Danıştay, konuta lağım basması sonucu oluşan zararlarda idare ile konut sahibinin müterafik kusurlu bulunması nedeniyle maddi tazminatın kısmen kabulüne dair bölge idare mahkemesi kararını inceliyor.
Özet: Bir konutun kanalizasyon baskını sonucu zarar görmesi iddiasıyla açılan tazminat davasında, Bölge İdare Mahkemesi, kanalizasyon sistemindeki eksiklikler ve konutun yapısal yetersizlikleri sebebiyle zararda davalı idare ile davacının yarı yarıya müterafik kusurlu olduğuna hükmederek talep edilen tazminatı yarı oranında kabul etmiş; her iki tarafın da müterafik kusur ve tazminat miktarına yönelik itirazlarıyla dosyanın temyiz incelemesine geldiği ve tetkik hakiminin bölge idare mahkemesi kararının düzeltilerek onanması yönünde görüş bildirdiği bir hukuki uyuşmazlıktır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ██████████ TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının, ikamet ettiği İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan konutunu █████/2023 tarihinde lağım suları bastığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararlarına yönelik 128.500,00 TL (miktarı arttırılmış) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davanın kabulüne, talep edilen 128.500,00-TL maddi tazminatın, 100,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle; 128.400,00 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi tarafından; binaya ait parsel rögarının tıkalı oluşu nedeniyle davalı kurumun kanalizasyon hatlarının projelendirilmesi, yapımı, bakımı, onarımı ve denetimi görevlerini tam olarak yerine getirmediği ve çekvalf sisteminin olmaması nedeniyle de davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği hususları değerlendirildiğinde, meydana gelen zararda tarafların müterafik kusurlarının olduğu ve zararın %50'lik kısmından davalı idarenin sorumlu olduğu, geri kalan %50'lik kısmı yönünden ise yapı kaynaklı olması nedeniyle yapı malikinin sorumlu olduğu, meydana gelen 128.500,00-TL maddi zararda %50 davalının kusur oranına isabet eden 64.250,00-TL tazminat talebinin kabulü, fazlaya ilişkin 64.250,00-TL tazminat talebinin ise reddi gerektiği, Mahkeme kararının davalı istinaf başvurusunun 64.250,00-TL tazminatın kabulüne yönelik kısmının kabulü ile mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve bu tutara yönelik davanın reddine, kalan 64.250,00-TL tazminatın kabulüne ilişkin olarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; adresteki çalışmada herhangi bir teknik yetersizlik veya hizmet kusuru bulunmadığı, davacı tarafça taşınmazda alınması gereken önlemlerin alınmadığı, atıksu deşarj pompasının olmaması, bodrum katında herhangi bir su gideri, ter sifonu vb. bulunmadığı, yapının mevzuata uygun inşa edilmediği, davacının kusurlu olduğu, hiçbir suretle hizmet kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; eksik incelemeye dayalı karar verildiği, davalı idarece söz konusu adresteki kanalizasyon hatlarının bakımı, onarımı, denetimi ve gerekli önlemlerin alınması görevinin yerine getirilmediği, kamu hizmetinin eksik ve kötü yapılması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu, vermiş olduğu zararı tazmin etmesi ve mağduriyeti gidermesi gerektiği ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idarece savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; davacının ikamet ettiği İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan konutuna █████/2023 tarihinde lağım suları bastığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararlarına yönelik 128.500,00-TL (miktarı arttırılmış) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin amaçlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştay'ın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir. Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, miktar artırımı ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da miktar artırımı ile arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun █████/2020 tarih ve E:███████, K:████████ sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin kararı sonucu, ... İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasında yer alan 1. maddesinin "1- Davanın kabulüne, talep edilen 128.500,00-TL maddi tazminatın, 100,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle; 128.400,00 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine," şeklindeki kısmının; "1-Davanın kısmen kabulü ile 64.250,00-TL tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine," şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz istemlerinin reddine,2. İzmir Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden 1.013,90-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.