Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bozma kararı sonrası beraat eden sanığın haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız gözaltı ve tutuklama sonucu 494 gün cezaevinde kalan ve beraat eden bir davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasının yargılama sürecini özetlemekte olup; ilk derece ve istinaf aşamalarında hükmedilen manevi tazminatın üst mahkemece yetersiz bulunarak bozulması üzerine, yeniden yargılama yapan istinaf mahkemesinin davacıya 24.421,06 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminata hükmettiği, ancak hem davacının tazminat miktarını düşük bulduğu hem de davalının fahiş olduğu gerekçesiyle bu son kararı temyiz ederek dosyanın yüksek mahkeme incelemesinde olduğunu bildirmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Davanın kısmen kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaDavacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Temyize konu, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli ve 32920 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesinde yer alan; "12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.“(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” düzenleme gereği miktar itibarıyla temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle ıslah ile 300.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 24.421,06 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "55.000,00 TL"ye, vekalet ücretinin "12.707,00 TL"ye yükseltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizce; "(...)Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre için çok eksik manevi tazminata hükmolunması,(...)" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacının 02.03.2017 - 09.07.2018 tarihleri arasında 494 gün gözaltında ve tutuklulukta kalınan süreler için 24.421,06 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, taleplerinin karşılanmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, kısmen kabul edilen davada davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUBölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "6136 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçundan yargılandığı, 02.03.2017 - 09.07.2018 tarihleri arasında toplam 494 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 24.06.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davacı vekilinin dava dilekçesinde 200.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmasına karşın, taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde davacı lehine 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin kısmında yer alan "250.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "200.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi ve buna göre vekâlet ücreti değişeceğinden hüküm fıkrasından vekâlet ücretinin düzenlendiği paragrafın çıkartılarak yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden CMK'nın 142/9. maddesi gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 35.907,36 TL nispi vekâlet ücretinin Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.