Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamasıyla yargılanan stajyer hakkında, yetersiz delil ve şirketteki usulsüz uygulamalar nedeniyle verilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Maaşlı stajyer olarak çalıştığı şirkette banka işlemlerini de yürüten sanığın, müştekinin talimatıyla bankadan çektiği büyük miktardaki parayı uhdesine geçirdiği iddiasıyla hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmişse de, sanığın tutarlı inkarları, şirket içinde para transferlerinde belge alınmadığına dair tanık beyanı ve şikayetin olayın üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl gibi uzun bir süre sonra yapılması hususları dikkate alındığında, mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Katılan ...'ın kurucusu ve 04.06.2012 tarihine kadar ortağı olduğu...Boya Tekstil isimli şirkette maaşlı stajyer olarak çalışan ayrıca görev verildiğinde bankalardan para yatırma çekme işlemleri de yapan sanığın, katılanın 14.05.2012 tarihinde kendisine ait banka hesabından para çekmesi için talimat evrakı hazırlayarak kendisine verdiği bu talimat evrakı ile sanığın 295.000,00 TL parayı bankadan çekerek katılanın şahsi hesabına veya şirket hesaplarına yatırmayarak uhdesine geçirdiği bu şekilde atılı suçu işlediği iddia olunan olayda;Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında atılı suçlamayı kabul etmeyerek daha öncesinde de benzer şekilde paralar çektiğini herhangi bir sıkıntı yaşamadığını belirtmiş olup yine tanık olarak dinlenen muhasebe yetkilisinin aynen "... bey bize yazılı talimat verdiğinde 2 saat içerisinde işlem yapılırdı, ayrıca üzerimizde para varsa ... beye teslim ederdik, ayrıca verilen talimat doğrultusunda işlem yaptığımızda belge almadığımızda oluyordu" şeklindeki beyanı, sanığın yaklaşık 1,5 yıl ilgili şirkette staj yapıp 2013 yılı başında şirketten ayrılmış olmasına rağmen suç tarihi itibariyle bu şekilde ki bir meblağ yönünden ilgili şikayetin uhdesine para geçirildiği iddia edilen günden yaklaşık 1,5 yıl sonra şikayette bulunulması da göz önünde bulundurulduğunda toplanan deliller ve dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin deliller bulunmaması karşısında mahkemece sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.