Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, bankanın genel kredi ve kefalet sözleşmelerinden kaynaklı alacaklar için talep ettiği ihtiyati haczin kapsamı ile 6741 sayılı yasa kapsamında teminat muafiyeti değerlendirmesi kararı.
Özet: Bir bankanın, vadesi gelmiş ve kat edilmiş kredi borçlarının tahsili amacıyla borçluların malvarlığı üzerine talep ettiği ihtiyati haciz davasında, ilk derece mahkemesi nakdi alacağın büyük bir kısmına ihtiyati haciz kararı vermiştir. Ancak, kat ihtarını aşan nakdi alacak kısmı ile teminat niteliğindeki gayri nakdi alacak taleplerini, yargılama gerektirdiği ve ihtiyati haczin sadece para alacakları için öngörüldüğü gerekçesiyle reddetmiştir. Ayrıca, bankanın 6741 sayılı Kanun kapsamında teminat yatırma muafiyeti talebi, bankanın bu kanunla muafiyet sağlanan kurumlar arasında yer almadığı sonucuna varılarak kabul edilmemiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret MahkemesiEK KARAR TARİHİ:█████/2026DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Başkanın görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmeleri imzalandığını, borçluların kredi ödemelerini yapmaması nedeniyle borçlarına muacceliyet verildiğini ve 3.630.024,33 TL muaccel olmuş borcun bulunduğunu, Genel Kredi ve Kefalet Sözleşmelerine dayanan borcun taksitlerinin zamanında ödenmediğini, bu sebeple müvekkili banka tarafından borçlu davalılara ait kredi hesabının █████/2026 tarihinde kat edilerek muaccel hale gelmiş 3.506.341,28 TL nakit ve 212.550,00 TL zorunlu çek karşılık tutarı olmak üzere toplam 3.718.891,28 TL bakiye borç tutarında borçlu olduklarını, Antalya 9. Noterliği'nin kat ihtarı ile borçlu davalılara ihtar edildiğini, tüm ihtarata rağmen borçlular tarafından ödeme yapılmadığını, haricen aldıkları bilgilere göre davalı borçluların mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, bu sebeple müvekkili bankanın alacağının tahsilinde ileride telafisi güç durumların ortaya çıkmaması adına borçlunun mal varlığı ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, müvekkilinin █████/2017 tarihi itibari ile ... A.Ş.'ye devredildiğini, 6741 sayılı kanunun 8. maddesi çerçevesinde dava ve icra işlemlerinde teminat yatırmaktan muaf tutulduğunu, talep ettikleri ihtiyati haciz kararının banka lehine teminatsız olarak verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece █████/2026 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile; "... hesap kat ihtarnamesinde belirtilen 3.506.341,28 TL nakdi alacağa ilişkin kredi sözleşmesine bağlı borcun vadesinde ödenmediği gibi alacağın rehinle de teminat altına alındığına dair bir bilgi bulunmadığı anlaşıldığından işin aciliyetine binaen dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kat ihtarnamesinde yazan nakit alacak miktarı toplamı üzerinden talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Hesap kat ihtarnamelerinde belirtilen tutarı aşan nakdi alacak yönünden Mahkememize ihtiyati haciz verilmesi kanaatini oluşturacak yeterli bilgi ve belge ibraz edilmediği gibi bu tutarın yargılamayı gerektirdiğinin kabulü ile hesap kat ihtarnamesindeki tutarı aşan 123.683,05 TL nakdi alacak tutarı yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafından gayri nakdi alacak olan çek taahhüt bedeli yönünden ihtiyati haciz talebine ilişkin dilekçesinde beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2017 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamında ; "ihtiyati haciz icra işlemi değil, özel geçici hukuki koruma müessesesi olup ancak İcra ve İflas Kanunun 257.Maddesindeki şartlar çerçevesinde sadece para alacakları için ön görüldüğünden teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilemez." şeklinde belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep edenin ihtarnamedeki nakit tutarı aşan kısmın gayri nakdi alacak mı yoksa ihtarnamenin tebliğinden sonraki nakdi alacak mı olduğu hususunun açıkça belirtilmediği ancak gayri nakdi alacak tutarı yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat alacağı niteliğinde olduğu, gayri nakdi alacağın nakdi alacağa dönüştüğüne ilişkin banka tarafından yapılan ödemeye ilişkin kaydında dosyaya ibraz edilmediği görülmekle gayri nakdi alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebinde bulunamayacağının kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İhtiyati haciz isteyen banka vekili, teminat yatırmaktan muaf olduklarını beyan etmiş ise de; 6741 s. ... Şirketinin Kurulmasi İle Bazi Kanunlarda Değişiklik Yapilmasina Dair Kanun'un 8/2. maddesine göre, "Şirket ve ... ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır." İhtiyati haciz isteyen Banka 6741 s. Kanun'un 8/2. maddesinde sayılan Şirket veya Fon ya da Fon ve Şirket tarafından kurulmuş şirket, alt fon sayılmayıp, sadece Fon'a devredilen kuruluşlardan olduğundan, teminattan muaf olmadığı sonucuna varılmış ve teminatsız ihtiyati haciz verilmesi talebi de kabul edilmeyerek oluşan vicdani kanaat ile ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne" karar verilmiştir. KARŞI TARAF ...'İN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Karşı taraf ... vekili; davalı ...'in bir imza attığını hatırlamadığı gibi imzaya açıkça itiraz ettiğini, imzası ikrar olunan bir belge söz konusu olmadığı gibi imzaya itiraz nedeniyle borcun varlığının sabit olmadığını, müvekkilinin böyle bir kredi sözleşmesine kefil olmadığını, imza müvekkiline ait omadığı gibi bu aşamada aksi düşünülse dahi müvekkilinin kefil olmadığını, şu anda boşanma aşamasında olan asıl borçlunun eşi tarafından iradesinin sakatlandığını, güven kuruluşu olan bankanın ağır ihmali ile müvekkilinin kefilmiş gibi gösterildiğini, bankaca gerekli hukuki prosedür işletilip müvekkili bilgilendirilmeden imzasının alınmış olmasının da mümkün olduğunu, müvekkilinin Türkçe dahi bilmediğini, bu nedenle müvekkilinin kefil olarak sorumlu tutulmasının hukuken imkânsız olduğunu, hukuken kefaletin, ağır sonuç doğuran bir borçlanma olup yorumla genişletilemeyeceğini, müvekkilinin yabancı olup, sözleşmenin hukuki sonuçlarını bilmediğini, Banka gibi profesyonel bir kuruluşun bu durumda ağır kusuru olduğunu, kendi adına borç üstlenme kefil olma iradesi olmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz kararının tek taraflı ve eksik inceleme ile verildiğini, ayrıca teminatın yetersiz/ orantısız olduğunu, müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olup belirtilen itirazların bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayıp, ancak açılacak itirazın iptali istemli davada değerlendirilebilecek nitelikte olması, itiraz eden bakımından ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin koşullar mevcut olmamakla ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ek karara karşı, karşı taraf ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Karşı taraf ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ihtiyati haciz kararı verirken İİK'nın 257/1. maddesine istinaden ve vadesi gelmiş para borcu için ihtiyati haciz verdiği gerekçesine dayandığını, ek kararda ihtiyati hacze itirazın sınırlı olduğu gerekçesi ile itirazı reddettiğini, davacının takibi asıl borçlu ve diğer borçlu yönünden kesinleşmişken ve müvekkili açısından yargılamayı gerektirir nedenler bulunurken, yani talep edenin henüz alacağını dahi ispat etmemişken sınırlı sebepler gerekçesi ile yaklaşık ispat sağlanmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi ve itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kredi sözleşmesindeki imzaya itiraz ettiğini, müvekkilinin kredi sözleşmesine kefil olmadığını, müvekkilinin yabancı olduğunu, sözleşmenin hukuki sonuçlarını bilmediğini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haciz kararının tek taraflı ve eksik inceleme ile verildiğini, teminatın yetersiz olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin verilen ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; karşı taraf Luıomıla Delen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi ek kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Karşı taraf ...'in istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. █████/2026...