Bursa BAM 5. Hukuk Dairesinin konkordato sürecinde bankanın ticari kredi alacağının hatalı belirlendiği iddiasıyla talep ettiği ihtiyati haciz kararı istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir bankanın, konkordato sürecindeki bir şirketten olan ticari kredi alacağının konkordato geçici mühlet tarihi itibarıyla yanlış tespit edildiği, özellikle konkordato mühleti sonrası tahsil edilen çek bedellerinin borçtan haksız yere düşüldüğü ve bu nedenle önemli bir kısmının konkordato projesine dahil edilmediği iddiasıyla açtığı davada, çekişmeli kalan yaklaşık 2 milyon TL tutarındaki nakit ve gayrinakit alacağı için ihtiyati haciz kararı verilmesi ya da bu tutarın konkordato planına eklenmesini talep etmesi, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini kabul etmesi üzerine davalının bu karara itiraz ederek istinaf yoluna başvurmasına ilişkin süreci ve temyiz incelemesini konu almaktadır.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas Ara Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMSİLCİ : ....
DAVANIN KONUSU : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak)
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarih, ████████ Esas, null/null sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı (ihtiyati haciz isteyen) vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalıya kredi kullandırıldığını, kredi geri ödemelerin aksamı sonucunda hesabın kat edilerek borçlulara noter ihtarnamesi keşide edildiğini, bu esnada davalı firma tarafından Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan konkordato davasında müvekkili bankanın alacak miktarına ilişkin olarak geçici mühlet tarihi itibariyle 3.185.693,67TL nakdi alacağın bulunduğunun ve fakat konkordato öncesi bankaya teminat olarak verilen ve karşılığında iskonto kredi kullanılan vadesi konkordato mühlet içerisinde yer alan tahsili gerçekleşen toplam 1.987.402,39TL tutarında müşteri çekinin geçici mühlet tarihi itibariyle hesaplanan borç tutarından düşülmesi durumunda geçici mühlet tarihi itibariyle müvekkili bankanın bakiye alacağının 1.198.291,28TL olarak belirlendiğini, nisaba bu tutar üzerinden katılmasına karar verildiğini, oysa ki alacak kaydının dilekçelerinde de belirtildiği üzere geçici mühlet verilen █████/2021 tarihi itibariyle 13.04.2021 ihtarnamenin eki hesap özetlerinde de belirtildiği üzere hesap kat tarihi olan █████/2021 tarihi itibariyle, 3.251.237,39TL nakit ve 138.840,00TL gayrinakit olduğunu, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ’nin ████████ E. sayılı dosyasından 09.03.2023 tarihli karar ile konkordatonun tasdikine karar verildiğini, konkordato projesine esas olarak geçici mühlet tarihi itibari ile 1.198.291,28TL alacak tutarının tespiti ile 2.052.946,11TL nakit ve 138.840,00TL gayrinakdi kısmının çekişmeli alacak olarak kabulünün hatalı olduğunu, geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edilmiş çek bedellerinin düşülerek geçici mühlet tarihi itibari ile alacağın tespitinin doğru olmadığını, zira kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya tevdi edilen ve yetkili hamili müvekkili banka olan teminat çeklerinden dolayı geçici mühlet tarihi itibari ile yapılmış bir tahsilat bulunmadığını, geçici mühlet tarihinden sonra yapılmış tahsilatların da imzalanan sözleşme ve bankacılık uygulama ve teamülleri gereği ne şekilde nereye tahsil edileceği ve edildiği müvekkili banka yetkisinde bir husus olduğunu, ayrıca geçici mühlet tarihi itibariyle banka çek sorumluluk bedellerinden kaynaklı 138.840,00TL tutarındaki gayrinakit risk de hesaba katılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili bankanın geçici mühlet tarihine esas olmak üzere █████/2021 itibariyle bildirilen 3.251.237,39TL nakit, 138.840,00TL tutarındaki alacağının, konkordato projesine dahil edilmeyen ve çekişmeli olarak tespit edilen 2.052.946,11TL nakit 138.840,00TL gayrinakdi kısmının davalı firmadan tahsiline veya tasdik edilen konkordato projesine göre oluşturulan ödeme planına dahil edilmesine, çekişmeli alacaklar bakımından depo kararı bulunmadığından borçlu malları üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini veya depo talebi uyarınca iş bu tutarın bir hesapta depo ettirilmesinin sağlanmasını yahut tasdik edilen konkordato projesine göre oluşturulan ödeme planına dahil edilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 11.05.2023 tarihli tensip zaptının 3 nolu bendinde; Davacı banka ile davalı arasında düzenlenen çerçeve kredi sözleşmesi ile borcun ödenmediği, alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden alacak yaklaşık olarak ispat edildiğinden ihtiyati haciz talebinin teminatsız olarak kabulüne, 2.052.946,11 TL yönünden davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, verilen karara davalı tarafın itirazı üzerine itirazın reddine karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin █████████ E - █████████ sayılı kararı ile; "Somut olayda, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalıya kullandırılan krediden dolayı davalıdan alacaklı olduğu, davalı hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden açılan konkordato davasında davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle belirlenen nakdi alacağından konkordato mühlet içerisinde yer alan tahsili gerçekleşen müşteri çek bedellerinin mahsup edildiği, bakiye alacak tutarı üzerinden nisaba katılmasına karar verildiği, yargılama sonunda davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, dava konusu çekişmeli alacakların nakde dönüşmeyen çek garanti bedellerinden ve geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edilen çek tutarların geçici mühlet tarihi ile belirlenen alacak tutarından mahsup edilmesinden kaynaklandığı, ödeme borcu söndüren işlemlerden olup her aşamada itiraz olarak ileri sürülebileceği gibi mahkemece resen nazara alınması gerektiği gözetildiğinde dosyanın bulunduğu aşama itibariyle uyuşmazlığa konu alacak bakımından yaklaşık ispat olgusundan da söz edilemez, gerekçesiyle davalı/borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair 08.06.2023 tarihli ara kararının kaldırılarak davalı borçlunun ihtiyati hacze itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesinin 11.05.2023 tarihli tensip zaptının 3 nolu bendinde verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
Davacı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesi gerektiği tespit edilen 2.052.946,11 TL nakit 138.840,00 TL gayrinakdi alacak hususunda; ihtiyati haciz talebinin yeniden değerlendirilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini, depo talebi uyarınca iş bu tutarın bir hesapta depo ettirilmesinin sağlanmasını yahut tasdik edilen konkordato projesine göre oluşturulan ödeme planına dahil edilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin █████/2024 Tarihli Ara Kararında:
Aldırılan bilirkişi raporu henüz kati rapor olmazsa da dosyada delil durumunda olup, bu rapora göre davacı bankanın çekişmeli alacakların geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edilen çek tutarların geçici mühlet tarihi ile belirlenen alacak tutarından mahsup edilmesinden kaynaklanan 2.052.946,11TL nakit, nakde dönüşmeyen çek garanti bedellerinden kaynaklanan 138.840,00TL gayri nakit alacağının tesbit edildiği, bu raporun İİK 258 maddesinde belirtilen yaklaşık ıspat koşulunu sağladığı kanaatine varılarak "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile; 2.052.946,11TL yönünden davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda İhtiyati Haciz Konulmasına, fazlaya ilişkin talebin Reddine" karar verilmiştir.
Davalı vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece davacı tarafından talep edilen ihtiyati haczin teminatsız olarak kabul edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, Davalı şirkete ait TR37 0001 2009 0085 0000 61 IBAN nolu Halkbanka'sından alınan onaylı hesap dökümüne göre kesin mühlet içerisinde 1.748.998,48 TL tutarında çek ödendiğini, davacı banka tarafından tahsil edilip müvekkilin cari hesabından düşülmeyen 240.000,00TL tutarındaki çek tahsilatının söz konusu olduğunu, müvekkil şirketin geçici- kesin mühlet içerisinde ödemiş olduğu toplam çek/senet bedelinin1.988.998,49 TL olduğunu, alacağın mevcudiyetine ilişkin çekişmenin olduğu davada verilen ihtiyati haciz kararının müvekkil şirketin iflasına neden olmakla birlikte konkordatonun ruhuİna aykırı olduğunu, ihtiyati haciz uygulaması nedeniyle müvekkili şirketin banka hesaplarına bloke konulduğundan tüm ödemelerini yapamaz hale getirdiğini, belirterek ihtiyati hacze itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece █████/2024 tarihli duruşmada (█████/2024 tarihli gerekçeli ara karar) yapılan yargılama sonucunda; İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacının davasında haklı olduğunu ve muaccel alacak miktarını yaklaşık ıspat kuralı uyarınca ispatlaması gerektiği, Yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporundan davacının konkordato projesine dahil edilmesi gereken 2.052.946,11 TL alacağı olduğu anlaşıldığından ve bu rapora hernekadar itiraz edilse de bu aşamada yasanın aradığı yaklaşık ıspat koşulunu sağladığı, İtiraz edenin dilekçesinde belirttiği itirazların ise bu sayılan itirazlardan olmayıp, menfi tespit davasının konusunu oluşturan itirazlardan olduğundan itiraz eden borçlu vekilinin "İhtiyati hacze itirazın Reddine" karar verilmiştir.
Ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ihtiyati hacze kararı verilebilmesi için İİK. m.259 gereğince teminata hükmetmesi gerektiğini, bu yöndeki itirazın mahkemece değerlendirilmediğini, davacı alacaklının yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığını, Alınan rapora teknik ve bilimsel muhasebe yöntemleri irdelenerek, tüm banka dekontları, tahsilat makbuzları, çek ve senet bordroları ibraz edilerek açıkça itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından konkordato öncesi davacı bankaya teminat olarak verilen ve karşılığında kredi kullanılan vadesi Konkordato mühleti içerisinde yer alan tahsili gerçekleşen toplam 1.987.402,39 TL'nin borç tutarından düşülmesi ile Türkiye Halkbankası A.Ş'nin konkordato nisabına katılacağı tutarın belirlendiğini, Davacı bankanın tahsil ettiği çek bedellerini ilk derece mahkemesinde ikame ettiği davada müvekkili şirketten talep ettiğini, kesin mühlet içerisinde 1.748.998,48 TL tutarında çekin ödendiğini, Ayrıca müvekkil şirket tarafından Niğkar isimli firmaya verilen çeklerin Niğde İcra Ceza Mahkemesi'nin ████████, ████████, ████████ esas sayılı dosyaları ile davacı banka tarafından tahsil edilip müvekkilinin cari hesabından düşülmeyen 240.000,00TL tutarındaki çek tahsilatının da söz konusu olduğunu, davacı Banka'nın Niğkar isimli firmadan kendisinin tahsil ettiği 240.000,00TL ile birlikte müvekkil şirketin geçici- kesin mühlet içerisinde ödemiş olduğu toplam çek/senet bedelinin 1.988.998,49 TL olduğu, kendilerinin de Yeminli Mali Müşavir Ali Kahve 'den bağımsız bilirkişi raporu aldıklarını ve dosyaya sunduklarını ,kararının tatbiki ile müvekkil şirketin banka hesaplarına bloke konulduğunu, ödeme yapılmasının imkansız hale getirildiğini, ihtiyati haciz kararının uygulanmaya devam etmesi halinde müvekkil şirket konkordato projesi kapsamında yapması gereken ödemelerini yapamayacak hale geleceğini, tasdiki kararının fiili olarak ortadan kaldırdığını, davacı banka tarafından ikame edilen bu davanın alacak davası değil tespit davası hükmünde olduğu, tespit davasında ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati hacze itirazın kabulüne, karar verilmesini talep ermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Talep, konkordato nisabına eksik kaydedildiği iddia olunan alacağın tahsili istemiyle açılan davada; İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Konkordatonun ilanı tarihinden itibaren on beş gün içinde konkordatoya kaydettirilen alacaklara borçlu itiraz ettiği takdirde, bu alacaklar “çekişmeli alacak” olarak adlandırılır. Konkordatonun tasdiki yargılamasını yapan mahkeme, borçlu tarafından itiraza uğramış ve bu sebeple çekişmeli alacak haline gelmiş alacaklar hakkında bir karar veremez. Konkordato yargılamasını yapan ve tasdikine karar veren mahkemenin vereceği karar söz konusu bu çekişmeli alacakların konkordatoya dahil olup olmayacakları ve olacaklar ise de hangi oranda dahil olacakları ile ilgilidir, bu karar maddi anlamda bir kesin hüküm teşkil etmez (Öztek S., Budak A.C., Tunç Yücel M., Kale S., Yeşilova B., 2019, “Yeni Konkordato Hukuku”, 2. Baskı, Ankara: Adalet Yayınevi, s.574).
Konkordatonun mahkeme tarafından tasdik edilmesi durumunda çekişmeli alacakların durumu İİK m. 308/b hükmünde düzenlenmiş olup, anılan madde hükmünde; “Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir.” denilmiştir. Bu kapsamda açılan dava bir alacak, diğer bir deyişle bir eda davası olup, genel hükümlere göre incelenir. Buradaki bir aylık süre çekişmeli alacaklının kendisine konkordato hükümlerine göre ödeme yapılmasını talep edebilmesi bakımından hak düşürücü nitelikte değildir. Yani, alacağı itiraza uğramış olan alacaklı, süresi geçtikten sonra dava açarsa, maddi hukuk bakımından alacak hakkı sona ermez yalnızca kendisi için varsa bankaya yatırılan pay borçluya iade edileceği için bu paydan kendisine ödeme yapılmasını talep edemez. Buna karşın dava lehine sonuçlanırsa, konkordato hükümlerine göre kendisine ödeme yapılması gerekir. Şayet borçlu ilâma rağmen ödeme yapmaz ise, bu durumda alacaklı konkordatonun feshini talep edebilecektir (Yazıcı, Çiğdem, Adi Konkordatoda Çekişmeli Alacaklar Hakkında Dava (İİK m. 308/b), Bankacılar Dergisi, Sayı 116, 2021, s.15).
İhtiyati haczin icra takip işlemi sayılıp sayılamayacağına ilişkin HGK’nın 2000 yılında vermiş olduğu kararında; ihtiyati haciz icra takip işlemi olmayıp yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ve HUMK.nun 101. ve bunu izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri daha etkili bir tedbir işlemidir denilmiştir (Yargıtay HGK.,.E.███████,.K.███████,.T.█████/2000 ilamı). Dolayısıyla dava konusu çekişmeli alacak hakkında koşulları bulunduğu takdirde ihtiyati hacze hükmedilmesinde engel bir durum bulunmamakta ise de; ihtiyati haczin infazı, konkordato sürecine tabi olan alacaklar arasında hakkaniyetli olmayan eşitsizliğe yol açacağından ve konkordato rejiminin ruhuna da aykırılık teşkil edeceğinden mümkün değildir. Davaya bakan mahkemece verilen ihtiyati haczin infazına yönelik tedbir mahiyetinde işlemlere yönelik itirazların yine kararı veren mahkemece incelenip değerlendirilmesi gerekir. Bu bakımdan ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki değerlendirmesi yerinde değildir.
Öte yandan somut olayda; ihtiyati haczin koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir;
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.
Somut olayda, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalıya kullandırılan krediden dolayı davalıdan alacaklı olduğu, davalı hakkında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden açılan konkordato davasında davacı bankanın geçici mühlet tarihi itibariyle belirlenen nakdi alacağından konkordato mühlet içerisinde yer alan tahsili gerçekleşen müşteri çek bedellerinin mahsup edildiği, bakiye alacak tutarı üzerinden nisaba katılmasına karar verildiği, yargılama sonunda davalı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, dava konusu çekişmeli alacakların nakde dönüşmeyen çek garanti bedellerinden ve geçici mühlet tarihinden sonra tahsil edilen çek tutarların geçici mühlet tarihi ile belirlenen alacak tutarından mahsup edilmesinden kaynaklandığı, ödeme borcu söndüren işlemlerden olup her aşamada itiraz olarak ileri sürülebileceği gibi mahkemece resen nazara alınması gerektiği,
Yargılama aşamasında ilk olarak verilen ihtiyati haciz kararının, yukarıdaki açıklama ve gerekçeler doğrultusunda dairemizce kaldırıldığı, yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafça yeniden ihtiyati haciz talep edilmiş ve mahkemece talebin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ; karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda, Davalı tarafından, davacı bankaya tahsil için verilen takas çeklerinin, davalı .... Ltd. Şti'nin...iban nolu hesabına yapılan çek tahsilatlarının toplam 1.435.375.61TL Tutarında olduğu ve çek bedellerinin davalı firmaya kullandırılan kredilere mahsup edildiği ,her bir kredi yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılarak geçici Mühlet tarihi olan 09.04.2021 itibariyle hesaplanan borç ayrıntısının belirlendiği, davalı vekilinin itirazlarında belirtilen ve davalı şirket tarafından konkordato öncesi davacı bankaya teminat olarak verildiği ve karşılığında kredi kullandırıldığı iddia edilen, vadesi Konkordato mühleti içerisinde yer alan ve davacı bankanın tahsil ettiği çeklerden, kesin mühlet içerisinde 1.748.998,48TL tutarında çekin ödendiği, yine Niğkar isimli firmaya verilen çeklerin davacı banka tarafından tahsil edilip müvekkilinin cari hesabından düşülmediği belirtilen 240.000,00TL tutarındaki çek tahsilatı ile birlikte müvekkil şirketin geçici- kesin mühlet içerisinde ödemiş olduğu toplam çek/senet bedelinin 1.988.998,49TL olduğu, yönündeki itirazlarının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, mahkemece █████/2024 tarihli duruşmada davalının itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın bilirkişiye ek rapor için tevdii edildiği gözetildiğinde dosyanın bulunduğu aşama itibariyle uyuşmazlığa konu alacak bakımından yaklaşık ispat olgusundan da söz edilemez.
Yukarı yapılan tüm bu açıklamalar doğrultusunda, ihtiyati hacze itiraz eden davalı/borçlu vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair █████/2024 (█████/2024 tarihli gerekçeli) ara karar tarihli ara kararının kaldırılarak davalı borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesinin █████/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve █████/2024 (█████/2024 tarihli gerekçeli) ara karar tarihli İhtiyati Hacze İtirazın Reddine dair ara kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE;
3-Davalı vekilinin itirazının KABULÜ ile; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ve █████/2024 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 5.900,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.█████/2024
...
Başkan
..
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
....
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!