İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, yayınevinin eserleri yayınlama sözleşmesine aykırı ihmali sonucu eser sahiplerinin mirasçıları tarafından açılan fikir ve sanat eserleri sahipliğinden kaynaklanan tazminat davası istinaf kararı.
Özet: Davacı mirasçıların, davalı yayınevi ile merhum müellifin çeviri eserlerinin yayımlanmasına yönelik 2014 tarihli sözleşme uyarınca 11 eserin yayımlanmaması üzerine sözleşmeden cayma hakkını kullanıp maddi ve manevi tazminat talep ettiği davada, mahkeme davalı yayınevinin 2014-2019 yılları arasında eserleri yayımlamak için ciddi çalışma yapmadığını, bu durumun ihmal derecesinde kusur teşkil ettiğini ve davalı tarafından caymanın iptaline yönelik davanın feragatle sonuçlanması nedeniyle cayma hakkının kesinleştiğini belirterek, davacıların tazminat taleplerinin kabulüne karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:███████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile, eser sahibi ... mirasçıları olarak davalı ile 15.7.2014 tarihinde yayın sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye konu 15 eser olduğunu, bu eserlerin çeviri eser olduğu, bu eserlerden 4 adedi dışında kalan 11 adet eserin 2019 yılına davalı tarafça yayınlanmaması sebebiyle önce 21.03.2019 tarihinde davalıya ihtarname keşide edilerek süre verildiğini, ancak herhangi bir gelişme olmaması üzerine sözleşmeden cayma hakkını kullandıklarını, bu eserlerin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli eserler olduğunu, davalının bu eserleri yayınlamaması sebebiyle davacıların maddi zarara uğradığını, bu nedenle şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat, ayrıca davacıların murisin haklarını yeterince koruyamadıkları için büyük elem ve üzüntü yaşadıklarını, bu nedenle manevi açıdan duydukları elem ve ıstırabı gidermek için 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacılar vekili dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 5.000,00- TL talep edilmiş olan maddi tazminat alacak bedelinin 15.835,15-TL olarak arttırdıklarını beyan ederek, 20.835,15 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiş, eksik harcı tamamlamışlardır.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacıların sözleşmenin 4.5. maddesinde belirtilmesine rağmen çeviri eserleri disket halinde davalıya teslim etmediklerini, bu nedenle kendilerinin kusurlu olduklarını, yayınlanan 4 adet esere ilişkin telif ücretini kendilerine eksiksiz ödenmiş olduğunu, sözleşme konusu eserlerin tamamının çeviri yani işleme eser olduğunu, bu eserlerin mahiyeti dolayısıyla asıl eser/hak sahibinden izin alınmadan yayınlanamayacağını, ancak bu eserlerin hak sahiplerine ulaşmada güçlük çekildiğini, zira bazı eserlerin sahiplerine ya da mirasçılarına ulaşılamadığını, yurtdışında bulunan yayıncılara mailler atıldığını, bazılarına cevap alınamadığını, nitekim sözleşmede de bu hususta hüküm yer aldığını, yurtdışından uygunluk alınmadan eserlerin yayınlanamayacağının belirtildiğini, kaldı ki eserlerin hangi zamanda yayınlanacağı konusunda yayıncının takdir hakkının olduğunu, bu hususun da sözleşmeye yazıldığını, ayrıca davacıların cayma beyanına karşı kendileri tarafından İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin ████████ E. Sayılı dosyasından dava açılmış ise de, davacılara bu konuda irade serbestliği tanımak için bu davadan feragat edildiğini, dava konusu eserlerin yayınlanmasının uzun çabalar gerektireceğini, müvekkilinin her türlü çabayı göstermesine rağmen bu eserlerin yayınlanmasına ilişkin hak sahiplerine ulaşamamasında kusurunun olmadığını savunarak, bu neden davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; "…Dosya kapsamı deliller, taraflar arasındaki sözleşme, İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası içeriği, bilirkişi rapor ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacılar ile davalı yayınevi arasında davacılar murisi ... tarafından daha önce çevirisi yapılan 15 adet eserin mali haklarının devri konusunda █████/2014 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında 11 adet eserin davalı tarafça yayınlanmadığı, bu nedenle davacıların cayma haklarını kullandıklarına dair ihtarnameyi davalı tarafa çektikleri, davalı tarafça caymanın iptali istemi ile İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, bilahare bu davadan feragat edildiği ve böylece caymanın kesinleştiği anlaşılmıştır. Böylece cayma işleminin koşullarının oluşup oluşmadığı hususu tartışma konusu değildir.Davalı sözleşmenin yapıldığı 2014 yılında cayma hakkının kullanıldığı 2019 yılına kadar yayınlamamasını kusuru nedeninde olmadığını iddia etmektedir.Dosyaya getirtilen belgeler ve aldırılan bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın 2014 yılından 2019 yılına kadar geçen süre içerisinde bu eserlerin yayınlamak için ciddi bir çalışma yapmadığı ve böylece ihmal derecesinde kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı taraf dava konusu kitapların disket olarak kendisine teslim edilmediği savunmasında bulunmuş ise de, aradan geçen 5 yıl içerisinde bu konuda davacılardan herhangi bir istemde bulunmaması nedeniyle bu yöndeki savunmasına da itibar edilmemiştir. Bu haliyle taraflar arasındaki sözleşme ve günün rayicine göre bu eserler yayınlanmış olsa idi davacıların elde edebileceği tutarın █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava tarihi itibarıyla 20.835,15 TL olduğundan bu tutar yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebine gelince, davacıların murislerine ait eserlerin sözleşme kapsamında yayınlanmamaları suretiyle davacıların bu eserlerin yayınlanması ile elde edecekleri manevi tatminden mahrum kaldıkları, murislere ait eserlerin okuyucu ile buluşmasının engellendiği ve bu haliyle davacılar yararına TBK hükümleri kapsamında manevi tazminat koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla, manevi tazminatın niteliği, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacılar yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacıların davasının KABULÜNE, toplam 20.835,15 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine…" karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak değerlendirildiği ve faiz başlangıç tarihinin buna göre belirlendiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunun dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğini,Yine belirsiz alacak davasında tahkikat aşamasında alacak miktarı belirlendiğinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve ileride talep edilebilmesinin derdestlik nedeniyle mümkün olmadığını, oysa davacı tarafın █████/2024 tarihli son duruşmada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ettiğini, bu nedenle davacı vekilinin yaptığı talep artırım işleminin geçersiz olduğunu, Dava kısmi dava olduğundan, dava konusu edilmeyen kısımla ilgili zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınması gerektiğini,Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, bu çelişkiler giderilmeden █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporundaki görüş doğrultusunda karar verilmesinin doğru olmadığını,Bilirkişi raporunda bariz hatalar bulunduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişiler tarafından farazi hesaplama yapılırken KDV dahil satış fiyatlarının dikkate alındığını, oysa taraflar arasında akdedilen sözleşmede KDV’siz tutar üzerinden telif ödemesi yapılacağının belirtildiğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu eserlerin farazi olarak yapabileceği baskı ve adet sayısı üzerinden hesaplama yapıldığını, oysa dava konusu yapılan eserlerin karşılaştırma yapılan diğer eserlerden daha düşük seviyede arz-talep ilişkisinde olduklarını, yani okuyucular tarafından çok daha az talebin olduğunu, zira ...’nın tercüman kimliğini çoğu kimse tarafından bilinmediğini, ayrıca eserlerin belirli bir ideolojiye ve siyasi araştırmaya yönelik olmasının da talebi azalttığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihine göre hesaplama yapıldığını, sözleşmenin 2014 tarihli olduğunu ve 2014 yılı satış fiyatlarına göre ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, ilk derece mahkemesince neden hakkaniyet indirimi yapılmadığının açıklanmamasının da gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini,Müvekkilinin söz konusu eserlerin yayınlanmamasında kusuru bulunmadığından, manevi tazminata hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, izah olunan ve resen göz önüne alınacak sebeplerle, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının kaldırılarak davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyada mevcut Kovancılar Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2020 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı veraset ilamı incelendiğinde; ...'in █████/1990 tarihinde öldüğü, davacıların ...'in mirasçıları oldukları tespit edilmiştir.Taraflar arasında imzalanan █████/2014 tarihli Çeviri Sözleşmeleri incelendiğinde; ... tarafından çevirisi yapılan ve ekli listede yer alan toplam 14 adet çeviri eserin mali haklarının davalıya devredilmesine ilişkin sözleşme yapıldığı, Sözleşmenin 5.2. maddesi uyarınca eserlerin umuma arzının şeklini, zamanını, fiyatını ve tarzını belirlemesi hususunda çevirmenin yayınevine izin verdiği, Sözleşmenin 6.2. maddesine göre söz konusu baskının satışa sunulduğu tarihteki “KDV hariç kitap üst satış bedeli”nin “satışa sunulan kitap adedi” ile çarpımı sonucu bulunacak “baskı satış tutarı”nın %6’sını, bu fikri hak ödemesi sonucu tahakkuk edecek “gelir vergisi stopajı” ve “savunma sanayini destekleme fonu” tutarlarının toplamı düşüldükten sonra, “kitap”ın satışa sunulduğu tarihten 1 ay içinde telif makbuzu ile “Çevirmen”’e ödeneceğinin kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.Yine taraflar arasında aynı tarihte “...” isimli eserin çevirisine ilişkin aynı koşulları taşıyan bir sözleşme daha yapıldığı, ancak bu sözleşmede telif oranının %6 yerine %10 olarak belirlendiği tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; ... A.Ş. vekili tarafından ... mirasçıları ... ve... aleyhlerine, taraflar arasında imzalanmış █████/2014 tarihli bir adet sözleşme ile birçok çeviri eserin mali hakları ve mali haklara ilişkin kullanma ruhsatının davalılar tarafından müvekkili şirkete devredildiğini, davalı tarafça gönderilen Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı, █████/2019 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasında imzalanmış █████/2014 tarihli iki sözleşmeye istinaden henüz yayınlanmamış eserlerin 2019 yılı sonuna kadar yayımlayıp yayımlanmayacağının ihtarnamenin tebliğinden itibaren en geç 7 gün içinde bildirilmesi, bildirilmediği takdirde cayma haklarını kullanacaklarının belirtildiği, taraflarınca Beyoğlu ... noterliğinin ... yevmiye numaralı █████/2019 tarihli cevabı ihtarname gönderildiği, söz konusu ihtarname ile davalı taleplerinin haksız olduğu detaylı olarak belirtilmiş ise de davalılarca █████/2014 tarihli iki sözleşmenin işbu eserler açısından geçersiz olduğu belirtilen eserlere ilişkin mali hak kullanımında bulunmamalarının ihtar edildiğini, davalıların cayma bildiriminin haksız olup, bu hususa itirazı ile caymanın hükümsüzlüğüne ve bu konudaki muarazanın men'ine karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, █████/2020 tarihli, ███████ Karar sayılı karar ile, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince FSEK uzmanı..., sektör uzmanı ...ve SMMM ...’dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; sözleşmelere konu basım ve umuma arzların yapılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmayacağını, davalı yayınevinin sözleşmelerden doğan basım / umuma arz yükümlülüğünü, kendisinden kaynaklanmayan hukuki ve fiili imkânsızlıklar sebebiyle bu yaklaşık beş yıllık süre içerisinde yerine getirmemiş olmasında davalıya bir kusur atfedilemeyeceğini, bu şekilde bir kusurunun bulunmadığının kabulü halinde de davalının dava tarihi itibariyle davacılara sözleşmeden kaynaklı bir maddi tazminat borcunun da bulunamayacağını, cayma hakkının kullanılması ileriye dönük olarak hüküm doğuracağından, cayma hakkının kullanılmasından öncesinde davalı yayınevi tarafından basıldığı belirtilen ve davaya konu edilmeyen dört adet kitap sebebiyle de bir tazminat ödenmesi durumunun söz konusu olamayacağını bildirmiştir. İlk derece mahkemesince FSEK zumanı ..., yazar ... ve mali müşavir ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; dava konusu eserlerle ilgili olarak taraflar arasında 15.7.2014 tarihinde mali haklar devir sözleşmesi imzalandığı, ancak 2019 yılına kadar dava konusu eserlerin yayınlanmaması sebebiyle davacılar tarafından cayma hakkının kullanıldığını, dosyaya sunulan deliller dikkate alındığında davalı yayıncının dava konusu eserlerin yayınlanması hususunda ihmali davranışta bulunduğunu, eserlerin beş yıl gibi uzun bir süre yayınlanmaması sebebiyle davalının kusurlu olduğunu, ancak davacıların maddi tazminat talebinin hesaplanması konusunda dosyada somut veriler bulunmaması sebebiyle tazminat hesaplaması yapılamadığını, davacıların manevi tazminat konusundaki taleplerinin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli ek rapor incelendiğinde; davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarı ise ancak yaklaşık (muhtemel) kazanç hesaplaması şeklinde yapılacağından TBK m.51 uyarınca takdirin mahkemeye ait olduğunu, ancak davacıların maddi tazminat talebinin hesaplanması konusunda dosyada somut veriler bulunmaması sebebiyle heyetlerince ...’nın tarafından daha önce çevirisi yapılmış olan ve dava konusu eserlerle benzer nitelikte olan eserler nazara alınarak bu eserlerin satış adedi ve satış rakamlarının ortalamaları çıkarılarak davacıların elde edebileceği muhtemel kazancın tespit edileceğini, bu bağlamda heyetteki sektör bilirkişi tarafından Kültür Bakanlığı ile yazışma yapıldığını, ancak Bakanlık cevabında eserlerin baskı adedi ve alınan toplam bandrol adedinin belirtilmediğini, bu bağlamda Telif Hakları müdürlüğüne müzekkere yazılması durumunda ... tarafından çevirisi yapılan ..., ... isimli eserleri için toplam kaç adet bandrol alındığı hususunun sorulmasının uygun olacağına dair görüş bildirmişlerdir.Mahkemece aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli ek rapor incelendiğinde; Kültür Ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından, dava dosyasına gönderilen cevap yazısında, çevirisi ... tarafından yapılan ve 20.03.2021 dava tarihinden önce, "..." adlı eserden 1.575 adet, "..." adlı eserden 5.075 adet ve "..." adlı eserden 1.575 adet bandrol satın alındığını gösteren bandrol talep formlarının dosyaya gönderildiğini, Kültür Bakanlığı tarafından, dava dosyasına gönderilen, 2014-2019 arası döneme ait bandrol adetleri, sektör bilirkişisi tarafından tespit edilen birim satış fiyatları ve taraflar arasında imzalanan sözleşme de belirlenen telif ücreti oranı üzerinden, 3 eser için ödenmesi gereken toplam telif bedelinin, 26.650,06 TL. olarak hesap edildiğini, davacı tarafın maddi tazminat talebinin, Türk Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli ek rapor incelendiğinde; toplam 11 adet eser yönünden davacıların talep edebileceği telif ücreti toplamının (maddi tazminat) dava tarihi itibariyle 20.835,15-TL olduğunu, bu rakamın davalı taraf itirazında belirtildiği üzere 2014 yılına göre enflasyon oranları nazara alınarak hesaplanması suretiyle elde edilen rakamın ise 15.08.2014 tarihi itibariyle 9.686,63-TL olduğunu, bu iki rakamdan hangisine itibar edileceği takdirinin mahkemede olduğunu bildirmiştir.
G E R E K Ç E :Dava, davacıların murisi ...’nın çeviri eserlerinin sözleşme uyarınca basılmaması ve satışa sunulmaması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacıların davaya konu edilen sözleşmeden cayma beyanlarına karşı davacı tarafından açılan caymanın iptali davasından feragat edilmekle, davacıların haklı nedenle sözleşmeden caydıklarının kabulü gerekir.Davalıların alacağın miktarını dava tarihinde tam ve kesin olarak belirlemeleri mümkün olmadığından davanın HMK’nın 107/1. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmasında ve davacıların HMK’nın 107/2. maddesi uyarınca davanın başında talep ettikleri telif bedelini artırmalarında usule aykırılık yoktur. Davacıların tazminat talepleri sözleşmeden kaynaklandığından, davalı tarafça gereği hiç yerine getirilmeyen sözleşme tarihinden dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, belirsiz alacak davasında artırılan kısımla ilgili zamanaşımı süresi de dava açılmakla kesileceğinden, zamanaşımı süresinin dava tarihine göre hesaplanması gerektiği, yayın sektöründen bilirkişilerin de yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporları ile davalının davaya konu işlenme eserleri yayımlamak için makul sürede gerekli işlemleri yapmadığının ve kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin telif tazminatı koşullarının mevcut olmadığına dair istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; davaya konu edilen ve davacıların murisi ... tarafından vücuda getirilen işlenme eserlerin davalı tarafça hiç basılmaması nedeniyle basım adedinin ve satış fiyatlarının kesin olarak tespiti mümkün olmadığından, bilirkişiler tarafından ...’nın diğer çeviri eserlerinin basım sayıları ve satış fiyatları dikkate alınarak farazi hesaplama yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda satış fiyatlarının dava tarihine göre değil, telif bedelinin ödenmesi gereken en erken tarih olan sözleşmeden itibaren bir ay sonrası olan █████/2014 tarihine göre hesaplandığı, bilirkişiler tarafından farazi hesaplama yapıldığından KDV’nin satış fiyatına dahil edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, bilirkişi raporunda belirlenen ve Mahkemece hükmedilen telif bedelinin davaya konu kitap sayısına, davacıların murisinin diğer çeviri eserlerinin fiyatına ve baskı sayısına göre olaya uygun olduğu, bu bedelden ayrıca hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek bulunmadığından, hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece TBK hükümleri kapsamında manevi tazminat koşullarının mevcut olduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmişse de, davalının sözleşmeye aykırı davranmış olmasının davacıların kişilik haklarına tecavüz oluşturmadığı, bu nedenle TBK’nın 49.maddesindeki manevi tazminat koşullarının mevcut olmadığı, davacıların FSEK’ten kaynaklanan bir manevi tazminat taleplerinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece TBK uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin diğer istinaf taleplerinin reddine, manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davacıların maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ███████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜNE, toplam 20.835,15 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,Davacıların manevi tazminat davasının REDDİNE,
3-İlk derece yargılaması yönünden;
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 1,423,25 TL ilam harcından, 256,17 TL peşin harç ve 271,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 527,17 TL mahsubu ile, 896,08 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 20.835,15 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
-Davacı tarafından yatırılan 586,47 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacı tarafından yapılan 335,25 TL tebligat - tezkere masrafı ve 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 9.335,25 TL yargılama giderinden davanın ret ve kabul oranına göre, 6.307,78 TL’sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılaması yönünden;
-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,
-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.683,10TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 290,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!