Yargıtay, idari para cezası vekalet ücreti talebini şahsi hak görerek kanun yararına bozma istemini oybirliğiyle reddetti.
Özet: Bir kooperatife Kabahatler Kanunu gereği uygulanan idari para cezasına itiraz sürecinde hükmedilen vekalet ücretinin, idari para cezası miktarından fazla olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan kanun yararına bozma başvurusu, mahkemece vekalet ücretlerinin şahsi hak niteliğinde olduğu ve kanun yararına bozma yolunun kapsamının bu tür hukuka aykırılıkları incelemeye elverişli olmadığı belirtilerek oy birliğiyle reddedilmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
HÂKİMLİĞİ : Muğla 1. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : █████████ Değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na muhalefet etmekten kabahatli S.S. 46 Nolu ...Minibüs Midibüs Otobüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi hakkında, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 05.04.2018 tarihli ve 2273 sayılı encümen kararı ile uygulanan 259,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun süre yönünden reddine dair Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.04.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazların ayrı ayrı reddine dair Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.06.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı ek kararına karşı Muğla 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.08.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla; S.S. 46 Nolu ...Minibüs Midibüs Otobüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından yapılan itirazın reddi ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 31. maddesinde, "(1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan bütün masraflar ve
vekâlet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça ödenir." şeklinde yer alan düzenleme ve karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/5. maddesinde, "Ceza mahkemelerinde görülen tekzip, internet yayın içeriğinden çıkarma, idari para cezalarına itiraz gibi başvuruların kabulü veya ilk derece mahkemesinin kararına yapılan itiraz üzerine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması halinde işin duruşmasız veya duruşmalı oluşuna göre bu Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörüldüğü şekilde avukatlık ücretine hükmedilir. Ancak başvuruya konu idari para cezasının miktarı bu Tarifenin ikinci kısım birinci bölüm 1. sıradaki iş için öngörülen maktu ücretin altında ise idari para cezası kadar avukatlık ücretine hükmedilir." şeklinde yer olan düzenleme nazara alındığında, vekâlet ücretinin itiraz konusu para cezasının miktarı olan 259,00 Türk lirasından fazla olamayacağı gözetilmeden, 1.140,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekâlet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!