Danıştay 9. Daire, şirket hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan şahsın, ortak olmadığı döneme ait vergi borçlarından e-haciz ile sorumlu tutulması işleminin hukuka uygunluğunu değerlendiriyor.
Özet: Eski bir şirket ortağı, banka hesabına şirket vergi borçları için uygulanan e-haczin iptali talebiyle dava açmış, ortaklığından önce veya ortak olmadığı dönemlerdeki olaylardan kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, davacının şirketten ayrıldığı veya borcun esasen ortak olmadığı döneme ait bir olaydan kaynaklandığı gerekçesiyle e-haciz işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : █████████ Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Peyzaj Ormancılık Kundura ve Çanta San. ve Tic. Ltd Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan borçlara ilişkin olarak; söz konusu ödeme emirlerinde yer alan vergi borçlarının 2006 yılının muhtelif dönemlerine ait olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6183 sayılı Kanunun 35. maddesindeki limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduklarına ilişkin düzenleme gereği, ortaklar için getirilen sorumluluğun, ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğu dikkate alındığında, █████/2006 tarihinde şirket hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan davacının, asıl amme borçlusu şirketin 2006 yılına ait olan vergi borçlarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, dava konusu haczin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde yer alan borçlara ilişkin olarak; ödeme emri içeriği amme alacaklarının 2008/Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine ilişkin olduğu, söz konusu amme alacaklarının dayanağı olan ve asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun incelenmesinden, 2006 takvim yılında gerçekleşen re'sen tarh sebebi nedeniyle 2006/Aralık vergilendirme döneminden devreden katma değer vergisi tutarının değişmesi sebebiyle 2008/Aralık dönemine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına tarhiyat yapılmasının önerildiği, her ne kadar amme alacağının ilişkin olduğu dönemde davacı █████/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile yeniden asıl borçlu şirkette ortak olmuş ise de; söz konusu amme alacağının davacının ortaklığının bulunmadığı dönemden kaynaklandığı, katma değer vergisinin yansıtma prensibinden kaynaklı olarak borcun dönemi 2008/Aralık olsa da, davacının asıl borçlu şirkette ortaklığının bulunmadığı döneme isabet eden bir amme alacağı olduğu anlaşıldığından, █████/2006 tarihinde şirket hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılan davacının, asıl amme borçlusu şirketin 2006 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda 2006 yılında gerçekleşen re'sen tarh sebebi nedeniyle doğan vergi borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu haczin dayanağı vergi borçları usulüne uygun kesinleştiğinden haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: ...Peyzaj Ormancılık Kundura ve Çanta San. ve Tic. Ltd Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacının banka hesabına uygulanan e-haciz işleminin iptali istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, aynı Kanunun "Haciz" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında; Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacağı, son fıkrasında ise; tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükellef olduğu kuralına yer verilmiştir.Anılan Kanun'un uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 35. maddesinde 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yapılan ve █████/1998 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları ifade edilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Yukarıda yer verilen Kanun maddelerinin değerlendirilmesinden, 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesinden doğan ve limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar dahi ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemez.Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2005 tarihinde ortağı olduğu ve █████/2006 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı ...Peyzaj Ormancılık Kundura ve Çanta San. ve Tic. Ltd Şti'nin █████/2008 tarihinde tekrar ortağı olduğu, anılan şirketin 2006 yılına ilişkin muhtelif vergi borçları ile 2008/Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla ...tarih ve ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve vergi borcunun ödenmemesi üzerine davacının banka hesabına dava konusu e-haciz işleminin uygulandığı anlaşılmıştır.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu haczin dayanağı olan ...tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan vergi borçlarına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;6183 sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan 35. maddesinde yer alan kural gereğince, limited şirket ortaklarının, ortak olunan dönemlerle sınırlı olarak amme alacağının ödenmesinden sorumluluğu bulunduğundan ve paylarını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye devretmelerinin Kanun'dan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağından, █████/2005-█████/2006 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olan davacının, dava konusu haczin dayanağı olan ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirlerinde yer alan ve 2006 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının şirket ortağı olduğu dönemlere ilişkin olan kısmından sorumluluğu bulunduğundan yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü yolunda verilen karara karşı yapılan davalı idarenin istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu haczin dayanağı olan ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinde yer alan 2008/Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden; Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ...tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, şirkete ait 2008/Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının, asıl borçlu şirketin 2006 yılının muhtelif dönemlerinde bir kısım satışı nedeniyle fatura düzenlemeyerek elde ettiği hasılatı kayıt ve beyan dışı bırakması sebebiyle 2006 yılına ilişkin katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucu 2006/Aralık döneminden devreden katma değer vergisi tutarının değişmesi sebebiyle 2008/Aralık dönemine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Olayda, her ne kadar borcun döneminin 2018/Aralık olduğu görülmekte ise de, yukarıda da belirtildiği üzere söz konusu vergi borcunun asıl borçlu şirket tarafından 2006 yılının muhtelif dönemlerinde düzenlenmeyen satış faturaları nedeniyle 2006 yılına ilişkin katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu devreden katma değer vergisi tutarının değişmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, █████/2005-█████/2006 tarihleri arasında ortak olan davacının anılan borçların şirket ortağı olduğu döneme isabet eden kısmından sorumluluğu bulunduğundan Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında da isabet görülmemiştir.Öte yandan,Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilecek kararda, haczin dayanağı borçlara ilişkin olarak davacının sorumlu olduğu dönemlerdeki sermaye payı, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gibi hususlar da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği tabiidir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle ortak sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin usule aykırılık iddiaları ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, uyuşmazlık davacı adına düzenlenen ödeme emri değil hacizlerin kaldırılması istemine ilişkin işlem olduğundan ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca davacının banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada, bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve söz konusu ödeme emirlerine karşı dava açılıp açılmadığı yönlerinden incelenmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.