2. Ceza Dairesinin hırsızlık suçunda etkin pişmanlık uygulanmaması nedeniyle hükmü bozması ve konut dokunulmazlığında temyiz reddi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin istinaf ret kararını, hükmedilen cezanın miktarı nedeniyle temyiz edilemez bularak reddederken; hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararını incelmiş, sanık müdafiinin delil yetersizliği iddialarını reddetmesine rağmen, çalınan eşyaların eksiksiz bir şekilde ele geçirilip mağdura iadesinin sağlanması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna hükmederek bu nedenle kararı bozmuş ve dava dosyasını yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıI. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.09.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiiin temyiz isteminin "suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin belli olmadığına ve bu konuda somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Dosya içeriğine göre, hırsızlık olayını araştıran görevlilerin hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'den şüphelenmesi üzerine ...'nin suça konu lastiklerin hakkında aynı şekilde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ye ait evde bulunduğunu söylemesi üzerine, bahse konu lastiklerin eksiksiz bir biçimde ele geçirilip şikâyetçiye iadesinin sağlanmış olması karşısında; hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karşı duruşu bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.