Kazan dairesinin iş yeri olarak kiralanması, ruhsat iptali sonrası kira sözleşmesinin feshi, kiracının faydalı ve zorunlu masraf talebi ile kiralayanın mahrum kalınan kira alacağı davasına ilişkin.
Özet: Kiracı, kazan dairesini işyerine çevirerek yaptığı masrafların iadesini isterken, ruhsat iptali ve mühürlenme sonrası feshedilen kira sözleşmesi nedeniyle kiralayan erken tahliyeden doğan kira kaybı ve projeye aykırılık cezası talep etmiş; İlk Derece Mahkemesi, tarafların 2012deki karşılıklı fesih anlaşmasında, kiracının masrafları kiralayandan değil yeni kiracıdan istemesi kararlaştırıldığı, kiralayanın ise idari cezayı isteyemeyeceği gerekçeleriyle hem asıl hem de karşı davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI : █████████ E., █████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 08.06.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin ilgili Belediyeden ruhsat almasına rağmen, site sakinlerinden birinin şikayeti üzerine çalışma ruhsatının iptal edildiğini, davalı tarafından 21.08.2015 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin tüm maliklerinin muvafakati ile kazan dairesi olan kiralananda büyük masraflar yaparak kullanılabilir hale getirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masraflara ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili; davacının sözleşmenin sona ermesine kendi kusurlu davranışları ile neden olduğunu, aylık kiralarını da zamanında ödemeyerek kiralananı habersizce terk etmesi nedeniyle site yönetiminin zarara uğradığını, müvekkili site yönetiminin tespite konu iş yerinin projeye aykırı kullanımı nedeniyle idari para cezası ödediğini, masrafların alt kiracı tarafından yapıldığını, davacının bir ödemesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davada ise, idari para cezası, yargılama giderleri ve vekalet ücreti karşılığı şimdilik 500,00 TL ile mahrum kalınan kira alacağı nedeniyle 500,00 TL'nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, tarafların beyanları, istinaf kaldrıma kararı ilamı ve dosyadaki tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın dava konusu kazan dairesini iş yeri olarak kullanılmak amacıyla 12.03.2010 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı, söz konusu sözleşme gereği ruhsat alınamadığı, alınmış olan ruhsatın da iptal edildiği, kiracının iş yerini açamadığından dolayı karşılıklı anlaşarak sözleşmenin iptal edilmesini istediği, bu durum üzerine ruhsatında da iptali göz önüne alınarak karşılıklı anlaşma ile 12.06.2012 tarihinde sözleşmenin iptal edildiği, tarafların karşılıklı mutabakatı ile 12.06.2012 tarihine kadar kira bedelinin istenmediğinin, davacı tarafından tadilat için yapılan masrafları bir başkası kiralamak isterse ilgili firmadan talep edeceğinin, ancak ödeme şeklinin iki firma arasında yapılan anlaşmaya göre yapılacağının kararlaştırıldığı ve bu tarih itibariyle karşılıklı olarak sözleşmenin feshedildiği, davalı-karşı davacı tarafın kazan dairesinin iş yeri olarak kullanılacak olduğunu bilerek kiraya verdiği, projeye aykırı kullanım nedeniyle ödenen idari para cezasının ve mahrum kalınan kira bedelinin talep edilemeyeceği, 12.06.2012 tarihinde taraflarca imzalanan kira sözleşmesinin iptaline ilişkin belgede; davacı tarafından yapılan masrafların davalı site yönetiminden değil, kazan dairesinin bir başkası tarafından kiralanması durumunda kiralayan firmadan talep edeceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafın davalıdan yapılan faydalı ve zorunlu masrafları talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen 12.03.2010 tarihli kira sözleşmesi ile kazan dairesinin iş yeri olarak kullanılmak üzere davalıya kiralandığı, ruhsat alınamaması/iptal edilmesi nedeniyle tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi 12.06.2012 tarihinde iptal ettikleri, fesih protokolünde bu tarihe kadarki kira bedellerinin kiracıdan istenmeyeceğinin, kiracının tadilat için yapılan masrafları bir başkası kiralamak isterse ilgili firmadan talep edeceğinin ve ödeme şeklinin iki firma arasında yapılan anlaşmaya göre yapılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında bu kez aynı yere ilişkin 08.06.2014 tarihinde kira sözleşmesi imzalandığı, bilahare davacı/karşı davalı kiracının, kiralananı 10 yıl süre ile alt kiraya verdiği, alt kiracının ruhsat aldığı ancak Belediyenin 02.07.2015 tarihli kararı ile ruhsatın iptal edildiği, 09.07.2015 tarihli kararı ile faaliyet men'ine karar verildiği ve 03.08.2015 tarihinde iş yerinin mühürlendiği, asıl davada kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar bedelinin, karşı davada ise; kiralananın erken tahliyesi nedeni ile mahrum kalınan kira bedelleri ile akde aykırı kullanım nedeni ile ödenen idari para cezasının talep edildiği, tarafların kabulünde olan 12.06.2012 tarihli protokolde; davacı karşı davalının kiralananda tadilat yaptığının açıkça yazıldığı ve tadilatlarla ilgili olarak tarafların birbirini ibra ettiği, 08.06.2014 tarihinde düzenlenen son kira sözleşmesinin imzalanmasından sonra davacı/ karşı davalı kiracının bu yere yeni imalat ( faydalı ve zorunlu gider) yaptığı iddia ve ispat edilemediğinden asıl davanın reddine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, dosya kapsamına göre, kiralanan yere ilişkin ruhsat belediyece tekrar tekrar iptal edildiği ve bu yerin iş yeri kira sözleşmesine konu edilemeyeceği açık olmasına rağmen, dava konusu yerin kiralanması ve bu yerde bulunan iş yerinin mühürlenmesi ve kiralananın tahliye edilmesi nedeniyle davalı/karşı davacının kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceği nazara alındığında, karşı davanın reddine karar verilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı/karşı davalı kiracı vekili; taraflar arasında düzenlenen 08.06.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde belirtildiği üzere kiralananın boş ve harap halde teslim alındığı, sözleşmenin (11.) ve (12.) maddelerinde kiralanana yapılan faydalı ve masrafların talep edilebileceğinin düzenlendiği, yeni yapılan 08.06.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile önceki yapılan sözleşmelerin hükmü kalmamasına rağmen, 12.06.2012 tarihli belge dikkate alınarak karar verilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı/karşı davacı kiraya veren vekili; davacının müvekkiline haber vermeden taşınmazı tahliye ettiğini, bu süreçte kira ücretlerini ödemediği gibi müvekkili site yöneticilerinin imar kanununa muhalefet suçundan yargılandıklarını, ayrıca site yönetimi aleyhine idari para cezası verildiğini, kiralananın kazan dairesi olup kiraya verilmesinin projeye ve kanuna aykırı olduğunu, davacının müvekkili site yönetiminin zararına sebep olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl davada kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu imalat bedellerinin tahsili, karşı davada erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira bedelleri ile ödenen idari para cezasının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.