3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyeliği suçunda, sempati düzeyini aşmayan ve hiyerarşik bağ kurulamayan eylemlerin beraati gerektirdiğine hükmetti.
Özet: İncelenen hukuki metin, silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla ilgili bir temyiz incelemesini konu almakta olup, sanığın örgütün meşruiyet vitrini olarak algılandığı dönemlerdeki sohbetlere katılımı ve yardım toplama eylemlerinin, 17/25 Aralık sonrası süreçte örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini, organik bağ kurduğunu veya örgütsel faaliyetleri çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde devam ettirdiğini gösterir, bylock kullanıcısı olmadığını ve kod adı kullanmadığını da belirten, şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil niteliğinde olmadığına hükmederek, sanık hakkında terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmektedir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 221/5, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf . 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullandığı yönünde bir tespit yapılamayan sanığın, █████ Aralık süreci öncesini kapsayan sohbetlere katıldığı, yurt inşaatı için yardım topladığı şeklindeki tanık anlatımları ve sanığın ikrarı nazara alındığında, savunmasının aksine █████ Aralık sonrası sanığın örgütle ilişkisinin sempati düzeyini aşarak örgütün hiyerarşik yapısına girdiğini gösterir ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli bir delil ikame olunamayan sanığın eylemleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, hakkında FETÖ/PDY terör örgütü hiyerarşisine girdiğini gösterir bir tespit bulunmaması, bu kapsamda diğer eylem ve faaliyetleri örgüt üyeliği suçu için öngörülen çeşitlilik ve yoğunluk boyutuna ulaşmaması, mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmaması karşısında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, █████████ E. █████████ K., 26.10.2015 tarih, █████████ E. 3464 K. sayılı kararları).
TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve 25 örgüt mensubu ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun üst hadden indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde birinci bent yönünden oy çokluğu ile ikinci bent yönünden ise oy birliği ile karar verildi.
KARŞI OY:
TCK. 221/4 maddesi 2. cümle uygulaması yönünden hükmün bozulmasına yönelik karara iştirak edilmekle beraber, sanığın beraatine yönelik karara katılmıyorum Şöyle ki:
Tüm dosya kapsamı itibariyle, sanığın örgütün operasyonel faaliyetlerinin kamuoyuna yansıması sonrası örgüt üyeleriyle birlikte yurt dışı geziye katılması, 10 yıllık süre boyunca sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katılması, ...'daki hesabında örgüt liderinin talimatına uygun işlemlerde bulunması, örgütün muhasebecisi olduğu yönünde tanık beyanları bulunan....'nün yardımcılığını yapmış olması ve darbe girişimi sonrasında bu kişinin mallarını devretme faaliyetinde bulunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinde ki süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk dikkate alınarak suçunun sübut bulduğu kanaatiyle örgütle ilişkisinin sempati düzeyinde kaldığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğa iştirak edilememiştir. 15.12.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!