Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin yangın kombine sigorta poliçesinden kaynaklanan, depodan gerçekleşen hırsızlık zararı ve emniyeti suistimal teminatı uyuşmazlığına dair tazminat davası kararı.
Özet: Bu dava, sigortalı bir derneğin deposundan, kendi çalışanının uzaktan kumanda ile açtığı kapılardan girilerek çalınan malzemelerin bedelinin, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen endüstriyel yangın kombine sigorta poliçesi kapsamında karşılanıp karşılanmayacağı üzerine odaklanmaktadır; davacı olayı hırsızlık olarak değerlendirip zararının ödenmesini talep ederken, sigorta şirketi zararın bir çalışan tarafından yetkili erişimle gerçekleştirildiğini ve poliçedeki emniyeti suistimal istisnasına girdiğini, dolayısıyla teminat dışında kaldığını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████..DAVA : Tazminat / Yangın Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan DAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ...tahsis edilen deponun,... numaralı ve 11.03.2013 - 11.03.2014 vadeli "Endüstriyel Yangın Kombine Sigorta Poliçesi" uyarınca Davalı ... tarafından sigortalandığını, söz konusu bu poliçenin Davalı ...nin acentesi olan diğer davalı ... aracılığı ile tanzim edildiğini, 07.11.2013 tarihinde depoda bulunan malzemelerin eksik olduğunun personelce anlaşıldığını ve durumun emniyete intikal ettirildiğini, konuya ilişkin ceza davasının... E, sayılı dosya kapsamında sürmekte olduğunu, bununla birlikte söz konusu olayın sigorta şirketine de bildirildiğini, talep edilmesine karşın zararın sigorta şirketi tarafından giderilmediğini, riziko tarihinde depoda bulunan malzemelerin toplam değerinin 1.445.871,55.-TL ve sonradan bulunan malzemelerin değerinin ise 114.247,00.-TL olduğunu, bu suretle meydana gelen zararın ise 1.332.624,55.-TL olacağını, tazminat ödemekten imtina eden sigorta şirketinin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca cezai şart hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek; 1.332.624,55.-TL'nin ödeme istenilen tarihten 10 gün sonrasından itibaren % 1 ve % 1,5 geç ödeme meblağı ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, taraflar arasında akdedilen poliçenin "kombine" nitelikte olduğunu, tanımlanan hırsızlık rizikosuna ilişkin düzenlemeler uyarınca emniyeti suistimal nedeniyle meydana gelen zararların teminat kapsamında olmadığını, somut olayın da bu suretle meydana geldiğini ve zararın teminat dışında olduğunu, davacının yapmış olduğu ihbarı takiben şirket nezdinde hasar dosyasının oluşturulduğunu ve dosya kapsamında sigorta eksperi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde depo kapılarının herhangi bir zorlama olmaksızın davacı dernek çalışanı...'da bulunan uzaktan kumanda ile açıldığını ve malzemelerin de bu suretle götürüldüğünün tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle zararın teminat dışında kaldığını, taraflar arasında akdedilen teknik şartnamede yer alan cezai şart hükümlerinin acente tarafından imzalandığını ve sigorta şirketini bağlamayacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ...'ye dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, ancak davalı cevap ve savunma hakkını kullanmamıştır.III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar4. Taraflar arasında, ... numaralı ve 11.03.2013 - 11.03.2014 vadeli "..." uyarınca Davalı ... A.Ş. (...) nezdinde sigortalandığı, depodan malzemelerin alınması eyleminin hukuki niteliğinin hırsızlık olduğu, eylemi gerçekleştirenler arasında davacının çalışanının bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları5. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Meydana gelen zararın, düzenlenen sigorta poliçesinin teminat kapsamında kalıp kalmadığı ve ek sözleşme gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER6. Davacı ...Derneği ile davalı sigorta şirketi arasında 07.03.2013 tarihli Endüstri Yangın Kombini poliçesi tanzim edilmiştir. Poliçe, sigorta acentesi davalı ...aracılığıyla düzenlenmiştir. Poliçe Özel Şartlar 1. Maddede; sigorta poliçesinin sigorta ettirenin beyanına istinaden, poliçede yapı tarzı belirtilen inşaatı tamamlanmış bina ve bu binadaki kıymetlerin uğrayacağı zararlarla ilgili genel ve özel şartlar dahilinde teminat altına alındığı belirtilmiştir. Poliçede, hırsızlıkolayı 28.398.297,00.-TL bedelle teminat altına alınmıştır. Poliçe hırsızlık klozunda; hırsızlık eylemini gerçekleştirmek amacıyla sigortalı kıymetlerinin bulunduğu işletmeye girilmesi veya bu yerlerin açılması sırasında sigortalı kıymetlilerde meydana gelecek zararların poliçe genel ve özel şartlar uyarınca, poliçe kapsamına dahil edildiği, ancak emniyeti suistimal suretiyle gerçekleşen zararın teminat kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir. 7. ... ait depo bulunduğu, depoda deprem ya da doğal afette kullanmak üzere saklanan çadırlar ve diğer ihtiyaç malzemelerinin bulunduğu, Sanık ...şubesinde şoför olarak çalıştığı, şoför olması sebebiyle söz konusu eşyaların bulunduğu depoya ait kapıları açmaya yarayan uzaktan kumandayı elinde bulundurduğu, Yakup Şişman'ın diğer sanıklarla birlikte, 07.11.2013 tarihinden geriye doğru 20 günlük periyotta depodan 6 - 7 kamyonet malzeme çaldıkları, yapılan soruşturma ve yargılama sonunda..., sayılı ilamı ile ... ve diğer sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.8. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; uyuşmazlığa konu zararın hırsızlık suçu neticesinde ortaya çıktığı, hırsızlık sebebiyle meydana gelecek zararların taraflar arasında akdedilen poliçe uyarınca teminat dahilinde olduğu ancak; sigortalının hizmetinde bulunan kişilerce yapılan hırsızlık sebebiyle ortaya çıkacak zararın ek bir sözleşme ile teminat altına alınabileceği, taraflar arasında ise sigortalının hizmetinde bulunan kişilerce yapılan hırsızlık sebebiyle ortaya çıkacak zararı teminat altına alan ek bir sözleşme ya da poliçede buna ilişkin mevcut bir hüküm olmadığı, sigortalı davacı ...çalışanı ... gerçekleştirdiği hırsızlık suçu sebebiyle ortaya çıkan zarardan, poliçede buna ilişkin bir hüküm ve taraflar arasında ek bir sözleşme olmadığından, davalı ... nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, Endüstriyel Yangın Kombine Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 10. Mahkememizce 05.02.2020 tarih, ..., sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ..., sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu, ..., sayılı kararı ile mahkememiz kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına dair karar verildiği görülmüştür. ..., sayılı bozma ilamı özetle; "...endüstriyel yangın kombine poliçe kapsamında hırsızlık teminatının bulunduğu, hırsızlık sigortası genel şartlarının da poliçe kapsamına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Hırsızlık sigortası genel şartlarının A-4.5.maddesinde "Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribat" ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek haller arasında sayılmıştır. Mahkemece belirtilen hüküm dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak sigorta genel şartlarında teminat dışı haller belirtilmiş olup, sigorta poliçesinde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. O halde mahkemece poliçede genel şartlara yapılan atfın yeterli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi ve zararın teminat dışı olduğunu ispat yükünün TTK'nın 1409. maddesi gereğince davalı sigortacıda bulunduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklindedir. 12. Mahkememizce, ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmaması yönünde değerlendirme yapılmıştır. 13. Tarafların beyanları ve dosyaya sunmuş olduğu tüm deliller ile birlikte dosya muhteviyatı değerlendirildiğinde; davacı... Derneği'ne tahsis edilen deponun,... numaralı ve 11.03.2013 - 11.03.2014 dönemini kapsayan...” ile Davalı... tarafından sigortalandığı, söz konusu bu poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş'nin acentesi olan diğer davalı .... aracılığı ile tanzim edildiği, 07.11.2013 tarihinde depoda bulunan malzemelerin götürüldüğü ve durumun daha sonra dernek çalışanları tarafından fark edildiği anlaşılmaktadır.14. Mahkememiz ile ... arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilmiş olan poliçede "Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına" yapılan atfın sözkonusu genel şartlardaki "Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Halleri" de kapsayıp kapsamadığı, TTK m. 1409 hükmü nazara alındığında bu atfın teminat dışı haller bakımından yeterli olarak kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 15. Esasa yönelik açıklama yapılmasından önce genel olarak sigorta teminatının kapsamına yönelik açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. 16. Sigorta sözleşmesi; davaya konu olay ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 1401/1 inci maddesinde; “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım çerçevesinde, sigorta sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, sigortacının asli ediminin rizikoyu taşıma (himaye sağlama) borcu iken sigorta ettirenin asli edimini ise prim ödeme borcu oluşturduğu sonucuna ulaşılmaktadır. 17. Buna göre, sigorta ilişkisi tam iki tarafa borç yükleyen başka bir değişle sinallagmatik bir sözleşme olan Sigorta Sözleşmesinin kurulmasıyla meydana gelir. Bu sebeple, sigorta sözleşmesinden doğan borçlar ve haklar sözleşmesel nitelik taşır. 18. TTK'nın "Sigortanın kapsamı" başlıklı 1409. maddesi "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan ve bedelden sorumludur. 2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmünü içermektedir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun "Sigorta Sözleşmeleri" başlıklı 11. maddesinin 4. fıkrası ise "Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. 19. TTK m. 1409 hükmünden anlaşılacağı üzere sigortacının teminat borcunun kapsamı, sigorta sözleşmesi hükümlerine göre tayin edilir. Diğer bir değişle sigortacının sorumlu olacağı rizikoların sözleşmede öngörülmüş olması zorunluluğu öngörülmüştür. Esasen bu düzenleme ile rizikonun genelliği ilkesini benimseyen önceki düzenleme terk edilerek rizikonun özelliği ilkesi benimsenmiştir. 20. Doktrinde sayılan riskler prensibi olarak da açıklanan prensipte sigorta teminatının kapsamının, sözleşme ile belirlenmesi esası benimsenmekte olup TTK m. 1409 hüküm ile sigortacı ancak sigorta sözleşmesi (poliçe) kapsamında öngörülen rizikolarla sınırlı olarak sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Sayılan riskler esasına göre yapılan sigortaların özelliği gereği bu tür sigortalarda hangi riziko ya da rizikoların sigorta kapsamında olacağı sözleşmede tanımlanmaktadır (...21.... genelliği ilkesinin yansıması olan bütün rizikolarda ise (...) sayılan riskler prensibinden farklı olarak sigortacı ana riziko olarak belirlenen rizikonun bütün sonuçlarından açıkça poliçede teminat dışında kalacığı belirtilen haller dışında sorumlu olmaktadır. 22. Bu bakımdan TTK m. 1409 hükmünün mefhumu muhalifinden, sözleşmede yer almayan rizikolar bakımından sigortacının teminat borcundan söz edilemeyeceği neticesi doğmaktadır. Ancak Sigortacılık Kanunu m. 11/4 hükmünde yer alan düzenleme ile TTK'nın 1409. maddesinin farklı bir esası benimsendiği görülmektedir. Bu anlamda SK m.11/4 hükmü ile TTK. m. 1409/1 hükmü çelişmektedir. 23. SK'ya göre; Sigorta Sözleşmesinde teminat kapsamında sayılan rizikoların yanı sıra TTK'dan farklı olarak teminat kapsamında olmayan rizikoların da belirtilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Belirtmek gerekirse böylece Sigortacılık Kanunu ile aksi ispat edilemeyen bir kanun karineye yer verilmiştir. Bu durum karşısında TTK hükümlerine üstünlük tanınırsa, teminat kapsamında sayılmayan bir rizikonun gerçekleşmesinden dolayı sigortacının sorumlu olmayacağı sonucuna varılır. Sigortacılık Kanunu'na üstünlük tanındığı halde ise sigortacının, sözleşmede öngörülmeyen bir riziko sebebi ile sigortalanan olayın meydana gelmesinden de sorumlu olacağı ortaya çıkacaktır. Zira Sigortacılık Kanunu uyarınca teminat dışında olan rizikoların da tek tek sayılması gerekir ve teminat dışında sayılmayan bir riziko teminat kapsamında kabul edilir. Böylece ortaya çıkan çelişkili durumun çözüme kavuşturulmasında, normlar çatışması halinde uygulanacak ilkeler yol gösterici olabilir. Ancak her ne kadar Türk Ticaret Kanunu, Sigortacılık Kanunu'na nazaran genel kanun niteliğinde olsa da özel kanun olan Sigortacılık Kanunu'ndaki bir husus, yeni tarihli olan genel kanunda özel hüküm ile yeniden düzenlendiğinden sonraki tarihli olan TTK. m.1409 hükmünün önceki tarihli özel kanun niteliğindeki SK. m. 11 hükmünden üstün tutulması gerekir. (... vd).24. Ayrıca SK. m.11/4, sigorta koruması kapsamında olmayan hallerin sigorta sözleşmesinde "açıkça" belirtilmiş olması gerektiğini öngörmektedir. Ancak teminat kapsamında olmayan rizikoların "sayım yöntemiyle" yapılabilirliği bulunmamaktadır. Zira poliçede hangi rizikoların teminat kapsamına alındığının belirtilmesi ile esasen aynı zamanda teminat kapsamında olmayan rizikolar da belirtilmiş olur (.... m.1409 sadece sözleşmede kararlaştırılan rizikoların teminata dahil olacağını belirtmiş olmakla, en azından bütün riskler (all risk) sigortaları dışında SK. m.11/4 uygulama yerinin kalmadığı söylenebilir. 25. Bu durumda, teminat kapsamına alınan rizikoların belirlenmesinde TTK m. 1409 hükmünün esas alınacağı sonucuna varılmaktadır. 26. Bu açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, ... Karar sayılı kesinleşmiş ceza ilamıyla; davacı derneğe ait ... Deposundan malzemelerin çalınması eyleminin, bizzat davacı derneğin çalışanı (hizmetinde bulunan) ... tarafından gerçekleştirildiği sabit olmuştur.27. Sigorta sözleşmeleri, poliçe metninin yanı sıra özel şartlar ve atıf yapılan genel şartlardan oluşan bir bütündür. Taraflar arasındaki poliçede, "Hırsızlık Sigortası Genel Şartları"na açıkça yollama yapılmıştır. İlgili Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının "A.4. Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller" başlıklı 4.5. maddesinde; "Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribat"ın ancak taraflar arasında yapılacak ek bir sözleşme ile (ilave prim ödenerek) teminat kapsamına alınabileceği açık ve tereddütsüz bir biçimde düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen poliçede bu hususu teminat altına alan herhangi bir ek sözleşme, zeyilname veya poliçenin ön yüzünde buna ilişkin özel bir kloz (hüküm) bulunmamaktadır.28. Yukarıda değinildiği üzere TTK'nın 1409. maddesinin 1. fıkrası sigortacının sorumluluğunun ancak sözleşmede kararlaştırılan/öngörülen rizikolar ile sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, ek sözleşme gerektiren bir hususun poliçede ayrıca ve açıkça teminat altına alınmamış olması, o rizikonun en başından itibaren TTK m. 1409 uyarınca "sözleşmede öngörülmeyen riziko" niteliğinde olduğunu göstermektedir. 29. İşveren, çalıştırdığı işçisinin hırsızlık riskine karşı kendini güvenceye almak istiyorsa (emniyeti suiistimal / işveren mali mesuliyet / hırsızlık ek teminatı vb.), bu hususu sigortacıya bildirmeli ve karşılığında riskle orantılı ilave prim ödemelidir. İlave prim tahsil edilmeyen bir rizikonun, sigortacıya yükletilmesi sözleşme adaletine, sigorta tekniğine aykırıdır.30. Öte yandan taraflar arasında akdedilmiş olan poliçenin "Özel Şartlar" başlıklı 3. maddesi açıkça; "Poliçe ile verilen teminatlar iş bu poliçe ile birlikte sigortalı / sigorta ettirene teslim edilen ilgili genel ve özel şartlar ile verilen ek teminatlara ait kloz hükümlerine tabidir. Teminatlara ait genel şartlarda ek ve/veya aksine sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği belirtilen haller özel şartlarda belirtilmedikçe her halükarda poliçe teminatı kapsamı dışındadır." hükmünü içermektedir. 31. Bu hükümde görüldüğü üzere açık bir şekilde "Genel şartlarda ek ve/veya aksine sözleşme ile teminat kapsamına alınabileceği belirtilen haller özel şartlarda belirtilmedikçe her halükarda poliçe teminatı kapsamı dışındadır." atıf yapılan genel şartlardaki ek sözleşme ile teminat altına alınabileceği belirtilen hallerin özel şartlarda belirtilmesi gerektiği aksi halde teminat kapsamı dışında kalacağı düzenlenmiştir. 32. Esasen bu anlamda olayın failinin sigortalının hizmetinde bulunan bir kişi olması sebebiyle, gerçekleşen somut riziko doğrudan doğruya Hırsızlık Sigortası Genel Şartları madde A.4.5 kapsamına (Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller) girmektedir. Poliçede bu riziko için alınmış bir ek teminat (ve ödenmiş ilave prim) bulunmadığı gibi, poliçe Özel Şartlar 3. maddesi de bu tür ek teminat gerektiren hallerin özel şartlarda açıkça belirtilmedikçe teminat dışı olduğunu açıkça düzenleyerek SK m. 11/4'ün aradığı aydınlatma ve açıkça belirtme şartını yerine getirmiştir. 33. Yapılan açıklamalar sonucu, TTK'nın 1409. maddesi gereğince teminat altına alınan rizikoların belirli olmasının arandığı, bu kapsamda teminat altına alınan risklerin belirlendiği bunun dışında alınmamış olan risklerin tek tek sayılmasının mümkün olmadığı, all risk sigortalarında ise bu ilkeden farklı olarak ana rizikonun kapsam dışı tutulan haller dışında bütün sonuçlarından sorumluluğunun esas alındığı, TTK'nın 1409. maddesi ile SK m. 11/4 hükmünün bu anlamda çelişmekte olduğu, ancak sigorta hukukunun prensiplerinin TTK'da düzenlendiği ve TTK'nın 1409. maddesinin gerekçesi de nazara alındığında TTK'nın 1409. maddesinin esas alınması gerektiği, poliçede Hırsızlık Sigortası Genel Şartları "Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller" başlıklı 4. maddesinde düzenlenen "4.5. Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribat," hüküm uyarınca açıkça sözkonusu bu hükümde düzenlenen rizikonun teminat altına alındığına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu teminata yönelik her hangi bir ek prim ödenmediği, aksine taraflar arasında akdedilmiş sigorta poliçesinin özel şartlar başlıklı bölümünün 3. maddesinde açıkça ek teminat altına alınacak hallerin belirtilmemesi halinde teminat kapsamı dışında kalacağının düzenlendiği anlaşılması karşısında Mahkememizin önceki kararında direnilmesi gerektiği kanaatine varılarak,... Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine karar verilerek, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-... Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine, 2-Davanın REDDİNE,3-Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana İADESİNE,6-Davalı ... A.Ş kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 204.567,44.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...yasa yolu açık olmak üzere 27.11.2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025 ... 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"