Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyeti onarken, iyiniyetli üçüncü kişiye ait nakil aracının müsaderesi kararını düzelterek iadesine oy çokluğuyla hükmetti.
Özet: Bu karar, sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu ile delillerin yeterliliği nedeniyle yerinde bulup onarken; iyi niyetli üçüncü kişiye ait nakil aracının suçta kullanıldığına dair delil olmaması sebebiyle aracın müsaderesine ilişkin hükmü hukuka aykırı bularak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hatayı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanununun 322. maddesi uyarınca doğrudan düzelterek aracın müsaderesine yer olmadığına ve trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar vermiştir; karşı oy ise düzeltilerek onama yerine bozma kararı verilerek yerel mahkemeye takdir hakkı tanınması gerektiğini vurgulamıştır.

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla, ruhsat sahibi olan malen sorumlu... firma yetkilisi ...tarafından, suçta kullanılan 47... plakalı kamyonun kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek, söz konusu nakil aracının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün araç müsaderesine ilişkin (3-b) numaralı bendinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "Suçta kullanılan 47... plakalı kamyonun şartları oluşmadığından müsaderesine yer olmadığına, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OYŞüpheli hakkında Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen █████/2022 gün ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararı ile birlikte kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın müsaderesine ilişkin hükmün sanık tarafından temyiz istemi sonrasında, dosya heyetimizce temyizen incelenmiş olmakla birlikte, suçun sübuta erdiğine dolayısı ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün doğru uygulandığına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmaktayım. Yine kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın mahkemece müsaderesine ilişkin değerlendirmenin de 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde belirlenen şartlar oluşmadığına ilişkin, yine sayın çoğunluk görüşü ile hem fikirim.Ancak;Bu durumun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca bozma kararına konu edinilebileceğini, devamında sayın çoğunluk görüşünün aksine, CMK 322. maddesi kapsamında "yerel mahkemenin taktir ve kararını değiştirerek" denetleme dışında, yerel mahkeme yerine geçip, kararın aksine kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın, şartları oluşturmadığından sahibine iadesine yönelik, "düzeltilerek onama" kararının usul ve yasaya uygun düşmeyeceğini, zira yerel mahkemenin dairemizce düzeltilerek onama şeklindeki kararın kesinleşmesi karşısında, direnme hakkının otomatik olarak ortadan kaldırılmış olacağı düşünce ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne aksine, bu gerekçe ile Ceza Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde sadece bozma kararı verilerek, bozma kararındaki gerekçe doğrultusunda İlk Derece Mahkemesine bu yönde değerlendirme fırsatı verilmeliydi.Bu yönüyle sayın çoğunluğun, CMK 322. maddesi uyarınca düzeltilerek onama kararına usulen katılmadığımdan muhalifim.18.06.2026