7. Ceza Dairesinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, yeni delillerle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kanun yararına bozma incelemesi.
Özet: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonrası, savcılığın yeni delil elde edildiği gerekçesiyle bu kararın kaldırılması talebi sulh ceza hakimliği tarafından reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza Muhakemesi Kanununun 172/2 maddesi ile Yargıtay içtihatlarında tanımlanan "yeni delil" kavramının kapsamını ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması şartlarını değerlendirerek, elde edilen delillerin niteliği gereği sulh ceza hakimliğinin ret kararının hukuka aykırı olduğunu ve kanun yararına bozulması gerektiğini savunmaktadır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

HÂKİMLİĞİ : Bandırma Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : ████████ Değişik İş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talebin reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheliler hakkında soruşturma evresi sonunda Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.12.2024 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2024 tarihinde yeni delil elde edildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talebi üzerine, Bandırma Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı ile talebin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB - ███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Dosya kapsamına göre, Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığınca 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan adı geçen şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma sonunda, kamu davası açmak için yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini takiben, isnat edilen suçla ilgili yapılan araştırma neticesinde elde edilen delillerin inceleme konusu soruşturma dosyası dışında başka soruşturma evrakına kaydedildiğinden bahisle şüpheliler hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına yönelik Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin Gönen (Balıkesir) Sulh Ceza Hakimliğinin 14.01.2025 tarihli kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2. maddesinde, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklinde düzenlemenin yer aldığı,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2017 tarihli ve ███████-186 esas, ████████ karar sayılı ilamında, "...01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 172. maddesinin ikinci fıkrasıyla, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni bir delil meydana çıkmadan Cumhuriyet savcısınca kendiliğinden kamu davası açılamayacağı hüküm altına alınmış, ancak 06.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 680 sayılı KHK ile ayrıca, elde edilen yeni delilin kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak nitelikte olması ve sulh ceza hakimliğince bu konuda bir karar verilmesi şartlarına bağlanmıştır..." şeklinde,
Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.06.2015 tarihli ve 2013/7-700 esas, ████████ karar sayılı ilamında, "...CMK'nun 172/2. maddesinde yer alan "yeni delil" kavramından ne anlaşılması gerektiğine gelince; kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan, ancak ele geçirilemeyen, dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yeni bir soruşturmanın başlatılabilmesi için, delilin yeni olmasının yanında, tek başına veya diğer delillerle birlikte bir suçun işlendiğini kuvvetle ispatlama gücüne sahip olması gerekir. Dava açmaya yetecek kadar güçlü elverişlilikte veya kovuşturmama kararının nedenini ortadan kaldırıcı ve ayrıca davanın da açılmasını sağlayacak kuvvette, suç şüphesini kuvvetlendirici nitelikte bulunması gerekir. Bu nitelikte yeni bir delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcısı işe tekrar el atarak, iddianame düzenleyebilecek, kabulü halinde kamu davası açılmış olacaktır..." şeklinde belirtildiği üzere, Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra, yeni delil ortaya çıkmadıkça ve bu hususta ilgili hâkimlikçe bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılmasının mümkün olmadığı, Diğer yandan, mevcut olup ele geçirilemeyen, dosyada bulunmayan ya da dosyada bulunmakla birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delillerin "yeni delil" olarak değerlendirilmesi gerektiği,
Somut olayda, adı geçen şüpheliler hakkında █████████ sayılı dosya üzerinden soruşturma yürütüldüğü, anılan soruşturma dosyası kapsamında Gönen (Balıkesir) Sulh Ceza Hakimliğinin 25.11.2024 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararı ile şüphelilerin adreslerinde isnat edilen suça konu eşyaların tespiti amacıyla arama ve el koyma kararı verildiği, anılan karara konu "Akçaali Mahallesi 29 Ekim Caddesi No:10/B Gönen/Balıkesir" adresinde yapılan arama neticesinde, isnat edilen suça konu eşyalar tespit edilerek el koyma işleminin yapıldığı, ancak kolluk tarafından şüpheliler hakkında düzenlenen tahkikat evrakının Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesi sonrası aynı Başsavcılığın
███████ 42... /5444 soruşturma numaralarına kaydedilen farklı dosyaları içerisine alındığı, böylece inceleme konusu soruşturma dosyasında adı geçen ve haklarında kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturan somut deliller bahse konu soruşturma dosyasına girmediğinden anılan Başsavcılıkça şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sonuç itibariyle de, inceleme konusu soruşturma dosyasında dosya içerisine alınmayan ve değerlendirilmeye tabi tutulmadıkları anlaşılan delillerin kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar öncesi dosya arasında bulunmadığı ve dolayısıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerekli şekilde incelenip değerlendirilmediği açıkça ortada olan söz konusu delillerin yeni delil olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İhbarnamede kanun yararına bozulması talep edilen 14.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararı veren Bandırma Sulh Ceza Hâkimliği yerine Gönen (Balıkesir) Sulh Ceza Hâkimliği olarak gösterilmesi maddi yazım hatası olarak görülerek;
Şüpheliler hakkında Gönen (Balıkesir) Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2024 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği kabul edilerek, Cumhuriyet savcılığının 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca yeni delil elde edildiğinden bahisle, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına yönelik talebinin reddine dair Bandırma Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istenilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 172. ve 173. maddelerinde belirtildiği üzere Cumhuriyet savcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın suçtan zarar görene tebliğ edilmesi gerektiği, suçtan zarar görenin yasal süresi içerisinde itiraz hakkının bulunduğu, ancak 24.12.2024 tarihli ve █████████ soruşturma numaralı kararın suçtan zarar gören ... İdaresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun şekilde tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanmadığı anlaşılmakla, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve bu sebeple kanun yararına bozma talep edilen Bandırma Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.01.2025 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!