Hazinenin orman vasfı iddiasıyla açtığı kadastro tespiti davasının reddi kararının Yargıtay 8. Hukuk Dairesince temyiz incelemesi.
Özet: Dava, Orman İdaresinin belirli bir taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılmış olup, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporları ve geçmiş tarihli hava fotoğrafları ile haritalara dayanarak taşınmazın orman niteliğinde olmadığına hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın kadastro komisyonu kararına uygun şekilde paylı olarak gerçek kişiler adına tesciline karar vererek ilk derece mahkemesinin tescil şeklini düzeltmiş, ancak Orman İdaresi, bilirkişi raporlarının eksikliği ve tarihi verilerin yeterince incelenmediği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı Kadastro MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2020/9 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA1. Kadastro sonucunda, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 3333 parsel sayılı 3.050,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla 1/3’er payla ... oğlu ..., ... oğlu ..., .. oğlu ... adlarına tespit edilmiş iken, itiraz üzerine kadastro komisyon kararıyla █████ payın ... oğlu ..., 6/10‘ar payın .. çocukları .. ..., ..., ..., ..., ..., █████ payın .. oğlu ..., 5/60 payın .. oğlu ... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme kadastrosu sonucunda ise 2 87... parsel numarasıyla ve 3.050,83 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili .. ilçesi .. köyünde bulunan 2 87... parsel (eski 3333 parsel) sayılı taşınmazın tamamının orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar ..., ..., ..., ... ve ... duruşmadaki beyanlarında; dava konusu 3333 parsel sayılı taşınmaz dedelerinden miras yoluyla intikal ettiğini, dava konusu taşınmazın orman arazisi ile ilgisinin olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu parselin üzerinde çalı formunda meşe bitki türü bulunsa da herhangi bir orman topluluğu ya da bütünlüğü oluşturacak orman ağaçlarının bulunmadığını, 1958 tarihli 1/25000 ölçekli hava haritasının alana aplike edildiğinde dava konusunun yapraklı ve ibreli ağaç rumuzu taşımayan tamamı yeşil gösterilen alanlar içinde kaldığını, taşınmazın geçmiş yıllar itibariyle 47 85... sayılı Orman Kanun'ları ile ilişkisinin olmadığını ve orman sayılmayan alanlardan olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarında da orman içi açıklık özelliği taşımadığı" gerekçesiyle davanın reddine, .. ili .. ilçesi .. köyü 3333 parsel numaralı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "somut olayda; dava tarihi itibarıyla yörede yapılan orman kadastrosu kesinleşmemiş olup orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme, araştırma ve uygulama sonucunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, dört tarafının şahıslar adına tapuda kayıtlı taşınmazlarla çevrili olduğu, en yakın orman parselinin 2300 metre mesafede bulunduğu, gerçek kişiler adına tespit edildikten sonra oluşan münferit halde bulunan meşe ağaçlarının o yere orman niteliğini kazandırmayacağına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro komisyon kararı bulunduğu, kadastro komisyonunca kadastro tespitinin iptaline karar verildiğinden İlk Derece Mahkemesince komisyon kararında olduğu gibi tescile karar verilmesi gerekirken tespit gibi tapuya tesciline yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, .. ili .. ilçesi .. köyü 2 87... (eski 3333) parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonunun 22.11.1988 tarihli 241 sayılı kararında olduğu gibi 60 pay itibarıyla █████ payı ... oğlu ..., █████ payı .. oğlu ..., 5/60 payı .. oğlu ..., 6/60’şar payı .. çocukları ... ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın memleket haritasında yeşil renkle gösterilen alan içerisinde kaldığını, taşınmazın eğiminin % 20 ila % 30 aralığında olduğu ve toprak yapısı itibarıyla toprak muhafaza karakteri taşıdığını, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, raporlarda geçmiş yıllara ait ve güncel memleket haritaları ve hava fotoğrafları ve amenajman planlarına yer verilmediğini ve karşılaştırmalarının yapılmadığını, dava konusu taşınmazın öncesinin en eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planlarında ne şekilde nitelendiğinin belirlenmediğini, 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumları saptanmayarak, öncesi orman olan bir yerin orman bitki örtüsü yok edilerek salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu hususunun değerlendirilmediğini, eksik ve yetersiz inceleme ile hazırlanan raporun hükme esas teşkil etmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.