Danıştay 9. Dairenin kanuni temsilcinin şirket vergi borçlarından sorumluluğu, ödeme emirlerinin iptali, zamanaşımı, iflas, aciz vesikası ve vergi ziyaı cezası kapsamındaki hukuka uygunluk değerlendirmesi kararı.
Özet: İlk derece mahkemesi, bir şirketin eski kanuni temsilcisinin vergi borçlarından sorumluluğunu değerlendirirken, temsilcinin görev süresi, alacakların vade tarihleri, zamanaşımı süreleri, kısmi tahsilatların zamanaşımını kesici etkisi ve şirketin iflası sonucu düzenlenen aciz vesikası gibi unsurları dikkate alarak, ödeme emirlerinin bir kısmını hukuka uygun bulmuş; ancak temsilcinin görevde olmadığı döneme veya zamanaşımına uğramış alacaklara ilişkin kısımlarını hukuka aykırı bularak, özellikle vergi ziyaı cezalarında kusur sorumluluğunun temsilcinin görevdeki eylemlerinden kaynaklandığı gerekçesiyle kısmi sorumluluk kabul etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : █████████ Karar No : █████████TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI)...VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... Madencilik İnşaat ve Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin trafik cezası dışındaki kısımları ile ... tarih ve...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ...tarih ve... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriği alacakların 2009 ve 2010 yıllarına ait muhtelif vergi alacaklarına ilişkin olduğu, söz konusu alacaklardan 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergilerinin vadelerinin █████/2010 tarihi olduğu, 2010/Kasım dönemine ilişkin belirtilen vergiler dışındaki amme alacaklarının vadelerinin ise davacının kanuni temsilci olduğu █████/2005 ile █████/2010 tarihleri arasındaki dönemlere rastladığı, vade tarihinde kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacının, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin 2010/Kasım dönemine ilişkin anılan vergilerinden sorumluluğunun bulunmadığı, ödeme emrinin 27 nolu satırında yer alan amme alacağı ile 2010/Temmuz dönemine ilişkin yargı harcına ilişkin olarak, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin █████/2012 tarihinde tebliğ edildiği, 2013 yılı başından itibaren zamanaşımını süresinin işlemeye başladığı ve olayda zamanaşımını kesen bir sebep bulunmadığından söz konusu amme alacaklarının █████/2017 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımına uğradığı, bu nedenle zamanaşımına uğrayan anılan borçlardan davacının sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varıldığından ödeme emrinin 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri, 2010/Temmuz dönemine ilişkin yargı harcı ile söz konusu ödeme emrinin 27 nolu satırında yer alan amme alacağına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ... tarih ve... sayılı ödeme emrinin anılan kısımları haricindeki diğer kısımları yönünden ise alacaklar için 2016 yılının muhtelif tarihlerinde kısmi tahsilatlar yapıldığından, bu alacak kalemleri bakımından zamanaşımının kesildiği, 2016 yılını izleyen yıl başından itibaren yeniden zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, asıl borçlu şirketin iflasına karar verilmesinin, takibi durdurduğuna veya kestiğine ilişkin hükmün, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince haciz yoluyla yapılan takiplere ilişkin olduğu, zira uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu'nun 179/b maddesi uyarınca yalnızca iflas erteleme kararının 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipleri durduracağının düzenlendiği olayda ise iflasın ertelenmesinin söz konusu olmadığı, tahsil zamanaşımı süresi içerisinde hakkında iflas kararı verilen asıl borçlu şirketin borcu karşılamaya yeter malvarlığının bulunmadığı, bu nedenle ... İflas Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasında aciz vesikası düzenlendiği anlaşıldığından, ikincil nitelikte sorumluluğu sebebi ile █████/2005 ile █████/2010 tarihleri arasında şirket kanuni temsilcisi olan davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere rastlayan alacaklar yönünden sorumluluğu bulunduğu sonucuna varıldığından... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emri içeriğindeki alacakların 2009 ve 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin beyana dayalı vergiler ile vergi ziyaı cezalarına ilişkin olduğu, ödeme emri içeriği kamu alacaklarının vadelerinin davacının kanuni temsilci görevinin son bulduğu █████/2010 tarihinden sonraki döneme rastladığı, davacının, söz konusu alacakların vadeleri kanuni temsilci sıfatının sona erdiği █████/2010 tarihinden sonraki tarihe rastlayan beyana dayalı alacaklar yönünden sorumluluğu bulunmamakla birlikte, 2009/Ocak-Aralık, 2009/Ekim-Aralık, 2009/Aralık, 2010/Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının, davacının vergi ile ilgili kanuni ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı, vergi ziyaı cezasının kusur sorumluluğuna dayandığı bu nedenle her ne kadar vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatı bulunmuyor ise de söz konusu vergi ziyaı cezalarına neden olan eylemin davacının kanuni temsilci olduğu döneme rastlaması sebebi ile sorumluluğu olduğu ancak vadesinde ödenmeyen vergi ziyaı cezalarının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenerek son olarak 2011 yılında tebligat yapıldığı, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırmasının yapıldığı, şirkete ait malvarlığı bulunmadığı, son olarak şirkete karşı 2011 yılında bankalarda bulunan hesaplara ve şirket adına kayıtlı araçlara haciz işlemlerinin uygulandığı ve alacak şirketten tahsil edilemeyince davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin belirtildiği, ancak 5 yıllık tahsil zamanaşımı süresinin 2011 yılında uygulanan haciz işlemi ile kesilmesinden sonra 2011 yılını izleyen yıl başından itibaren yeniden zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, █████/2016 tarihinde söz konusu vergi alacağı yönünden tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu, asıl borçlu şirket hakkında iflas kararı verilmesinin ve iflasın açılmasının 6183 sayılı Kanunun 103. maddesi kapsamına dahil edilmediği sonucuna varıldığından, vergi ziyaı cezalarının tahsil zamanaşımına uğradığının anlaşıldığı ve diğer alacak kalemlerinin ise vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatının bulunmaması nedeniyle ... tarih ve...sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ... tarih ve ...sayılı ödeme emri yönünden ise, anılan ödeme emrinin içeriğindeki alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, söz konusu ödeme emirlerinin her ne kadar █████/2013 tarihinde düzenlendiği görülse de, idare tarafından hemen tebligata çıkarılmadığı,... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı dosyasıyla iflasın kapanmasına karar verilerek şirket tüzel kişiliği sona erdikten sonra şirket adına çıkarılan tebligatın █████/2018 tarihinde iade edildiği, adres kayıt sisteminde görünen adrese çıkarılan ikinci tebligatın █████/2018 tarihinde kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak taraf ve fiil ehliyetlerine sahip olmayan şirkete usulüne uygun olmayan ödeme emri tebliğinin hukuk aleminde hüküm doğurmadığı, zamanaşımını kesen ya da durduran etkiye de sahip olmadığından söz konusu alacakların vadesi olan 2013 yılını izleyen yıl başından itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresini kesen herhangi bir nedene de rastlanılmadığı ve █████/2018 tarihinde söz konusu vergi alacağı yönünden tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu ve içeriğindeki alacakların tahsil zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, ... tarih ve... sayılı ödeme emri içeriği 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri, ... sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan davalı idarenin bu kısma ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği, asıl borçlu şirket hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...tarih ve E:...K:...sayılı kararı ile iflasın açılmasına karar verildiği, ...flas Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... İflas sayılı dosyasında... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:... K:... sayılı kararı gereğince iflasının kapatıldığı, kamu alacaklarının tahsilinin mümkün olmaması nedeniyle aciz vesikası düzenlendiği, şirketin █████/2010 tarihli kararı ile davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdirildiği, bu durumun █████/2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, şirkete ait 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin vergi borcunun tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 184. maddesinde, "iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün mallarının hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil edeceği ve alacakların ödenmesine tahsis olunacağı, iflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen malların masaya gireceği, müflis namına gelen mektupların iflas idaresi tarafından açılacağı ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesinin posta idaresine bildirileceği, 193. maddesinde, iflasın açılmasının borçlu aleyhine haciz yoluyla takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durduracağı, iflas kararının kesinleşmesiyle bu takiplerin düşeceği, iflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkrasındaki takiplerden hiçbirinin yapılamayacağı"; 251. maddesinde, "idarenin paraları dağıtırken alacağının tamamını alamamış olan her alacaklıya ödenmemiş miktar için aciz vesikası vereceği, fakat müflis yeni mal iktisap etmedikçe hakkında yeniden takip talebinde bulunulamayacağı", 253. maddesinde, "evvelce kaydedilmemesinden dolayı tasfiyeye girmemiş olan alacaklara aciz vesikası verilen alacaklar hakkındaki hükümlerin tatbik olunacağı", 255. maddesinde, "iflas kapandıktan sonra tasfiyeden hariç kalmış bir mal bulunduğu haber alınırsa iflas dairesinin o mala vaziyed edip sattıktan sonra başka bir merasime hacet kalmaksızın bedelini eksik alan alacaklılara sıralarına göre dağıtılacağı"nın hükme bağlandığı, söz konusu düzenlemeler uyarınca, iflasın açılması ile birlikte amme alacaklarının da alacağın iflas masasına kaydı suretiyle ve İcra İflas Kanunu hükümlerine göre takibinin zorunlu olduğu, anılan düzenlemeler gereği iflas masasını teşkil eden borçlunun haczi kabil bütün mallarının da iflas idaresince tasfiyeye tabi tutulması gerektiği, amme borçlusunun iflası ve iflasının kapanması üzerine tahsil edilemeyen ve aciz halinde bulunan amme borçlularından söz konusu alacakların takibinin, amme alacağının kamu idarelerince tahsiline ilişkin olarak düzenlenmiş olan 6183 sayılı Kanunda yer alan amme alacağının güvence altına alınmasına ilişkin olarak düzenlenen hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmediği, iflas durumunda zamanaşımı süresinin aciz vesikasına bağlanmış olduğu, İcra ve İflas Kanunu gereğince borçlunun iflasına hükmedilmesi sonucunda mallarının tasfiye edilmesine rağmen alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri durumunda aciz vesikası düzenlendiği, İcra ve İflas Kanunun 143/6. maddesinde “Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmünün yer aldığı, buna göre, iflasına karar verilen borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunun ilgili maddeleri uyarınca yapılan tasfiye sonucunda alacağın tahsil edilememesi halinde aciz vesikasının düzenlendiği tarihten itibaren genel zamanaşımı süresi geçtikten sonra alacağın zamanaşımına uğrayacağı, bu hüküm ile açıkça iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceği, iflas nedeniyle kesilen zamanaşımı süresinin aciz vesikasının düzenlendiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağının açıkça belirtildiği, iflasın açıldığı tarihten kapandığı tarihe kadar, yani iflas tasfiyesinin devam ettiği müddetçe müflise karşı takiplerden hiç birinin yapılamayacağı, takipleri durduran, yeni bir takibe/icrai işleme imkan vermeyen bu süreçte, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğinin açık olduğu, Mahkeme tarafından,... sayılı ödeme emrinin 27 nolu satırında yer alan amme alacağı ile 2010/Temmuz dönemine ilişkin yargı harcı için asıl borçlu şirkete 2012 yılında tebliğ edilen ödeme emri sonrasında alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceği, █████/2011 tarihinde açılan iflas nedeniyle kesilen zamanaşımı süresinin aciz vesikasının düzenlendiği █████/2018 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı esas alındığında, şirketten tahsil olanağı kalmayan ve davacının temsil görevi dönemine denk gelen söz konusu alacaklar için yapılan takipte hukuka aykırılık bulunmadığı, ... sayılı ödeme emrinin 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri ve 2010/Temmuz dönemine ilişkin yargı harcı ile 27 nolu satırında yer alan amme alacağı dışında kalan alacaklar yönünden Mahkemece, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesinin kamu alacaklarını kapsamadığı, söz konusu iflasın takibi durdurduğuna ilişkin hükmün, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ile haciz yoluyla takiplerden 2004 sayılı İcra İflas Kanunu gereğince haciz yoluyla yapılan takiplere ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan İcra İflas Kanunu'nun 179/b maddesi uyarınca yalnızca iflas erteleme kararının 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipleri durduracağının düzenlendiği, olayda ise iflasın ertelenmesinin söz konusu olmadığı, 2016 yılındaki tahsilatlarla zamanaşımının kesildiği değerlendirmesi yapılmak suretiyle davanın bu kısmının reddine karar verilmiş ise de, yukarıda aktarılan düzenlemeler uyarınca, iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceği, █████/2011 tarihinde açılan iflas nedeniyle kesilen zamanaşımı süresinin aciz vesikasının düzenlendiği █████/2018 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı esas alındığında, şirketten tahsil olanağı kalmayan ve davacının temsil görevi dönemine denk gelen alacaklar için yapılan takipte hukuka aykırılık görülmediğinden Mahkeme kararının bu kısmında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden, Mahkemece, beyana dayalı olup vade tarihlerinde davacının temsilci sıfatını taşımadığı dönemler dışında kalan alacaklar bakımından, şirket adına en son 2011 yılı içerisinde ödeme emri tebliğlerinin yapıldığı, şirketin banka hesaplarına aynı yıl haciz uygulandığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesinin kamu alacaklarını kapsamaması sebebiyle iflasın zamanaşımına etkisinin bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle 2011 yılındaki ödeme emri tebliği esas alınarak alacağın █████/2016 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödeme emrinin ilgili kısmının iptaline karar verilmiş ise de, █████/2011 tarihinde açılan iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceği, iflas nedeniyle kesilen zamanaşımı süresinin aciz vesikasının düzenlendiği █████/2018 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı esas alındığında, alacağın zamanaşımına uğramadığı ve davacının temsil görevi dönemine denk gelen alacaklar için yapılan takipte hukuka aykırılık bulunmadığı, ... tarih ve... sayılı ödeme emri yönünden, Mahkemece, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iflasın kapanmasından sonra tebliğe çıkarıldığı, taraf ve fiil ehliyetine sahip olmayan şirkete usulüne uygun olmayan tebliğin hukuk aleminde hüküm doğurmadığı, 2013 yılı vadeli alacağın █████/2018 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de, iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceğinden davacının temsil görevi dönemine denk gelen alacaklar için yapılan takipte hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusunu kısmen kabul edip, Vergi Mahkemesi kararının,... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 2010/Temmuz dönemine ilişkin yargı harcı ve 27 nolu satırında yer alan amme alacağı ile ... sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammı dışında kalan kısmı ve... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin tamamına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, davacının istinaf başvurusunun ise gerekçeli reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emri içeriği borçların zamanaşımına uğradığı, yapılan cüz'i ödemelerin zamanaşımını kestiğinin kabul edilemeyeceği, kanuni temsilcilerin sorumluluğunun, kusura dayananan ikincil bir sorumluluk türü olduğu, olayda bu yönde hiçbir inceleme yapılmadığı, kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonra şirket hakkında iflasın açılması, borçların taksitlendirilmemesi ya da ödenmemesi veyahut uzlaşma yoluna gidilmesi gibi imkanların kullanılmamasının sonuçlarından kendilerinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili için tesis edilen işlemlerde ve dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Tarafların savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacı temyiz isteminin ise kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, temyiz kararında belirtilen gerekçe ile kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: ... Madencilik İnşaat ve Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin trafik cezası dışındaki kısımları ile ...tarih ve ...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanundaki terimler" başlıklı 3. maddesinde; Amme borçlusu veya borçlu terimi; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun tahsil zaman aşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının kesilmesi başlıklı 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zaman aşımının yeniden işlemeye başlayacağı kurala bağlanmıştır.6183 sayılı Kanun'un 104. maddesinde ise borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi veya terekenin tasfiyesi dolayısıyla hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemeyeceği kurala bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriği 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri,... tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup davalı idarece ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrası dışındaki kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı temyiz istemine gelince; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçları nedeniyle öncelikle o şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için idarece 6183 sayılı Kanun'da sayılan tüm takip yollarının tüketileceği ve buna rağmen borç şirketten tahsil edilemezse şirket kanuni temsilcisi hakkında takip yollarına başvurulacağı, tahsil zamanaşımını kesen sebeplerin tahdidi olarak sayıldığı, bunlar arasında iflas işlemlerine yer verilmediği, sadece hileli iflas halinde zamanaşımının durmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu ... Madencilik İnşaat ve Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi hakkında,... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ve E:...K:...sayılı kararıyla iflasın açıldığı ve İstanbul 3. İflas Müdürlüğü'nün ... tarih ve... İflas sayılı dosyasında ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:... K:... sayılı kararı gereğince iflasın kapatılmasına karar verildiği, ... Madencilik İnşaat ve Malzemeleri Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin 2006 ilâ 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin tahakkuk eden vergi borcunun ödenmemesi nedeniyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiğinden bahisle borcun ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucu asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçların tahsili amacıyla şirketin █████/2005-█████/2010 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda yer verildiği üzere 6183 sayılı Kanun'da, tahsil zamanaşımını kesen sebepler tahdidi olarak sayılmış olup, bunlar arasında iflas işlemlerine yer verilmemiş sadece hileli iflas halinde zamanaşımının durması öngörülmüştür. Bu nedenle, şirket hakkında iflasın açılmasının tahsil zamanaşımını durduran bir sebep olarak kabulü mümkün olmadığından, dava konusu...tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriği 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri, ...tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrası dışındaki kısımlarına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu, █████/2011 tarihinde açılan iflas süresince zamanaşımının işlemeyeceği gerekçesiyle kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince yeniden verilen kararda, borcun, asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği, şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığı, yine, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu borçlar bakımından bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu... tarih ve...ayılı ödeme emrinde yer alan 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve damga vergileri, ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinde yer alan 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA diğer kısımlarının BOZULMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İflasın açılmasıyla zamanaşımı duracağından ve temyize konu kararın, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2010/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi, stopaj ve damga vergileri, ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği 2010 yılı kurumlar vergisi, 2010/Aralık dönemi katma değer vergisi, 2010/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrası haricindeki hüküm gerekçesi de hukuka uygun olduğundan, aynı gerekçe ile onanması gerektiği oyu ile bu kısma ilişkin aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.