Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro sayısallaştırma işlemiyle tapulu taşınmaz yüzölçümünde teknolojik ölçüm farklılıklarından kaynaklanan azalma iddiasının reddi kararını onadı.
Özet: Kadastro kanununun ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sonucunda taşınmazlarının yüzölçümünde azalma olduğunu ileri süren davacının, eski yüzölçümüyle tescil talebiyle açtığı davada ilk derece mahkemesi, farkın teknolojik ölçüm farklılıklarından kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar vermiş; davalı Hazinenin husumet itirazına rağmen esastan ret kararı verilmesi üzerine Hazine vekili istinaf etmiş, ancak bölge adliye mahkemesi, aleyhine hüküm bulunmadığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan istinaf başvurusunu reddetmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 3 62... , 28... parsel sayılı sırasıyla 7.209 m², 6.810 m² ve 8.412 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, aynı ada ve parsel numaralarıyla sırasıyla 7.116,12 m², 6.676,96 m² ve 8.396,41 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 3 62... , 28... parsel sayılı taşınmazları satış yoluyla edindiğini, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazlarının yüzölçümünde azalma olduğunu belirterek, taşınmazların eski yüzölçümleriyle tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı .. vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin davada taraf sıfatının bulunmadığını, Hazine yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi kapsamında yapılan yenileme çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Harita ve fen bilirkişisinin 06.06.2023 tarihli raporuna göre, dava konusu taşınmazların 1984 yılına ait hava fotoğrafları ile 2012 yılına ait uydu fotoğraflarının karşılaştırıldığı, zemin durumu ve paftasının güncelleme sonucu oluşan sınırının birbiri ile uyumlu olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazlarda kayda değer bir farklılık olsa da sebebinin ölçü ve hesaplama yöntemleri ile teknolojik farklılıklardan kaynaklandığı, güncelleme yapılmasının 3402 sayılı Kanun'un 22-a uygulama yönetmeliklerine uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 3 62... , 28... parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümüyle tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince davacının temsilcide hata yaptığı değerlendirilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi gereğince iradi taraf değişikliğine izin vermesi gerekirken bu usul eksikliği yapmayarak, Hazine yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi hatalı olmuş olsa da, verilen kararda Hazine yönünden aleyhe hüküm bulunmadığı, yukarıda da belirtildiği gibi Hazine lehine vekalet ücretine de takdir olunduğu, kaldı ki kadastro müdürlüğünün vekili olarak Hazine vekilinin temsil ettiği, bu haliyle davalı Hazine vekilinin verilen kararı istinaf etmesinde hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazlarında azalmaya sebebiyet veren komşu taşınmazların Hazineye ait olmadığını, bu nedenle davalı Hazine yönünden davanın husumetten reddi gerekirken esastan reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işleminin iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların tapu kaydındaki yüzölçümünde hata yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.