İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan doğan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, tarafların ticari ilişkisi ve bilirkişi raporu ışığında mahkemenin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan 25.045,20 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacının haksız itiraz ve malvarlığı kaçırma iddialarıyla takibin devamını ve icra inkar tazminatını talep etmesi; davalının ise mahkemenin görevsizliği ve borcun mevcut olmadığı savunmaları üzerine, mahkemenin davacının tacir olduğunu ve davanın ticari niteliğini tespit ederek, tarafların usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri ile faturaların her iki deftere de kaydedilmiş olmasını esas alan bilirkişi raporunu benimsemesiyle, alacağın varlığını doğrulayan sürecini özetlemektedir.

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/3 Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının bakiye 25.045,20 TL alacağı için öncelikle Ankara... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, söz konusu takibe yetki ve borç yönünden itiraz edildiğini, taraflarınca dosya yetkili İzmir İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve ... İcra Müdürlüğü... sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine yine borç yönünden itiraz edilerek, takibin durmasına sebebiyet verildiğini, davalı yan ticari kayıtlara işlenmiş ve muaccel olan bakiye borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, şirketin haksız olarak icra takiplerine itiraz ettiği ve malvarlığını elden çıkardığını, İzmir ve Çorlu'daki fabrikalarını satmasına rağmen borçlarını ödemekten kaçındığını, hali hazırda diğer mal varlıklarını da elden çıkarmakta olduğu bilinmekte olduğunu, dava sonucunda alacağın tahsilinin imkansız hale gelmesi karşısında davalı üzerine kayıtlı taşınmaz ve taşınır malvarlıklarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, likit olan alacağa itiraz nedeni ile davalının %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; T.T.K'nun 4.md. Uyarınca her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlarda Ticaret Mahkemeleri görevli olduğunu, 6100 sayılı HMK'nun 2. Maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğunu, dosyanın davacısı gerçek kişi olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevli olmadığını, davalının davacıya borcu olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği davalının borcu inkar yönündeki iddiası doğru olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan muavin defter çıktısını kabul etmemekle beraber bu belgelerin delil değeri bulunmadığını, davalının davacıya borcu olmadığını, borcu kabul etmemekle beraber davalı temerrüde düşürülmeden borca faiz işletilmesi, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Fatura, taraf ticari defter ve kayıtları, icra dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiye istinaden düzenlenen faturalar nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek icra takibine yapılan itirazın iptaline ve asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevine girdiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, istenen faiz oranının yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67. ve devamı maddelerine göre açılan ve faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasında davacı alacaklı, alacağın varlığını ispat külfeti altında bulunmaktadır. Davacı tarafça bu ispat külfeti gereğince alacak ispat edildiği vakit bu kez davalı borçlu borcun ödeme yahut başkaca herhangi bir sebeple ortadan kalktığını ispata mecburdur.
Dosyada mevcut müzekkerelerden davacının tacir olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf talepleri, icra dosyası, taraf ticari defterleri ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve rapor aldırılmıştır. Dosyada mevcut █████/2020 tarihli bilirkişi raporu mahkememizce oluşa, dosya kapsamına ve bilimsel verilere uygun bulunarak benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve bu kapsamdaki faturalar her iki taraf defterlerine de kaydedilmiştir. Söz konusu kayıtlara ve özellikle davalının kendi defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 23.536,30 TL borcu bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla davacı kendi defterleri ve davalının defterleri ile alacağın varlığını ispat etmiştir. Bu durumda davalı taraf borcun ödeme yahut başkaca herhangi bir sebeple ortadan kalktığını ispat etmelidir. Dosyada bu kapsamda bir ispat bulunmamaktadır. Bu oluş karşısında davacı takip tarihi itibariyle davalıdan 23.536,30 TL tutarında alacaklıdır ve davalının bu alacağın tahsiline matuf başlatılan İzmir...İcra Müdürlüğünü... Esas sayılı takibe vaki itirazı haksızdır. Diğer yandan taraflar tacir olup alacak taraf defterlerine kayıtlıdır ve taraflarca bilinmekte olup likit kabul edilmelidir. Bu sebeple, likit olan alacağa haksız itiraz eden davalı asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmiştir. Ayrıca davacı tarafın işlemiş faiz alacağı talebi yerindedir, hatta davacı taraf daha fazla işlemiş faiz alacağı talep edebilecekken( takip tarihi itibariyle 3.369,13 TL) takip talebinde 1.508,90 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu miktar mahkememiz tarafından hüküm altına alınmıştır. Takipte işleyecek faiz türü ve oranı da tarafların tacir olması ve işin ticari iş olması nedeniyle avans faizi olarak istenebilecektir ve bu kapsamda davacı talebi yerindedir.
Mezkur nedenlerle davanın kabulüne, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KABULÜ ile,
Takibin 23.536,30 TL asıl alacak , 1.508,90 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere 25.045,20 TL toplam alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla , tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA,
Alacak likit bulunduğundan asıl alacak tutarının % 20 si oranında icra inkar tazminatı olan 4.707,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf duruşmada kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 10,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 70,04 TL tebligat, 25,50 -TL elektronik tebligat, 2,00 TL Kep gideri, 302,48-TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1144,42-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2020
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!