11. Ceza Dairesi, suça sürüklenen çocuk hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilen suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararı temyiz incelemesine tabi tutmuştur; temyiz dilekçesinin yanlış bildirilmiş bir süreye rağmen geçerli kabul edildiği bu süreçte, mahkeme, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve delillerin vicdani kanaatle değerlendirilmesi hususlarında yerel mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görmemiş, savcılık makamının bozma yönündeki görüşüne iştirak etmeyerek, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin kesin delillerle saptandığını ve uygulanan yaptırımların doğru olduğunu belirterek, yerel mahkeme hükmünü oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E. ████████ K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön incelemesi neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik 15 gün temyiz süresi belirleyerek suça sürüklenen çocuk müdafine tebliğ edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından suça sürüklenen çocuk müdafinin yanıltıldığı ve 15 gün içinde suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesini verdiği anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle ertelemenin mümkün olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.