Palet devrilmesi neticesinde yaralanma sebebiyle açılan tazminat davasında mahalli mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddeden kararına karşı yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, davalıya ait çekici ve dorseden düşen paletler nedeniyle yaşadığı yaralanma sonucu oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ile manevi zararları için maddi ve manevi tazminat talep ederek, davalıların mallarına ihtiyati haciz konulması ve geçici ödeme yapılması istemiyle dava açmış; davalılar ise zamanaşımı, belirsiz alacak davasının uygunsuzluğu, davacının kusuru ve talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğu gibi gerekçelerle davanın reddini savunmuş, yerel mahkeme davacının ihtiyati tedbir talebini reddetmiş olup bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C. .. BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .

T.C.
.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :.
KARAR NO :.
BAŞKAN : .
ÜYE : .
ÜYE : .
KATİP : .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO : --
KARAR TARİHİ :.
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .
DAVACI : ..
DAVALILAR : 1 -...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde,.. tarihinde, davalı ..ait depo önünde davalı ...r sevk ve idaresindeki çekici ve dorsesi üzerinde bulunan paletlerin devrilmesi neticesinde müvekkilin yaralandığını, sürücünün gerekli tedbirleri almaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, iyileşme sürecinin uzun zaman aldığını, malul kaldığını, manevi çöküntü yaşadığını, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısı .. Sigorta A.Ş. olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile şimdilik 200,00 TL geçici iş göremezlik, 200,00 TL sürekli iş göremezlik ve 200,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 600,00 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi açısından poliçede belirtilen hususlar ve limitler dahilinde) 100.000,00 TL geçici ödeme ile davalı sürücü ve araç malikinin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak alacaklarının tedbir niteliğinde ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazaya ilişkin resmi bir evrakın dosyaya sunulmadığını, mahkemece bu durumun araştırılmasını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın davacının kusuru nedeniyle meydana geldiğini, sigortalısı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, ATK'dan kusur ve sürekli sakatlığa ilişkin rapor alınmasını, gerekli tedavi ve iyileşme sürelerinin beklenmeden davacının sürekli sakatlık tazminatına hak kazanmasının söz konusu olamayacağını, geçici iş göremezlik zararı sağlık giderleri teminatına dahil olup bu teminat SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sürekli sakatlığı bulunmayan davacı için bakıcı gideri tazminatı talep edilemeyeceğini, bakıcı giderinin varlığının ispat edilmesi gerektiğini, davayı ve tazminatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminat hesabı yapılacak olması halinde, 04.12.2021 yürürlük tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca TRH 2010 yaşam tablosu ve %..eknik faiz esas alınması gerektiğini, müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, SGK'dan yapılan ödemenin araştırılması ile olması halinde tazminattan tenzili gerektiği, manevi tazminatın ZMM poliçe kapsamı dışında kaldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının kendi kusuru nedeni ile kazanın gerçekleştiğini, davacının Hastaneye sevkinin ardından raporda da görüleceği üzere tetkiklerin sonradan yapılması gerektiğinin belirtildiğini, ciddi hasarın meydana gelmediği görüşü ile rapor düzenlendiğini, bu raporlara itibar edilmesi mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkil şirketin olayda bir sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve . vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımına uğrayan talepler bakımından davanın reddine karar verilmesini, müvekkil ..., olay günü ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin iş yeri önünde sürücüsü olduğu tırı geriye doğru manevra yaparak yanaştırmaya çalıştığını, tüm tedbirleri almasına rağmen çalışma alanına aniden fırlayan Davac. tırdan paletlerin indirildiğini görmesine rağmen dikkate almayarak kazanın yaşanmasına sebebiyet verdiğini, olaya ilişkin açılan soruşturma kapsamında davacının şikayetçi olmadığını, davacının haksız menfaat sağlamak amacı ile eldeki davayı ikame ettiğini, taleplerin sigorta şirketine yöneltilmesini, dava dilekçesindeki taleplere ilişkin dosyada fatura, belge olmadığından maddi kayıpların kabulü mümkün olmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, █████/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, HMK 389 maddesine göre ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin yaralanması nedeniyle davalıların sorumluluklarının bulunduğunu, yargılamanın sonunda verilecek hükmün gerçekleşmesinin temin eder mahiyette tedbir kararı verilmesi gerektiğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi, “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davanın haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu, 6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddesi gereği, ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, salt para alacağına ilişkin davalarda ihtiyati tedbir kararı verilmesinin olanaklı olmadığından, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .esas sayılı ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f. hükmü uyarınca kesin olmak üzere . tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.
Başkan.
.
Üye.
.
Üye.
Katip,

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!