Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası sonrası aracında oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davacıya 45.000 TL değer kaybı ve 17.100 TL araç mahrumiyet tazminatı hükmetmesine karşı, davacı vekili vekalet ücreti ve değer kaybı miktarının eksik hesaplandığını, davalı vekili ise kusur tespitinin ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...İSTİNAFOLUNABAŞVURAN DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...DAVALI : BEREKET SİGORTA A.ŞVEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)BAŞVURU TARİHİ : 04.06.2025 - 10.06.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.10.2025KARAR TARİHİ : 18.06.2026YAZIM TARİHİ : 19.06.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde, 15.03.2024 tarihinde aracı ile seyir halinde iken arkadan gelen davalılardan ...'ın maliki, davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu davacının da karşı şeritten gelen araca çarptığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yapılan kusur değerlendirmesinde davalı araç sürücüsü ... ve davacıya %50'şer oranında kusur verildiğini, ancak davacıya verilen kusur derecesini kabul etmediklerini, kaza sonucu davacının aracında bir çok işlem yapıldığını, değerinde ciddi kayıplar yaşandığını, değer kaybının tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, kendilerine cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, anlaşmama tutanağı tanzim edildikten sonra sigorta şirketi tarafından 25.000,00 TL ödeme yapıldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı için 100,00 TL, araç mahrumiyet tazminatı için 100,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili değer kaybı talebini 45.000,00 TL'ye, araç mahrumiyet tazminatını 17.000,00 TL'ye yükseltip harcı yatırmıştır. Davalı Bereket Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davacıya yapılan ödeme neticesinde sigorta şirketinin poliçeden doğan yükümlülüklerinin sona erdiğini, temerrüdün söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 45.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2024, davalı Bereket Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 17.100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; öncelikle yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden hatalı olduğunu, zira birden fazla talep içeren dava konusu olayda her iki taleplerinin de kabulüne karar verilmesine rağmen tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini, dolayısıyla yerel mahkeme kararının tek vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını, bununla beraber davacının aracındaki değer kaybı hesaplamasına esas alınacak hasar toplamının 213.576,90 TL olması gerektiği halde hükmedilen tutarın bu miktarın çok altında olmasından dolayı davacının mağduriyetinin daha da arttığını, davacının gerçek zararı ile hükmedilen tutar arasında fahiş farkın ortadan kaldırılması adına dosyanın yeniden yargılaması yapılmak üzere yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının eksik ve hatalı inceleme ile verilmiş olduğunu, mahkemece buna yönelik itirazları değerlendirmeden, yeni bir bilirkişi tayin edilerek ek rapor yahut kusur raporu alınmamasının bozma sebebi olduğunu, bilirkişi tarafından sadece beyanlara dayalı olarak kusur tespiti yapıldığını, kamera kayıtlarına ya da teknik incelemelere bilirkişi raporunda yer verilmediğini, oysa ki kamera görüntülerinin incelenmesi halinde diğer araçların hatalı hareketlerle duraksadıklarının açıkça görüleceğini, davacıya ait aracın kaza öncesi ve sonrası maddi değeri arasındaki piyasa değer kaybı hesaplamasının oldukça yüksek olduğunu, bu değerlerin hangi merciilerden temin edildiğinin somutlaştırılmadığını, objektif piyasa değerlerinin tespit edilmesi gerektiğini, bu hususun ispat yükünün davacıya ait olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesine esasen 41 ... plakalı aracın manevra kararsızlığı, durulmayacak ve dönülmeyecek yerden dönmeye çalışmasının ve aniden durması ile takip mesafesini kurallara uygun korumayan davacının korkudanona çarpmamak için sola manevra yapmasının sebep olduğunu, bu durumun en az tali kusur sayılması gerekirken raporda bu konuya hiç değinilmediğini, dolayısıyla istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine k arar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, 6100 sayılı HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası yoluyla araç yoksunluğu bedeli ve bakiye araç değer kaybı bedeli talepli olarak karşı aracın işleten ve sürücüsüne ve sigortacısına yöneltilen maddi tazminat istemlerine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta; 15.03.2024 tarihinde birden fazla aracın karıştığı zincirleme maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, davacı aracında maddi hasar oluştuğu ve davalının zorunlu trafik sigortacısı tarafından poliçe limiti dahilinde ödenen değer kaybı bedelinin araçtaki toplam değer kaybını karşılamaması nedeniyle kazanın davacı aracının satış bedeline etkisi nedeniyle bakiye değer düşüklüğü bedeli ile aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklı araç yoksunluğu bedelinin işleten ve sürücüden talep edildiği anlaşılmaktadır.Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD █████████ E - ██████████ K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD ██████████ E-██████████ K sayılı ilam).Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı). Yargıtay 17. HD'nin █████████ E- █████████ K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Yanı sıra araç mahrumiyeti ve aracın işletilmemesinden kaynaklı dolaylı zararlar poliçe kapsamında bulunmadığından; bu zararlardan yalnızca işleten ve sürücü sorumlu tutulabilir.Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan 19.01.2025 tarihli bilirkişi raporunun kusur tespiti bakımından benimsenerek; davalı araç sürücüsünün, ön ilerisindeki araçlara gerekli dikkati vermeyerek fren tedbirine başvurmaksızın davacı aracına arkadan çarpmak suretiyle gerçekleşen kazada davalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 56/c ve 52.maddelerine aykırı hareketle tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Öte yandan davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre ve aracın önceki hasar geçmişi de dikkate alınarak ve öncesinde hasar gören kısımlar dışlanarak; kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesinde ve davacının kazada hasar gören aracını makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı ve bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı değerlendirilerek; mahkemesi tarafından yöntemince kaza tarihindeki benzer araçların emsal kiralama bedellerinin tespitine ilişkin yapılan araştırmaya ve alınan bilirkişi raporunda davacının aracı için yapılması gereken onarım, parça değişimi, parça lojistik süreleri vb hususlar dikkate alınarak makul tamir süresinin belirlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve alınan raporun bu yönleriyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de belirlenen makul tamir süresine göre davacının davaya konu kaza nedeni ile belirlen araç yoksunluğu bedeli ile bakiye araç değer kaybı bedellerinden davalı sigorta şirketi ile dava dışı ZMMS sigortacısı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra belirlenen gerçek zarara göre 21918 sayılı KTK 85. Maddesine göre davalıların birlikte sorumlu tutulmasında ve tazminat kalemlerinin toplamı üzerinden davacı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesinde her hangi bir hata bulunmadığından; taraf vekillerinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.05.2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalılardan alınması gereken 4.242,05 TL harçtan davalılar tarafından yatırılan toplam 2.121,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.121,01 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı ile davalılar ... ve ...'nin istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine,5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18.06.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*