5. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarında, derhal beraat halleri hariç zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarının hukuka uygunluğunu inceleyerek hükmü düzeltti.
Özet: Yüksek Mahkeme, ağır ceza mahkemesinin resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının, derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum olmaması nedeniyle dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düşürülmesine ilişkin hükmünü, bir sanığın temyiz başvurusunu hukuki yarar yokluğundan reddederken, diğer sanıklar hakkında verilen karardaki "düşürülmesine" ifadesinin "düşmesine" şeklinde düzeltilmesiyle birlikte esastan onamıştır.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık (sanık ... hakkında), icrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ... ve ... hakkında)
HÜKÜMLER : Tüm sanıkların eylemlerinin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağının kabulüyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, sanık ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararına karşı müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlar Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... vekillerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanıklar ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik isnatlarının sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabulüyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde eczacı olan sanığın sahte olarak sunulan ilaç kullanım raporlarına istinaden haklarındaki kamu davalarının düşmesine karar verilen sanık doktorlar tarafından yazılan reçete bedellerini Sosyal Güvenlik Kurumundan tahsil ederek kurumu zarara uğrattığı iddia edilen somut olayda; uyulmasına karar verilen Dairemizin 17.10.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda suça konu reçeteler üzerinde ilaçları teslim aldığı görünen kişiler yönünden imza incelemesi yaptırılmış ise de bir kısım reçetelerin arkasına yazılı hasta ad-soyad ve imzaların aynı kişilere ait olmadığının tespit edilmesi, bir kısım kişilere ilişkin ise imza incelemesi yapılmaması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacıyla, reçetelerin arkasına ilaçları alanlar adına atılı imza ve yazıların, suç tarihlerinde sanığın eczanesinde çalıştığı tespit edilecek kişilerin ya da eczane sahibi sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik rapor aldırılması ve kamu zararı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında tüm deliller birlikte değerlendirilip suç vasfı ve buna bağlı olarak zamanaşımı hükümlerinin irdelenmesi ile hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilip hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!