Şirket ortağının vergi borçlarından sorumluluğunun kapsamı, tahakkuk zamanı, elektronik tebligat usulü ve ödeme emirlerinin iptaline ilişkin Danıştay içtihadı.
Özet: Dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar veren ilk derece mahkemesi, şirketin vergi borçlarının yapılandırma sonrası asıl borçlu şirkete yeniden ödeme emri düzenlenmemesi veya elektronik tebligatın usulüne uygun yapılmaması nedeniyle takibin tamamlanmamış olması ile davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonraki döneme ait amme alacaklarının vade tarihlerinin ortaklık sıfatı taşımayan döneme denk gelmesi gerekçeleriyle, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YDOKUZUNCU DAİRE Esas No : █████████ Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: ... İnşaat Yazılım Elektrik Gıda Turizm Nakliyat İmalat San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; ... sayılı ödeme emrinin 4, 5, 27, 29, 30, 31, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 57, 58 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımları yönünden, asıl borçlu şirket tarafından vergi borcunun 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırmalar sonrasında hiç ödeme yapılmaması sebebiyle yapılandırmaların iptal edildiği, amme borçlarının nitelik değiştirerek yapılandırma sonucu ödenmeyen vergi borcuna dönüştüğü ve yapılandırma kapsamındaki bu borçlara ilişkin olarak asıl borçlu şirket nezdinde yeniden ödeme emri düzenlenmediğinin anlaşıldığı, bu durumda söz konusu amme alacaklarına ilişkin takibin asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde tamamlanmadan şirket ortağı sıfatıyla davacının takibine geçildiği görüldüğünden, dava konusu ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, ...sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırda yer alan amme alacağı yönünden; vergi borcunun dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin █████/2018 tarihinde elektronik tebligat sistemi üzerinden onaylanarak gönderildiği ve gönderim tarihini izleyen beşinci gün olan █████/2018 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, ancak yapılan tebliğ işlemine ilişkin olarak şirketin, elektronik tebligat talep bildirim formunda belirtilen telefon numarası ile e-posta adresinden herhangi birine bilgilendirme mesajı veya e-posta gönderilmediğinin görüldüğü, bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ...sayılı ödeme emrinin, 456 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde, █████/2019 tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 511 sıra numaralı tebliğ ile yapılan değişiklikten önceki tarihte tebliğ işleminin gerçekleştirildiği de göz önünde tutularak, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, dolayısıyla, söz konusu amme alacağına ilişkin takibin asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde tamamlanmadan şirket ortağı sıfatıyla davacının takibine geçildiği sonucuna varıldığından, ...sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırda yer alan amme alacağına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, ...sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısmı ile... sayılı ödeme emri yönünden, bir vergilendirme döneminde vergiyi doğuran işlemlerin gerçekleşmesinin tek başına vergi borcunu doğurmadığı, vergi borcunun doğması için ya mükellef tarafından beyanda bulunularak ya da idarece re'sen veya ikmalen tarh edilen verginin tahakkuk etmiş olması gerektiği, dolayısıyla, vergilendirme döneminde icra edilen vergiye tabi faaliyetler sonucu mükellef tarafından beyan edilen veya idarece bulunan matrah veya matrah farkına dayanan vergi, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği döneme ait ise de, bu vergi beyan tarihinde veya re'sen ya da ikmalen tarhiyat üzerine tahakkuk ettiği, böylece mükellef yönünden borç, idare yönünden ise 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilebilecek bir kamu alacağı haline geldiği, amme alacağının doğduğu zaman kavramıyla, vergiyi doğuran olayların gerçekleştiği, alacağın ilgili olduğu vergilendirme döneminin kastedildiği düşünülebilir ise de, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde bu amaçla, vergi hukukunun "vergilendirme dönemi" ya da "vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönem" kavramları kullanılabilecekken "amme alacağının doğduğu zaman" kavramının kullanılmasının, vergi ile ilgili faaliyet döneminde ortak olan kişilerin değil, verginin tahakkuk ettiği tarihte ortak sıfatı taşıyan kişilerin muhatap alındığını gösterdiği, olayda, davacının █████/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile şirketteki mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, söz konusu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu tutulması kanun gereği olmakla birlikte, davacı adına düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısmı ile ... sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarının vade tarihlerinin, davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonraki tarihte olması nedeniyle, herhangi bir sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucuna varıldığından, ...sayılı ödeme emrinin belirtilen kısımlarında ve ... sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, 2021/2,3 sayılı ödeme emirlerinin kalan kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne,...sayılı ödeme emrinin 4, 5, 27, 29, 30, 31, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 57, 58, 64 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımları ile 2021/3 sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımlarının ve ...sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İstinaf ve savunma dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların tekrar edildiği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırındaki,... sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımları ile ...sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının bozulması, temyize konu kalan kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: ... İnşaat Yazılım Elektrik Gıda Turizm Nakliyat İmalat San. Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...,...,... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.İLGİLİ MEVZUAT:7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Diğer mali tebligat" başlıklı 51. maddesinde: "Mali tebliğler, kendi kanunlarında sarahat bulunmıyan hallerde, bu kanunun umumi hükümlerine tevfikan yapılır.", 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında : "Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükümleri düzenlenmiştir. █████/2018 tarihinde yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 31. maddesi ile yürürlükten kaldırılan █████/2013 tarihli (mülga) Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 10. maddesinde, "Muhatap tarafından hizmet sağlayıcıya iletişim için diğer bir elektronik posta adresi bildirilmişse, elektronik tebligatın ulaştığı anda bu adrese, bilgilendirilme mesajı gönderilir. Muhatap tarafından hizmet sağlayıcıya iletişim için kısa mesaj alma özelliği olan telefon numarası bildirilmişse, talep halinde ve ücreti muhataba ait olmak üzere bu telefon numarasına hizmet sağlayıcı tarafından elektronik tebligat bilgilendirme mesajı gönderilir. Bu madde kapsamındaki bilgilendirmelerin herhangi bir nedenle yapılamamış olması, tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez, hizmet sağlayıcının da ikinci fıkra gereğince muhataptan alacağı ücretin iadesi dışında bu madde kapsamında herhangi bir sorumluluğunu gerektirmez. Muhatabın bu madde kapsamında bilgilendirilmesine ilişkin olay kayıtları hizmet sağlayıcı tarafından tutulur." hükmü; █████/2018 tarihli Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 10. maddesinde ise, "Elektronik tebligat adresine elektronik tebligat mesajı ulaştığı konusunda bilgilendirilmek isteyen muhatap, elektronik posta adresini veya kısa mesaj alma özelliği olan bir telefon numarasını PTT’ye bildirir. Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı anda PTT tarafından muhataba bilgilendirme mesajı iletilir. Bu mesaj kısa mesaj alma özelliği olan telefona ücreti mukabilinde, elektronik posta adresine ise ücretsiz olarak iletilir. Bu madde kapsamındaki bilgilendirmelerin herhangi bir nedenle yapılamamış veya geç yapılmış olması, tebligatın geçerliliğini etkilemez. Muhatabın bu madde kapsamında bilgilendirilmesine ilişkin işlem kayıtları UETS tarafından tutulur." hükmü düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak █████/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ç, d, e bentlerinde: "ç) Elektronik Tebligat: 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın Elektronik Tebligat Sistemi ile muhatapların elektronik adreslerine tebliğ edilmesini, d) Elektronik Tebligat Adresi: Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulacak tebliğe elverişli elektronik ortamı, e) Elektronik Tebligat Sistemi: Bilişim sistemleri vasıtasıyla muhatabın elektronik tebligat adresine iletilmek üzere, tebliğ evrakının gönderildiği ve elektronik ortamda delillendirilerek tesliminin sağlandığı sistemi,... ,ifade eder." kuralı; aynı Genel Tebliğ'in "İnternet Vergi Dairesi Kullanıcı Kodu, Parola ve Şifresi Edinme" başlıklı 5.4. maddesinin birinci fıkrasında: "Elektronik tebligat sistemini kullanmak üzere, Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden kapalı bir zarf verilecektir." kuralı; "Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi" başlıklı 6. maddesinin 1,2,3 ve son fıkrasında ise, "213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrak, elektronik imza ile imzalanacak ve (Değişik ibare:RG-█████/2019-30923) tebligatı yapan birim adına Başkanlık tarafından tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilecektir. Elektronik tebligat sistemine internet vergi dairesi üzerinden erişilecektir. İnternet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresine sahip olan gerçek ve tüzel kişiler şifreleriyle elektronik tebligat adreslerine ulaşacaklardır. İnternet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi olmayan gerçek kişiler ise sisteme her girişte yapılan kimlik doğrulaması ile elektronik tebligat adreslerine erişeceklerdir. Kanunun 107/A maddesi gereğince, elektronik imzalı tebliğ evrakı, muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır....(511 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğin 3. maddesiyle eklenen ve █████/2019 tarihinde yürürlüğe giren fıkra) "Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilir. Bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez." kuralı yer almaktadır.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde; vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı, vergi alacağının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil ettiği açıklanmış; 20. maddesinde; verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muamele olduğu, 21. maddesinde, tebliğin, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların yetkili makamlar tarafından mükellefe veya ceza sorumlusuna yazı ile bildirilmesi olduğu, 22. maddesinde, tahakkukun tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesi olduğu, 23. maddesinde de, verginin tahsilinin kanuna uygun suretle ödenmesi olduğu tanımlanmıştır.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun, "Kanunun şümulü" başlıklı 1. maddesinde, devlete, vilayet özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi feri amme alacakları ile bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı öngörülmüştür.Anılan Kanunun 35. maddesinde de limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Bölge İdare Mahkemesi kararının,...sayılı ödeme emrinin 4, 5, 27, 29, 30, 31, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 57, 58 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırda yer alan amme alacağına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden,Vergilendirmeyle ilgili tebligat hükümleri Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nda tebligata ilişkin olarak açık hüküm bulunmayan hallerde ise Tebligat Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kanun koyucu tarafından Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi ile elektronik ortamda tebligat yapılabilmesine imkân tanıyacak düzenlemeler yapılmış ve bu madde uyarınca verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Elektronik Tebligat Sistemi kurularak faaliyete geçirilmiştir. Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Bununla birlikte, Elektronik Tebligat Sistemini kullanmak üzere, mükellefler tarafından edinilen internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifre, Genel Tebliğ ekinde yer alan "Elektronik Tebligat Talep Bildirimi" ile bildirimde bulunmak suretiyle edinilmekte ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından düzenlenen bu bildirim formlarında mükelleflere "Bilgilendirme Tercihleri" bölümünde yer alan "Kısa Mesaj Servisi" ve "E-posta" tercihleri ile e-posta ve/veya kısa mesaj ile bilgilendirilmek isteyip istemedikleri sorulmaktadır. Böylece idare tarafından muhatabın talebi doğrultusunda, elektronik tebligat adresine yapılan tebligat hakkında ayrıca bildirilen mobil telefon numarasına veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilebilmektedir. Vergi Usul Kanunu'nda elektronik ortamda yapılan tebligata ilişkin olarak yukarıda açıklanan unsurlara ilave olarak ayrıca muhatabın elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmesi gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Anılan Kanun'un 107/A maddesinin ikinci fıkrasına eklenen, elektronik ortamda yapılan tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağına ilişkin düzenlemede de, beş günlük sürenin başlangıcı olarak SMS ve/veya e-posta ile bilgilendirilme tarihi değil, tebliğe konu evrakın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarih esas alınmış, ayrıca tebligatın yapılmış sayılması için elektronik adrese ulaştığı tarihten itibaren beş günlük bir süre öngörülmüştür. 456 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde değişiklik yapan 511 sıra no'lu Genel Tebliğ'in yayımlandığı █████/2019 tarihine kadar Genel Tebliğ'de, muhatabın elektronik tebligat adresine yapılan tebligata ilişkin olarak ayrıca bildirilen mobil telefon numarası ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmesi gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bahsi geçen değişiklik ile Genel Tebliğ'in 6. maddesine eklenen 5. fıkra ile, kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatabın bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebileceği ancak bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olmasının tebligat süresini ve geçerliliğini etkileyemeyeceği Elektronik Tebligat Yönetmeliği'ne paralel bir şekilde Genel Tebliğ'de de düzenlenmiştir.Bu durumda, davalı idarece sunulan belgelerden ...sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırda yer alan amme alacağının dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin elektronik ortamda usulüne uygun tebliğinin gerçekleştirildiği ve bahsedilen mevzuat hükümleri ve Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmemesi yapılan tebligatın süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak incelemeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.Bölge İdare Mahkemesi kararının, ...sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımları ile ...sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden, Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; 6183 sayılı Kanunun 1. maddesine göre bir amme alacağı olan vergi alacağının anılan Kanun uyarınca tahsil edileceği, 213 sayılı Kanunun 19. maddesine göre de vergi alacağının, vergiyi doğuran olay ile doğacağı ve vergi alacağının doğmasının mükellef bakımından vergi borcunu teşkil edeceği, yani amme alacağı türlerinden birisi olan vergi alacağının, vergiyi doğuran olayla birlikte doğduğu, dolayısıyla vergiye ilişkin alacak ve borç ilişkisinin vergiyi doğuran olay ile gerçekleştiği ve vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesiyle, mükellefin vergi borçlusu, devlet, vilayet özel idareleri ve belediyelerin de vergi alacaklısı sıfatına sahip olduğu, vergi alacağının doğmasından sonraki aşamada ise, kanunlarda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak vergi alacağının tarh ettirildiği, tarh ettirilen verginin tebliğ edilmesi üzerine tahakkuk ederek ödenebilir aşamaya geldikten sonra verginin tahsili aşamasına geçilerek, kanunda belirtilen surette ödenmesiyle vergilendirme sürecinin tamamlandığı, ancak vergi borcunun vadesinde ödenmediği durumda ise kamu gücü kullanılarak, alacaklısı veya alacaklı adına kamu gücü kullanma konusunda yetkili makamlar tarafından cebren tahsil aşamasına geçildiği ve cebren tahsil esaslarının hüküm altına alındığı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde tahsilatın yapılacağı anlaşılmaktadır. 213 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi ile vergiye ilişkin alacak ve borç ilişkisinin kurulduğu, mükellefin artık vergi borçlusu olduğu, tarh, tebliğ ve tahakkuk ettikten sonra vadesinde ödenmeyen vergi alacağının ise cebren tahsilata ilişkin esasların hüküm altına alındığı 6183 sayılı Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde yapıldığı, dolayısıyla, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer verilen "amme alacağının doğduğu zaman" kavramından kastedilenin "vergiyi doğuran olay" olduğu ve verginin tahakkuk edip vadesinde ödenmemesi durumunun ise vergi alacağının, cebren tahsil edilme şartlarının gerçekleşmesine işaret ettiği sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde değinilen amme alacağının doğduğu zaman kavramından anlaşılması gerekenin amme alacağının da konusu olan vergi alacağının doğduğu olay olduğu da açıktır. Aksine bir yorum anılan maddede yer alan; "Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." hükmünü de etkisiz kılar. Zira, amme alacağının doğduğu zamanı temyize konu kararda değinildiği gibi tahakkuk edip kesinleşen verginin kamu alacağı haline gelmesine indirgendiği durumda aynı tarihte ödenmesi de gerekli olan mezkur alacak için vade tarihi aramak anlamsız olacaktır. Nitekim kesinleşen ve kamu alacağı haline dönüşen bu alacak için sonrasında düzenlenen ödeme emrinde gecikme faiziyle birlikte yer alan gecikme zammı da bu tarih itibarıyla işletilmeye başlanır ve ödeme emri ile talep edilir. Bu nedenle; 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesindeki düzenlemeden asıl borçlu şirkete ait amme alacaklarının doğduğu dönemde şirketin ortağı olan kişilerin ortak olunan dönemlerle sınırlı olarak amme alacağının ödenmesinden sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağının anlaşılması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2011-█████/2019 tarihleri arasında ortağı olduğu ... İnşaat Yazılım Elektrik Gıda Turizm Nakliyat İmalat San. Tic. Ltd. Şti'ne ait 2014 ila 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla ... sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımları ile... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Bu durumda, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, davacının, ... sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki vergi borçlarına ilişkin kısımları ile ... sayılı ödeme emrine konu vergi borçlarının şirket ortağı olduğu dönemlere isabet eden kısmının ödenmesinden sorumluluğunun bulunduğu açık olduğundan, söz konusu borçlara ilişkin olarak davacının sorumlu olduğu dönemlerdeki sermaye payı, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılan takibin usulüne uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı gibi hususlar değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının da bozulması gerekmektedir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... sayılı ödeme emrinin 64 numaralı satırındaki, ... sayılı ödeme emrinin 1 ila 21, 23 ila 59, 67 ila 80 numaralı satırlarındaki amme alacaklarına ilişkin kısımlarına ve ... sayılı ödeme emrine yönelik hüküm fıkrasının BOZULMASINA, temyize konu kalan kısmının ONANMASINA,Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.