Kadastral revizyon hatasından doğan parsel sınırı uyuşmazlığında, zilyetlik ve muhdesata dayalı tapu iptali ile tescil davasının istinaf mahkemesince bozularak yeniden incelenmesi.
Özet: Uygulama kadastrosu sonrası komşu parselin kendi arazisine 496,17 m² oranında tecavüz ettiğini iddia eden davacı, bu kısmın tapu kaydının iptaliyle adına tescilini, mümkün olmaması halinde ise iyi niyetle diktiği ağaçlar nedeniyle temliken tescilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının terditli talebini açıklamaması ve yapılan keşif ile dinlenen tanık ve bilirkişilerin beyanları neticesinde taşınmazların kesin sınırları ile dava konusu bölümün geçmişten bu yana kullanım şeklinin belirlenemediği gerekçesiyle, zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili isteminin kanıtlanamadığına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 94 parsel sayılı 3.420 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 46... parsel numarasıyla ve 3.472,21 m² yüzölçümlü olarak; davalı adına kayıtlı bulunan eski 95 parsel sayılı 12.920 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 46... parsel numarasıyla ve 12.927,42 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; .. ilçesi .. Mahallesi, .. mevkiinde bulunan eski parsel numarası 94 olan ve revizyon sonrasında 46 parsel numarası ile işlem gören tarım arazisini 9-10 yıl kadar önce satın aldığını, bu taşınmazı satın aldığında Kadastro Müdürlüğünce aplikasyon yaptırılarak sınır işaretlerini belli hale getirdiğini, yine yapılan ölçüm sonrasında İlçe Tarım Müdürlüğü ile görüşerek mevzuat gereği çekme payını da dikkate alarak ağaç diktiğini, taşınmazda kuyusu bulunduğunu, taşınmazı satın aldığı tarihten bu yana nizasız ve fasılasız bu şekilde kullandığını, arazinin içinde ağaçlarının bulunduğunu, ancak komşu 47 parsel sahibi ... ..'ün bu taşınmazı davalı ...'ya sattığını, davalının da yaptırdığı ölçümler sonrasında kendi arazisinin doğu tarafını terk ederek kendi arazisine doğru kaydığını, bunun üzerine yaptırdığı ölçüm neticesinde davalının arazisine tecavüzlü olduğunun ortaya çıktığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki tüm arazilerin aynı şekilde birbirine tecavüzü olduğunu, revizyon sırasında oluşan bu hatanın ciddi anlamda mağdur olmasına neden olduğunu belirterek, revizyon sonrası yapılan hatanın düzeltilmesi suretiyle bu talep yerinde görülmezse iyiniyet ile diktiği ağaçların bedeli taşınmaz değerinden fazla olduğundan davalıya ait tapu kaydının 496,17 m²lik kısmının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesi sunmamış, ön inceleme duruşmasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya bir bütün halde değerlendirildiğinde; Mahkememizin 21.10.2021 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından istinaf kanun yolu denetimine başvurulduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 28.02.2022 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı ile hükmün kaldırılmasına dair karar verilerek yeniden yargılama yapmak üzere mahkememize gelen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda; kaldırma kararında öncelikle davacıya terditli olarak temliken tescil talebi olup olmadığı yönünde davasının açıklatılması yönünde verilen karar gereği; davacıya tensip zaptında terditli olarak temliken tescil talebi olup olmadığı yönünde davasını açıklaması için duruşma gününe kadar süre verilmesine rağmen davacının beyanda bulunmadığının anlaşıldığı, yine kaldırma kararında bildirilen tapulamanın yapıldığı 1966 yılına yakın tarihli olabildiğince büyük ölçekte ve yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafı, en eski tarihli yüksek çözünürlüklü ortofoto ve uydu görüntüsü CD ortamında Harita Genel Komutanlığı ve Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına alınmıştır. Dava; zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Davacı taraf, dava konusu taşınmazın 496,17 m²lik bölümünün kendi tapulu taşınmazı içerisinde kaldığını, taşınmazı satın aldığı tarihten bu yana nizasız ve fasılasız bu şekilde kullandığını, arazinin içinde ağaçlarının bulunduğunu ve bu şekilde mezkur bölümün tapusunun iptali ile taşınmazına dahil edilmesini, tescilini talep ve dava etmiş olup, Mahkememiz tarafından gerçekleştirilen bozma sonrası keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları dikkate alınmak suretiyle dava konusu taşınmazların tam olarak sınırlarının bilinmediği, taşınmazların metrekare ölçüm ve sınırlarının bilinmediği, belirgin bir sınır işaretinin, muhdesatının bulunmadığı, taşınmazların sınırlarının ve bölümlerinin bilinmediği, davacının talep ettiği bölümün ve sınırlarının belirlenemediği, dava konusu edilen bölümün geçmişten dava tarihine kadar ne şekilde, hangi sınırlarla kullanıldığının bilinmediği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları yine bununla birlikte fen bilirkişisi, ziraat bilirkişisi, jeodezi bilirkişisi ve jeoloji bilirkişisi tarafından oluşturulan heyet tarafından ibraz edilen 12.07.2023 tanzim tarihli raporda; dava konusu olan parsel/tarlalarda uzun zamanda beri yoğun tarımsal faaliyetler yapılması, eski sınır durumları hakkında, her iki parsel/tarlaların organik maddelerce zenğin olması, aynı kotlarda, eskiye/geçmişe ait belirgin herhangi iz ve yapının olması sonucu davalı ve davacıların eski sınırlarına ait herhangi bir iz/emmare gözlenemediğinin bildirildiği ve dosya arasına alınan bilirkişi kurul raporunun Mahkememizce bilimsel gerçeklere dayalı, denetlemeye elverişli, usule, yasaya ve hakkaniyete uygun bulunduğu, tüm dosya kapsamında mevcut bilgi, belge ve deliller bir arada değerlendirildiğinde davacının davasını ispatlayamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya içeriği ve toplanan delillere göre uygulama kadastrosuna itiraz nedenine dayalı davaların taşınmazın aynına ilişkin olmaması nedeniyle maktu harca tabi olduğu; bu nedenle yatırılan nispi karar ve ilam harcının temliken tescil talebine yönelik olduğunun kabulüyle, davacı ve davalının ortak sınırına ilişkin fotoğrafik yöntemle yapılan tesis kadastrosu sınırları ile uygulama kadastrosu sınırlarının ihtilaflı kısım bakımından örtüştüğü, davacının ağaçların bulunduğu yere yönelik iddiasının mülkiyete ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle uygulama kadastrosu nedenine dayalı davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği, davacının temliken tescil talebinin bulunup bulunmadığına ilişkin mahkemece gönderilen açıklamalı tensip zaptının davacının adreste bulunmama sebebinin araştırıldığı kişinin tebliğ evrakına yazılmaması nedeniyle usule aykırı şekilde tebliğ edildiği, bu nedenle davacının keşif tutanağında temliken tescil nedenine dayalı davası olduğuna ilişkin beyanına değer verilerek terditli temliken tescil davası yönünden yapılan incelemede; davacı iyiniyetli kabul edilse bile davacıya ait ağaçların değerinin arazi değerinden düşük olması nedeniyle terditli talebin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının uygulama kadastrosuna itiraz nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası ile terditli temliken tescil davasının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı temyiz dilekçesinde özetle; sınırlara ölçüm yaptırarak ağaç diktiğini, delillerin takdir ve değelendirilmesinde hataya düşüldüğünü, temliken tescil talebinin dikkate alınmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.