Yargıtay 2. Hukuk Dairesince incelenen karşılıklı boşanma davasında, erkeğin zina iddiasının ispat yetersizliğinden reddi onanırken, kadına hükmedilen maddi tazminatın azlığı nedeniyle karar bozulmuştur.
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıklı boşanma davasında, erkeğin zina hukuki sebebine dayalı talebinin reddi kararını, istinaf mahkemesinin hak düşürücü süreye dayalı hatalı gerekçesini zinanın ispatlanamaması olarak düzelterek sonucu itibarıyla onamıştır; bununla birlikte, tarafların kusur dereceleri, ekonomik ve sosyal durumları ile paranın alım gücü dikkate alındığında kadın yararına hükmedilen maddi tazminatın az olduğunu belirterek, hakkaniyete uygun daha yüksek bir tazminat miktarı tespiti için bölge adliye mahkemesi kararını bu kısım yönünden bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kadının kabul edilen davaları, zina hukuki sebebine dayalı talebin reddi ve kusur belirlemesi ile tazminatlar yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ile vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalı-davacı erkek vekili tarafından birleşen dava dilekçesiyle; 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca boşanma kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde kadının zina eyleminin ispatlanamadığı gerekçesiyle erkeğin birleşen davasında zina hukuki sebebine dayalı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından zina hukuki sebebine dayalı talebin reddi yönünden de istinaf edilmiş olup istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-davacı erkeğin birleşen davada zina hukuki sebebine dayalı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu ancak ret gerekçesinin hatalı olduğu, erkeğin birleşen davasında zina hukuki sebebine dayalı talebin hak düşürücü süreden reddi gerektiği belirtilerek gerekçenin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince yukarıda belirtildiği şekilde temyiz edilmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı-davacı erkek tarafından zina hukuki sebebine dayalı davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı belirtilmişse de davacı-davalı kadın vekili tarafından açılan asıl davada davalı-davacı erkek vekili tarafından 02.01.2019 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu, bu cevap dilekçesinde kadının ... isimli kişi ile ilişkisi olduğu, erkeği aldattığının belirtilip dava dosyası arasına fotoğrafların eklendiği, zina hukuki sebebini de kapsayan birleşen davanın ise 16.01.2019 tarihinde yani hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi'nin erkek tarafından açılan zina hukuki sebebine dayalı talebin ret gerekçesinin bu noktada hatalı olduğu, ancak bu davada kadının zina eyleminin ispatlanmadığı, sunulan fotoğraflarda kadının dışarıda başka bir erkekle samimi görüntülerinin bulunduğu, sunulan mesaj kayıtlarında da zina olgusunu ispata yarar mesaj bulunmadığı ve ret gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeple davalı-davacı erkek vekili tarafından açılan birleşen davada zina hukuki sebebine dayalı talebin reddi sonucu itibarıyla doğru olduğundan ve yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir. 3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50... inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-davacı erkek vekili tarafından açılan birleşen davada zina hukuki sebebine dayalı talebin ret gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına,3.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-davalı ...'tan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-davacı ...'a verilmesine,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'tan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'a verilmesine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.