Kira sözleşmesi kurulmayan kapora iadesi talepli itirazın iptali davasında Sulh Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arası görev uyuşmazlığına dair inceleme.
Özet: Kiralama görüşmeleri sırasında kira bedeli kaporası olarak ödenen ancak kira sözleşmesi gerçekleşmediği için iadesi talep edilen tutara ilişkin itirazın iptali davasında, bir Sulh Hukuk Mahkemesinin konunun ticari ilişki kapsamında olup kendi görevine girmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermesine karşılık, bir Asliye Ticaret Mahkemesinin ise 6100 sayılı HMKnın 4/1-a maddesindeki kira ilişkisi kavramının sadece tamamlanmış kira sözleşmelerini değil, kiralama amacı taşıyan süreçteki ödemelerin hukuki niteliği gibi uyuşmazlıkları da kapsadığını belirterek Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde zıt bir görevsizlik kararı vermesiyle ortaya çıkan görev uyuşmazlığı, belgenin ana konusunu oluşturmaktadır.

T.C.
SAMSUN
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE : ....
ÜYE : ....
KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ████████ ESAS ████████ KARAR
DAVACI : ....
VEKİLLERİ :....
DAVALI : ....
VEKİLİ : ....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILMA
TARİHİ : █████/2026
Açılan davada Çarşamba 1.Sulh Hukuk Mahkemesi ve Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalıya ait Samsun/Çarşamba’daki akaryakıt istasyonunu kiralamak amacıyla davalı ile görüşmelere başladığını ve kapsamında davalının banka hesabına 13.05.2024 tarihinde “kira bedeli kaporası” açıklamasıyla 100.000 TL gönderdiğini, daha sonra davalının istasyonu davacı yerine 3. kişiye kiralama yönünde karar aldığını ve bu kararın davalı avukatı tarafından gönderilen mesajla davacıya bildirildiğini, böyle olunca taraflar arasında kira sözleşmesinin kurulmadığını ve kapora olarak gönderilen paranın sebepsiz kaldığını, ancak davalının kira bedeli kaporasını iade etmediğini, bunun üzerine Çarşamba İcra Dairesi’nin ....Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, fakat itiraz sebebiyle takibe devam edilemediğini beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kurulmuş bir kira sözleşmesi bulunmadığını ve bu nedenle sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığını, taraflar arasında bir dönem kiralamaya ilişkin görüşmeler yapıldığını fakat davacının dayandığı mesajların hangi kiralama konusunda ve hangi tarafın caydığı hususunda tek başına yeterli olmadığını, bu mesajlardan sonra da kiralama görüşmelerinin sürdüğünü, davacının verilen sözleri yerine getirmemesi ve sonuçta davacının cayması nedeniyle sözleşmenin akdedilemediğini, bu yüzden davalı şirketin zarar da gördüğünü, bu şartlar altında bedelin iadesinin gerekmediğini beyanla, davanın reddini dilemiştir.
Çarşamba 1.Sulh Hukuk Mahkemesi kararında özetle; "Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında nihayete ermediği kabul ve beyan edilen ve sonuç itibariyle kira sözleşmesi ilişkisi kurulmayan salt ticari ilişkiye dayalı olarak gönderilen kaporanın faizi ile birlikte davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşıldığını, tarafların karşılıklı kabulü ve tüm dosya kapsamına göre kira ilişkisinin kurulmadığı açık olduğunu, hal böyle olunca gönderilen kapora iki tarafın ticari ilişkisi kapsamında görülecek alacak davasının konusu haline geldiğini, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak davalarında Mahkemenin görevli olmadığı davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu " şeklinde görevsizlik kararı vermiştir.
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi kararında özetle; "2-6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesinde, sulh hukuk mahkemelerinin, “kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları” göreceği açıkça düzenlendiğini, Kanun koyucu burada “kira sözleşmesinden doğan davalar” dememiş, daha geniş bir kavram olan “kira ilişkisi” ibaresini tercih ettiğini, bu tercih tesadüfi olmadığını, Böylece yalnızca kurulmuş ve yürürlüğe girmiş kira sözleşmelerinden doğan kira alacaklarının değil, kira ilişkisini konu alan ve kira ilişkisinin varlığı, kapsamı, kurulup kurulmadığı, geçerliliği veya bu ilişki kapsamında verilen bedellerin hukuki niteliği gibi meselelerin de sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi amaçlandığını, somut olayda davacı, bedeli davalıya “kira bedeli kaporası” açıklamasıyla gönderdiğini açıkça ileri sürmüş ve havaleye ilişkin dekontta da açıklama “kira bedeli kaporası” açıklamasına yer verildiği görüldüğünü, davalı vekili cevabında, bu ödemenin bambaşka bir hukuki sebebe dayandığını savunmamış; tersine, taraflar arasında kiralamaya ilişkin görüşmeler bulunduğunu, mesajlaşmalar sonrasında da bu görüşmelerin devam ettiğini, davacının verdiği sözleri yerine getirmemesi ve sonradan cayması nedeniyle sözleşmenin kurulamadığını, bu sebeple bedelin iadesinin gerekmediğini bildirdiğini, başka bir anlatımla, taraflar arasında çekişme, ödeme ilişkisinin kira amacıyla yapılıp yapılmadığı noktasında değil; bu kira sürecinde hangi tarafın caydığı, gönderilen paranın hukuki niteliğinin ne olduğu ve sonuçta iadenin gerekip gerekmediği noktalarında olduğunu, bu haliyle uyuşmazlığın kaynağının kira ilişkisine yönelmiş hukuki süreç olduğu tartışmasız olduğunu,
Sulh hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararında, kira sözleşmesinin kurulmadığı, bu sebeple gönderilen kaporanın artık tarafların ticari ilişkisi kapsamında genel bir alacak davasına dönüştüğü kabul edilmiş ise de bu gerekçe, uyuşmazlığın maddi hukuk niteliği ile görev kurallarını birbirine karıştırdığını, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması, tek başına asliye ticaret mahkemesini görevli kılmayacağını, HMK m. 4/1-a, özel görev kuralı niteliğinde olduğunu, özel görev kuralı bulunduğu ölçüde genel veya nispi ticari dava ölçütü geri planda kaldığını, kira ilişkisini konu alan bir davanın taraflarının tacir olması, bu özel görev kuralını bertaraf etmeyeceğini, başka bir anlatımla, her ticari nitelik taşıyan uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde görülmez; kanunun sulh hukuk mahkemesine bıraktığı kira ilişkisine dair uyuşmazlıklar, tarafların sıfatı ne olursa olsun sulh hukuk mahkemesinde görüldüğünü, somut olayda ödeme, dekonttaki açıklamaya göre “kira bedeli kaporası” olarak yapıldığını, davalı da bu ödemenin kiralama görüşmeleri kapsamında yapıldığını, fakat davacının davranışları nedeniyle sözleşmenin kurulamadığını ve davalının bundan kaynaklı zararının oluştuğunu, paranın işte bu sebeple iade edilemeyeceğini savunduğunu, böylece, ödemenin kaynağının kira ilişkisine yönelmiş hukuki süreç olduğu, başka bir sözleşmeye, bir ticari sebebe veya bağımsız bir para borcuna dayanmadığı tarafların ortak anlatımıyla sabit hale geldiğini, o halde uyuşmazlık, kira ilişkisi kapsamında verilen bir bedelin, sözleşmenin kurulamaması nedeniyle iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkin olduğunu, bu tür bir uyuşmazlık, HMK m. 4/1-a kapsamında sulh hukuk mahkemesinin görev alanında olduğu, bu nedenlerle, Çarşamba 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararının isabetli olmadığı, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu" şeklinde karşı görevsizlik kararı vermiştir.
Dava; kira ilişkisine istinaden gönderilen kapora bedelinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.'nun 4/I-a maddesinde ise, kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı, kira sözleşmesinin kurulması için davalıya vermiş olduğu kapora bedelinin sonradan kira sözleşmesinin kurulmasından vazgeçilmesi sebebiyle geri ödenmesini talep etmiş olup, uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklanmış olmasına göre davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.(İstanbul BAM 37.HD. .... E, .... K, Ankara BAM 13.HD.....E, .... K)
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çarşamba 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
HMK'nın 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026
....
Başkan
....
e-imza
....
Üye
....
e-imza
....
Üye
....
e-imza
....
Katip
....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!