Danıştay 8. Dairenin, maden sahası işletme projesinin arza uygun olmadığı gerekçesiyle iptal işlemine karşı açılan davada bilirkişi incelemesi zorunluluğu üzerine temyiz kararı.
Özet: Bir şirketin kalker madeni olarak beyan ettiği işletme projesinin, sahada yapılan incelemede mermer oluşumu tespit edildiği gerekçesiyle idarece iptal edilmesine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi iptal işlemini hukuka uygun bulurken; bölge idare mahkemesi, projenin arza uygunluğunun genel bilgi veya hâkimlik mesleğiyle çözümlenemeyecek teknik bir konu olduğunu, davacı iddialarının karşılanması ve numune sonuçlarının değerlendirilmesi için keşif ve birden fazla kişiden oluşan uzman bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Haf. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzincan ili, Tercan ilçesi hudutları dahilinde ve davacı şirkete hak sağlanan ER:... sayılı II. Grup değerlendirme sahasının, işletme projesinin arza uygun olmadığından bahisle iptal edilmesine ilişkin davalı idarenin ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; olayda, davalı idare tarafından görevlendirilen tetkik heyeti tarafından mahallinde yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan ... tarih ve ... sayılı heyet raporunda "tetkik tarihi itibarı ile sahada herhangi bir faaliyetin olmadığı, sahada önceki dönemde faaliyet yürütülen S:... sicil sayılı ruhsata istinaden açılmış Y...., X:... koordinatında iki basamaklı mermer ocağının bulunduğu, önceki dönemden kalma yaklaşık 20 adet ekonomik değeri bulunmayan mermer stokunun mevcut olduğu, ER:... sayılı saha için II(a) grubu kalker madeni işletme talebine istinaden sahada yapılan inceleme neticesinde sahada mermer madeni oluşumu tespit edildiği, sahanın II(a) grubu kalker (mıcır) sahası olarak değerlendirilemeyeceği, değerlendirilmesi hâlinde rezerv ve kaynak kaybına neden olacağı, hu nedenle ER:... sayılı saha için yapılan II(a) grubu kalker madeni işletme talebinin uygun bulunmadığı" hususlarının belirtildiği, madenlerin kanunda düzenlenen maden gruplarına göre ayrı ayrı ruhsatlandırıldığı, işletme projesinin de ruhsatlandırılacak madenin grubuna göre hazırlanması gerektiği anlaşıldığından, davacı şirket tarafından sunulan projede kalker madeni beyan edildiği halde sahada yapılan tetkiklerde mermer oluşumu tespit edildiği, ancak sahanın II (a) grubu kalker (mıcır) sahası olarak değerlendirilemeyeceği hususunun tespit edilmiş olması karşısında davacı şirkete hak sağlanan ER:... sayılı II. Grup değerlendirme sahasının, işletme projesinin arza uygun olmadığından bahisle iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından yapılan tespit sonrasında çıkan sonuçlarla, davacı tarafından ortaya konulan iddia ve tespitler dikkate alınmak suretiyle projenin arza uygunluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılması, davalı idarece ileri sürülen ruhsatın iptaline ilişkin hususların davacının iddiaları karşısında geçerli olup olmadığı hususlarının saptanması, bu durumun genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayıp, teknik bilgiyi gerektirdiğinden; ilgili uzmanlık alanlarından oluşturulacak tek sayıda, birden fazla kişiden oluşan bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek gerektiği takdirde keşif esnasında alınacak numune sonuçları değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmekte iken, davacı tarafın iddiaları karşılanmaksızın verilen kararda hukukî isabet bulunmadığı, bu durumda; keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve davalı idarenin savunması karşısında davacının iddia ettiği hususlar gereği gibi tartışılmadan (istinaf başvuru dilekçesinde de haklı olarak belirtildiği üzere, bir anlamda davalı idarenin savunma olarak ileri sürdüğü hususlar gerekçe yapılmak suretiyle) verilen istinaf konusu kararda hukuka ve yargılama usûlüne uygunluk görülmemiş olup, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, keşif gerekli görülüyorsa istinafın keşfi kendisinin yaptırması gerektiği, gönderme kararı vererek yargılama sürecinin uzatıldığı, usul ekonomisine aykırı olduğu, sahada inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, işlemde hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.
3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.
8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlıklı 31. maddesinde; "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde; Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf merci olarak inceleyebileceği kararlar, istinafın şekil ve usul şartları, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğu halde verebileceği kararlar, ilk derece mahkemesi kararını uygun bulmadığı halde verebileceği kararlar, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı verilebilecek kararlar, İYUK 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararların kesin olduğu, karara katılabilecek hakimlerin niteliği, ivedi yargılama usulünde istinaf yolu bulunmadığına ilişkin düzenlemeler ayrı ayrı belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin esas hakkında karar verdiği ve Bölge İdare Mahkemesinin bu kararı hukuka uygun bulmadığı anlaşıldığından, bu halin düzenlendiği maddenin dördüncü fıkrasının ve bilirkşi-keşif incelemesi hakkında 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin incelenmesi gerektiği, yukarıda belirtilen mevzuata göre; Bölge İdare Mahkemesi tarafından işin esasına girilerek, istinaf kararı gerekçesinde belirtildiği üzere davalı idarece ileri sürülen ruhsatın iptaline ilişkin hususların davacının iddiaları karşısında geçerli olup olmadığı hususlarının saptanması, bu durumun teknik bilgiyi gerektirdiğinden, ilgili uzmanlık alanlarından oluşturulacak tek sayıda, birden fazla kişiden oluşan bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek gerektiği takdirde keşif esnasında alınacak numune sonuçları değerlendirilmek suretiyle bizzat karar verilmesi gerekmektedir.
45. maddenin beşinci fıkrasında; Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu haklı bulunduğunda, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyanın ilgili mahkemeye gönderilebileceği belirtilmiş, yargılamaya konu bilirkişi-keşif incelemesinin belirtilen iki durumdan biri olmadığı ve ilk inceleme kararı da olmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle kanuni düzenlemeye, yargılamanın makul süre içinde ve usul ekonomisine uygun şekilde neticelendirilmesi hedefine uygun çözümün, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde dosyayı ilk derece mahkemesine gönderen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!