Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, yiyecek ve içecek hizmetleri sektöründe tescilli markaya tecavüz iddiasıyla açılan davada, markanın jenerik olup olmadığı tartışmasıyla reddedilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: İşbu inceleme, tescilli ... ve diğer markaların sahibi davacının, davalının yiyecek ve içecek hizmetlerinde izinsiz kullandığı ... ... ibaresinin marka hakkına tecavüz ettiği iddiasıyla talep ettiği ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince ... ibaresinin jenerik olduğu ve iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılmış olup, davacı vekili istinaf başvurusunda, farklı bir bilirkişi raporunun tecavüzü teyit ettiğini, ... ibaresinin jenerik olmadığını, tescilli markalarının korunması gerektiğini ve diğer markalarının da tecavüz koşullarını karşıladığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılarak ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: █████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ÜYE : ÜYE :KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ E. İHTİYATİ TEDBİRİSTEYEN DAVACI :VEKİLİ :KARŞI TARAF : TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2026 tarih ve ████████ E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 29, 30, 32 ve 43. sınıflarda tescilli "..." ibareli çok sayıda markanın sahibi olan müvekkilinin bu markalarını tek çatı altında toplayarak İstanbul, Bursa, Yalova illeri için master franchising iş ortaklığına imza atmak suretiyle Türkiye özelinde önemli yatırımlarda bulunduğunu, hal böyle iken davalının müvekkilinin izni ve rızası olmadan "... ..." markası ile 43. sınıf yiyecek ve içecek hizmetlerinin sağlanması sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalının bu kullanımının SMK'nin 29/1-(a) maddesinin atıfta bulunduğu SMK'nin 7/2-(b) ve 7/3-(d) maddeleri doğrultusunda tecavüz teşkil eden fiillerden olduğunu, ülke içinde muhtelif mahkemelerce davalının ... markasını kullanmasına benzer bir çok fiili işleyen kişiler hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin markasının korunduğu Yargıtay kararları da dahil çok sayıda kesinleşmiş karar bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin markasına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ve uğranılan manevi zararların karşılığı olarak 10.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ayrıca ihtiyati tedbir mahiyetinde müvekkilinin şubesi izlenimi veren davalıya ait " .../ Çeşme/İZMİR" adresindeki işletmede tecavüz teşkil eden kullanımların, önlenmesine, durdurulmasına "..." ibaresinin yazılı olduğu tabelaların kaldırılmasına, bu tabelalara el konulmasına, her türlü tanıtıcı ürün ve emtiaya el konulmasına ve dava süresinde uygun bir yerde saklanmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının talebi üzerine talimat yoluyla yaptırılan delil tespiti ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen █████/2026 düzenleme tarihli bilirkişi raporundan davalının, "... ..." ve " ... ..." ibaresini restoran hizmetlerinde markasal olarak kullandığı anlaşılıyor ise de, aynı bilirkişi raporunda "..." ibaresinin jenerik olup davalının tespit edilen markasal kullanımları ile davacıya ait markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı yönünde tespite yer verildiği, "..." ibaresinin davaya konu restoran hizmetleri bakımından jenerik olup olmadığının tahkiki gereken bir konu olduğu, davacının sunmuş olduğu delillerin ihtiyati tedbir işlemi tesis için yeterli olmadığı ve şartları oluştuğunda ihtiyati tedbir talebinin her zaman mümkün olduğu gerekçesi ile tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalının markasal kullanımının müvekkiline ait "..." markası ile benzer olduğunun tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının bulunduğunu, bu kapsamda özellikle ... ibaresinin jenerik bir ibare olmadığına dair kararların mevcut olduğunu, müvekkilinin 1998 yılında dahi markasını korumak için yargısal yollara başvurduğunu, markanın jenerikleştiğine ilişkin iddiaların müvekkilinin markasının korunmayacağı anlamına gelmediğini, tescilli markanın korunması gerektiğini, kaldı ki, markanın anonim bir marka haline geldiğinden söz etmek için hükümsüz kılınması gerektiğini, bu hususta verilen bir mahkeme kararı bulunmadığını ve müvekkili tarafından "..." markası haricinde, ██████████ tescil numaralı " ...", ██████████ tescil numaralı " ... ", ███████████ tescil numaralı " " ve ██████████ tescil numaralı " ..." markalarına da dayanıldığını, bu markaların jenerik marka olduğu ileri sürülemeyeceğinden azından bu markalar yönünden tecavüzün koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbire hükmedilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen vekili, karşı tarafın "..." ibareli kullanımlarının müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve maddi-manevi tazminat istemli davada, karşı tarafın "..." ibareli kullanımlarının durdurulmasına ve önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ve delil olarak da Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ T. Sayılı dosyası ile alınan 19/1/2026 tarihli bilirkişi raporu ile Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ soruşturma dosyasında alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. İhtiyati tedbir isteyenin ███████████ (█████████) sayılı "..." ibareli markasının tescil kapsamında 29, 30 ve 32 sınıf “Kebap çeşitleri:Adana kebap, beyti kebap, şiş kebap, karışık kebap, tavuk şiş, mantarlı köfte, patlıcan kebabı, ızgara köfte, tandır kebabı, döner, iskender, pide çeşitleri, çorba çeşitleri: mercimek çorbası, mantarlı çorba, Tatlı çeşitleri: Aşure, tel kadayıf, kabak tatlısı, ekmek kadayıfı, sütlaç, İçecekler. Ayran, kola, soda, meyve suyu, gazoz, su.” yer almaktadır.Soruşturma dosyası ve Talimat dosyasında alınan bilirkişi raporunda, karşı tarafın iş yerinde "... ..." ve " ... ... ibaresini aktif olarak kullandığı belirlenmiş ve bu kullanımlara ilişkin görüntülere rapor içeriğinde yer verilmiştir. Görüntülerden, karşı tarafın iş yeri tabelasında, iş yerinin muhtelif yerlerinde "..." ibaresini kullandığı ve davalıya ait iş yerinin adreste alkollü restaurant olarak ticari faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Her ne kadar mahkemce "..." ibaresinin jenerik niteliğinde olup olmadığını tahkiki gerekli bir konu olduğu olduğu ve bu itibarla davacı tarafından sunulan delillerin ihtiyati tedbir için yeterli olmadığı sonucuna varılmış ise de, ihtiyati tedbir isteyenin markasının asli unsurlarında biri olan "..." ibaresinin karşı tarafın isteme konu kullanımlarında aynen yer alması ve bu kullanımların ihtiyati tedbir isteyenin bahsi geçen markasının tescilli olduğu 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek hizmetleri" ile benzer olan restoran hizmetlerinde gerçekleşmesi nedeniyle karşı tarafın tespit edilen "..." ibareli kullanımlarının, ihtiyati tedbir isteyenin "..." ibareli tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, bu hali ile dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır.Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizce ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2026 gün ve ████████ Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; karşı tarafın "..." ibareli kullanımlarının DURDURULMASINA ve ÖNLENMESİNE,3-Karşı tarafın "..." ibaresini taşıyan iş yeri tabelası, her türlü emtia ve tanıtıcı ürünlere EL KONULMASINA4-HMK'nın 392. maddesine göre kararın ihtiyati tedbir isteyene tefhim veya tebliğinden itibaren 10 (ON) günlük kesin süre içinde 50.000 (ELLİBİN) TL nakdi teminat veya koşulsuz banka teminat mektubu karşılığında ihtiyati tedbirin uygulanmasına, (bu süreye uyulmadığında ise ihtiyati tedbir kararın kendiliğinden kaldırılmış sayılmasına) 5-İhtiyati tedbir kararının infazı için Ankara Nöbetçi İcra Müdürlüğünün veya tedbire konu ürünlerin bulunduğu yer icra dairelerinin görevli kılınmasına, 6-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde anılan tarafa iadesine, 7-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın, tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.