi mümkün olmadığından ve arızaların aracın kullanımı ile ortaya çıkmasından dolayı, ayrıca kullanıcı tarafından meydana getirilebilecek arızalar olmadığından, ayıbın niteliğinin de teknik olarak “GİZLİ AYIP” olacağı; 2. Dava konusu... plakalı aracın, davacı tarafından tescil tarihi 29.12.2023 itibariyle, servis kayıtlarında görünen ve garanti kapsamında yapılan Akü ve Elektrik tesisatı değişimi ile Katalizatör değişiminden dolayı, aracın satışı sırasında alıcıların bunu fırsata çevirerek rayiç değerden indirim talep etmeleri veya alımdan imtina etmeleri mümkün olacağından, nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu oluşan ayıp değerinin (değer kaybının) 22.670,00TL (YirmiikibinaltıyüzyetmişTL) olacağı; 3. Dava Konusu aracın, █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasındaki toplam 70 gün ve 55 İşgünü serviste onarım için kalmış olduğu, azami tamir süresinin 45 gün olduğu hususu da değerlendirildiğinde, davacıya 39 günlük ikame araç bedelinin de ödenmiş olduğu görüldüğünden, davacının dava açmadan önceki ikame araç bedeli talebinin yerinde olmayacağı; 4. Meydana gelen arızanın gizli ayıplı olması, garanti süresinin devam ediyor olması ve bu süre içerisinde davalı satıcının yetkili servisine başvuruda bulunulmuş olması nedeniyle ayıp bildiriminin süresinde olduğu, 5. Davalı ...’un, satıcı olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davalı üretici/ithalatçısı ...’in ise ticari satım nedeniyle satım sözleşmesinden dolayı sorumluluğundan söz etmek yerine, garanti süresi içerisinde ayıbın ortaya çıkması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle her iki davalının müteselsil sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda; dava konusu ... plakalı aracın 2(iki) farklı arıza için 3(üç) kez garanti kapsamında onarım görmüş olduğu, bu onarımların aracın Akü ve Akü kablolarının üretiminden kaynaklı arızaları ile Katalizatör üretiminden kaynaklı arıza olduğu, tarafımızca 30.05.2025 tarihinde yapılan incelemede dava konusu araçta herhangi bir arızanın görülmediği ve motor çalışma parametrelerinin normal olduğu, davalı ...servisinde ilgili arızaların ücretsiz olarak giderilmiş olduğu, servis tarafından yapılan onarımların yerinde olduğu ve hizmet yetersizliğinin bulunmadığı, onarımı yapılan ve değiştirilen parçalarda tekrar arıza olup olmayacağının teknik olarak tarafımızca belirlenemeyeceği, araçta yapılan onarımlar sonrasında da başka bir arıza çıkıp çıkmayacağı hususlarında görüş verilemeyeceği kanaatine varılmış olup, servis kayıtlarında yer alan arızaların ve yapılan onarımların dava konusu aracın Elektrik/Elektronik sistemleri ile ilgili olduğu, dava konusu aracın kullanımı sırasında başka bir arıza olması durumunda sürücünün panik yapabileceği ve sürüş güvenliğini tehlikeye sokabileceği, ilgili arızaların aracın kullanımının amacı Yük Nakli Ticari olduğu değerlendirildiğinde de araç sürücüsünün araçtan bekleyeceği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik içeren teknik arızalar olduğu, dava konusu aracın arızalarının özellikle son 1,5 yılda görülmüş olması nedeniyle teknik olarak “AYIPLI” olarak değerlendirilebileceği, davacının aracın kullanımı sırasında yaşanan problemleri satın alma aşamasında basit bir kontrol ve muayene ile anlayabilmesi mümkün olmadığından ve arızaların aracın kullanımı ile ortaya çıkmasından dolayı, ayrıca kullanıcı tarafından meydana getirilebilecek arızalar olmadığından, ayıbın niteliğinin de teknik olarak “GİZLİ AYIP” olacağı, Dava konusu 34 HRD 408 plakalı aracın, davacı tarafından tescil tarihi 29.12.2023 itibariyle, servis kayıtlarında görünen ve garanti kapsamında yapılan Akü ve Elektrik tesisatı değişimi ile Katalizatör değişiminden dolayı, aracın satışı sırasında alıcıların bunu fırsata çevirerek rayiç değerden indirim talep etmeleri veya alımdan imtina etmeleri mümkün olacağından, nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu oluşan ayıp değerinin (değer kaybının) 22.670,00TL (YirmiikibinaltıyüzyetmişTL) olacağı, Dava Konusu aracın, █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasındaki toplam 70 gün ve 55 İşgünü serviste onarım için kalmış olduğu, azami tamir süresinin 45 gün olduğu hususu da değerlendirildiğinde, davacıya 39 günlük ikame araç bedelinin de ödenmiş olduğu görüldüğünden, davacının dava açmadan önceki ikame araç bedeli talebinin yerinde olmayacağı, Meydana gelen arızanın gizli ayıplı olması, garanti süresinin devam ediyor olması ve bu süre içerisinde davalı satıcının yetkili servisine başvuruda bulunulmuş olması nedeniyle ayıp bildiriminin süresinde olduğu, Davalı ...’un, satıcı olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davalı üretici/ithalatçısı Stellantis’in ise ticari satım nedeniyle satım sözleşmesinden dolayı sorumluluğundan söz etmek yerine, garanti süresi içerisinde ayıbın ortaya çıkması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle her iki davalının müteselsil sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Davacı vekili 16.04.2026 tarihli beyan dilekçesi ile; mahkeme tarafından verilen ara karar gereğince harç eksikliğinin tamamlanması hususunun yerine getirildiğini, dosyaya sunulan 24.01.2025 tarihli dilekçe ekindeki araç satış faturası ve Noter satış belgesinde aracın satış bedelinin 670.000-TL olarak belirlendiğini, dava açılışında harca esas değerin 2.000-TL gösterildiğini, bu doğrultuda bakiye 668.000-TL üzerinden eksik harcın tamamlandığını, dosyada herhangi bir eksiklik kalmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesindeki terditli talepler doğrultusunda öncelikli olarak aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.Dava; satın alınan otomobilin ayıplı olduğu iddiasına dayalı terditli olarak satılanın misli ile değiştirilmesi veya bedelin indirilmesi ile birlikte ikame araç verilmemesinden kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir.TBK'nın 231. madde hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.Somut olayda, dava konusu ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...Şti.’ne 13.11.2023 tarihinde satışının yapılmış olduğu, davacı tarafından dava konusu aracın dava dışı ...Şirketinden ... 57. Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye Nolu Araç Satış Sözleşmesi ile 670.000,00TL bedel ile ve araç 1.028 kilometrede iken 2.el olarak satın alınmış olduğu, aracın, 24.02.2024 tarihi ile 13.05.2025 tarihleri arasında ve 3.436 kilometre ile 25.590 kilometreler arasında, 2(iki) farklı arıza için 3(üç) kez garanti kapsamında onarım görmüş olduğu dolayısı ile TBK'nın 231. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmıştır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte aynı kanun hükmünde; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği (m.227/4); satılanın değerindeki eksikliğin satış bedeline çok yakın olması halinde ise alıcının, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabileceği (m.227/5) belirtilmiştir. Ayıp oranında bedelde indirim zararının hesabında; " mutlak metod" " nispi metod" ve "tazminat metodu" adıyla birbirine değişik görüşler mevcut ise de, Yargıtay tarafından uygulanan ve benimsenen "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi kullanılmaktadır. Bu metoda göre "satış tarihi" itibarıyla satılan ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirtilmektedir. Başka bir deyişle satılanın tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin satış tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız rayiç değeriyle, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilerek araç satış bedeline uygulanmaktadır. (Uygulanacak formül: İndirilecek bedel= sözleşme bedeli-(sözleşme bedeli X ayıplı değer/ayıpsız değer)Bilirkişi raporunda yapılan teknik inceleme ile; dava konusu ... plakalı aracın 2023 model yılı ...kullanım amaçlı KAMYONET sınıfı araç olduğu dosya kapsamından ve araç üzerinde yapılan incelemeden anlaşılmakta olup, dava konusu aracın üzerinde keşif günü yapılan incelemede, herhangibir hasar izinin olmadığının görüldüğü, bu nedenle de, dava konusu aracın davacı kullanımında iken tenzil edilecek bir değer kaybının olmadığının açık olduğu, dava konusu aracın rapor tarihi itibariyle kasko rayiç değerinin 921.759,00-TL olduğu, serbest piyasa rayiç değerinin ortalama 758.950,00-TL civarında olduğu, her ne kadar yapılan onarımlar sökme takma işlemi olsa da % 5 düşüş yaşanacağı serbest piyasa rayiç değerinin 721.000,00-TL olacağı, aracın 2(iki) farklı arıza için 3(üç) kez garanti kapsamında onarım görmüş olduğu, bu onarımların aracın Akü ve Akü kablolarının üretiminden kaynaklı arızaları ile Katalizatör üretiminden kaynaklı arıza olduğu, bilirkişi tarafından 30.05.2025 tarihinde yerinde yapılan incelemede dava konusu araçta herhangi bir arızanın görülmediği ve motor çalışma parametrelerinin normal olduğu, davalı ...servisinde ilgili arızaların ücretsiz olarak giderilmiş olduğu, servis tarafından yapılan onarımların yerinde olduğu ve hizmet yetersizliğinin bulunmadığı, servis kayıtlarında yer alan arızaların ve yapılan onarımların dava konusu aracın Elektrik/Elektronik sistemleri ile ilgili olduğu, dava konusu aracın kullanımı sırasında başka bir arıza olması durumunda sürücünün panik yapabileceği ve sürüş güvenliğini tehlikeye sokabileceği, ilgili arızaların aracın kullanımının amacı Yük Nakli Ticari olduğu değerlendirildiğinde de araç sürücüsünün araçtan bekleyeceği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik içeren teknik arızalar olduğu, dava konusu aracın arızalarının özellikle son 1,5 yılda görülmüş olması nedeniyle teknik olarak “AYIPLI” olarak değerlendirilebileceği, davacının aracın kullanımı sırasında yaşanan problemleri satın alma aşamasında basit bir kontrol ve muayene ile anlayabilmesi mümkün olmadığından ve arızaların aracın kullanımı ile ortaya çıkmasından dolayı, ayrıca kullanıcı tarafından meydana getirilebilecek arızalar olmadığından, ayıbın niteliğinin de teknik olarak “GİZLİ AYIP” olacağı, meydana gelen arızanın gizli ayıplı olması, garanti süresinin devam ediyor olması ve bu süre içerisinde davalı satıcının yetkili servisine başvuruda bulunulmuş olması nedeniyle ayıp bildiriminin süresinde olduğu, dava konusu ... plakalı aracın, davacı tarafından tescil tarihi 29.12.2023 itibariyle, servis kayıtlarında görünen ve garanti kapsamında yapılan Akü ve Elektrik tesisatı değişimi ile Katalizatör değişiminden dolayı, aracın satışı sırasında alıcıların bunu fırsata çevirerek rayiç değerden indirim talep etmeleri veya alımdan imtina etmeleri mümkün olacağından, nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu oluşan ayıp değerinin (değer kaybının) 22.670,00TL (YirmiikibinaltıyüzyetmişTL) olacağı, dava konusu aracın, █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasındaki toplam 70 gün ve 55 işgünü serviste onarım için kalmış olduğu, azami tamir süresinin 45 gün olduğu hususu da değerlendirildiğinde, davacıya 39 günlük ikame araç bedelinin de ödenmiş olduğu görüldüğünden, davacının dava açmadan önceki ikame araç bedeli talebinin yerinde olmayacağı tespit edilmiş olup, somut olayın özelliklerine uygun ve hükme elverişli bilirkişi raporunda bu yönden yapılan tespitlere itibar edilerek somut olayda, davacının seçimlik haklarından misli ile değişim hakkını kullanmasının 6502 sayılı Yasa'nın 11/3. maddesi, TMK’nın 2 ve TBK’nın 227/4 maddeleri gözetilerek hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olmadığı ve araçtaki ayıp oranında bedelde indirim talep edebileceği kanaatine varılarak dava konusu 34 HRD 408 plakalı aracın, davacı tarafından tescil tarihi 29.12.2023 itibariyle, servis kayıtlarında görünen ve garanti kapsamında yapılan Akü ve Elektrik tesisatı değişimi ile Katalizatör değişiminden dolayı, aracın satışı sırasında alıcıların bunu fırsata çevirerek rayiç değerden indirim talep etmeleri veya alımdan imtina etmeleri mümkün olacağından, nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu oluşan ayıp değerinin (değer kaybının) 22.670,00-TL olacağı, aracın █████/2024 ile █████/2024 tarihleri arasındaki toplam 70 gün ve 55 İşgünü serviste onarım için kalmış olduğu, azami tamir süresinin 45 gün olduğu hususu da değerlendirildiğinde, davacıya 39 günlük ikame araç bedelinin de ödenmiş olduğu görüldüğünden, davacının dava açmadan önceki ikame araç bedeli talebinin yerinde olmayacağı keza davalı ...’un, satıcı olmasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davalı üretici/ithalatçısı Stellantis’in ise garanti süresi içerisinde ayıbın ortaya çıkması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle her iki davalının müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla neticeten Mahkememizce davacının davasının kısmen kabulü ile değer kaybı alacağı yönünden; davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için hesaplanan 22.670,00-TL değer kaybı alacağının temerrüt tarihi 12.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, ikame araç bedeli yönünden zarar talebinin reddine, satıma konu aracın ayıplı olması sebebi ayıpsız misli ile değişimi talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 1-a) Değer Kaybı alacağı yönünden; davacı adına kayıtlı ... plakalı araç için hesaplanan 22.670,00-TL değer kaybı alacağının temerrüt tarihi 12.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 1-b) İkame araç bedeli yönünden zarar talebinin REDDİNE,1-c) satıma konu aracın ayıplı olması sebebi ayıpsız misli ile değişimi talebinin REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.548,59 TL harcın peşin alınan 11.835,60 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 10.287,01 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne (13/2) göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 22.670,00-TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 103.099,50-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 11.408,00 TL tamamlama harcı, 4.361,50 TL keşif harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 272,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.469,60 TL yargılama giderinden fazla yatıralan ve iadesine karar verilen harç düşüldükten sonra kalan 21.182,59 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%3,38) dikkate alınarak; 716,73 TLnin davalılardan tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 135,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 130,5 TL'sinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin 128,44 TL'sinin davalılardan müteselsilen, 3.671,56 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır